yaklaşımlarAlpay DurduranMebus efendi dönsün dönmesin – Alpay Durduran

Mebus efendi dönsün dönmesin – Alpay Durduran

durduran2Mebus efendinin dönüp dönemeyeceği sorun olur. Çünkü efendi partisinden ayrıldı. DİKO partisi karıştı ve başkan ortadan kayboldu; çünkü Mağusa mebusu partiden atıldı ama geri dönmeye hazırmış. Hızlı başkan içine sindirememiş ve onu geri gelmesine kapı açan kararı reddederim deyip vızılamış.

DİKO siyasi görüşü belirsiz bir parti. Tek özelliği uzlaşmazlıkta EDEK ile yarışması.

DİSİ’nin görüşmelerde ortak bildiriye onay vermesine engel olmak isteyince partide patırtı çıkardı ve hükümeti dağıtmaya çalıştı. Sonunda da hükümette kalmayı isteyen guruba savaş açınca istifalar oldu. Geri dönemeye hazır olduğunu, o zaman olanların unutulması gerektiğini söylediği için de Kulias’ın dönmesine kapıyı açmak isteyen parti kurulu bir karar aldı. Bunun üzerine başkan

Papadopulos parti toplantısını terk etti.

Bu kadar!

Şimdi konuya bakalım. Bu insanlar halkın seçtiği temsilciler olup yasama yetkisine sahiptir. Avrupa Konseyi böyle yetkililere telkin veya emir verilemez der. AKPM’nin 2008 yılı 1601 sayılı kararı her halde ahlak dışı istifalara izin vermek için bunları kararlaştırmadı. Tam tersine böyle istifa, başka partiye geçme veya başka parti kurma, daha da kötüsü bunları becerenlerin oylarını artırması gibi ortamlara bakarak kararını vermedi; çünkü bunları engellemesi gereken de o mebuslardır. Onlar bu şekilde davrandığı zamanda demokrasi zaten halkın aymazlığı nedeniyle çökmüştür. Çaresi de bulunamaz. Buna çare diye etkisiz ve yetkisiz parlamenterlerin bulunduğu mecliste bulunacak olanların (çarelerin) siyasette zaten işe yaramadığı kanıtlanmıştır.

Evren cuntası zamanında anayasaya maddeler konulmuş ama işe yaramadığı hemen arkasından ortaya çıkmıştır.

Onun için AKPM mebusa mebus için gerekli olan yetkileri vermeyen demokratik parlamentoya sahip olamaz ve Avrupa konseyinden çıkarılır demiştir. İzlemek için de bir düzen kurulmuştur. Bu düzen henüz yazılı uyarılar ve yanıtlar aşamasındadır. Konsey’e üye öyle devletler var ki bir sallasalar çok üye demokratik parlamento sahibi olmama nedeniyle kapının önüne kanacak.

Yanıtlar bakanlar kurulu yani yaptırım yerine ulaşmaya başlamış ama bakanlar kurulu nazlanmaktadır çünkü atmayalım, sabırlı olalım diyenler vardır. Atmayalım da ne yapalım deseniz emin olun içerde dışarda olmalarından daha yararlı olurlar diyeceklerdir.

Bizim mecliste ise mebuslar bir yasa ile mebusların istifa etmesini bile meclisin onayına bırakmıştır. Bunun sadece mebusa istifa etmeden pazarlık yapma şansını kullansın demek değil mi?Şimdi istifa ederse başka partiye geçemesin demeye çalışıyorlar. İstifa eden mebus partisinin hükümetini devirmek için birileriyle anlaşırsa ona da yasak mı getirecekler?

İstifa etmez de bir parti kurarsa ona da katılmasını yasaklayacaklarmış. Yani kişi hak ve özgürlüklerini çiğnemeyi kararlaştıracaklarmış. Ne işe yarayacak, mecliste iken ilişki kurduğu partinin üyesi gibi davranmaktan onu nasıl engelleyecekler? Örneğin UBP başka bir parti ile koalisyona girse ve sayısını bir eksik tamamlasa amma partilerinden istifa edenlerin oyuyla çoğunluğu elde etse kim engel olacak?

Cumhurbaşkanı bağımsızlarla koalisyon kuramazsınız mı diyecek? Zamanında bağımsızlarla koalisyon kurulmadı mı?

Ya mebusu partisi ihraç ederse ne olacak? İstifa etmeye niyetli bir mebus partisinin hakkında dilediğini söyler de dava bile açamazsanız bir parti buna nasıl tahammül edecek?

Mebus dediğiniz sözde halkın temsilcisidir. Onun davranışlarını kısıtlamamak için istediği lafı etsin mecliste konuştuysa ve sonra tekrar ettiyse dava edilemez demişsin. Çünkü o mebustur. Yasa yapıcıdır. Yani o yasa yapmamışsa yürütme yapılmamasını kararlaştırmışsın.

Ha! Şimdi gelelim bizdeki uygulamaya… Mebusu ve meclisi Anayasada tanımlamışsın; çünkü evrensel olarak benimsenmiş bir kurumdur. Ancak onun modelini aldıktan sonra sünnet etmişsin. Mebusa yetki veren kuralları tamamlamamış, ardından da ortaya çıkıp da demokratik parlamentoların yetkilerini talep edemesin diye bir İçtüzük ile budamışsın.

Bu o kadar başarılı olmuş ki mebuslar bile çok kez İçtüzük’ü değiştirmiş ama mebuslar kendilerine yetki ve görev vermeyi uygun bulmamıştır.

Az uğraşmadım, mebusa yetki verilsin diye ama hiç etkim olmamış gibidir. Bir tek komitelere yetki verilmesini ve hükümetin kararını beklemeden seçtikleri konularda araştırma açabilmelerine olanak verilsin önerim kabul edildi ama bir tek konuda bile bu görevi yerine getiren olmadı. Ben uğraştım ama zamanın bakanı “hükümetin işine karışmayın” demesi üzerine komite önerimi reddetti. Önerim ise yerel yönetimlerin işlevleri hakkında idi.

Bizim mebus işte öyle bir mebustur ve kendi kendine bile yetki veremez. Hükümetin emrine girmiştir.

Utanmadan AKPM toplantıların katılırlar. Siz nere AKPM kararının tanımladığı mebus nerede!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,896TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Şener Elcil yazdı: Brüksel’in Kıbrıs’a Bakışı

Avrupa Konseyi’nin davetlisi olarak, geniş katılımlı bir ekiple Brüksel’de...

Dr. Karabekir Akkoyunlu yazdı: Brezilya’da seçimler: Lula’dan sonrası tufan mı?

Brezilya başkanlık seçimlerinde, hapisteki eski başkan Jair Bolsonaro’nun oğlu...

Canlı yayın