yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKonut sorunu ile kiralama rantı - Özkan Yıkıcı

Konut sorunu ile kiralama rantı – Özkan Yıkıcı

Hasta halimle ziyaretine gelen arkadaşlar vardır. Elbet fazla hastalık konusu olmasın diye de bazı kendilerince olan konuları da açarlar. Konuşuruz. Aklıma ansızın konuşurken, olayın aslında önemli sorun halini dahi aştağına da ulaşırım. Üstelik bazı anlatılanların, şikayet edilenleri, zamanında bende yaşamam sonucu, konuyu daha bir duyarlı hale de getiriyor.

Birkaçgündür, ziyaretime gelen bazı insanlar bir terslikler manzumesi yazdırtacak sohbet yaptılar. Birisi, kiraladığı evin kiracılar tarafından tahrip edildiğini anlatı. Ona kiracıları sordum: bana yabancı olduklarını söhyledi. Devamında da iki kişi diye kiraladılar, ama beş kişi kalıyor dedi…

Bir başka kişi ise evlenecek çocuğuna ev aradığını söyledi. Enazından alacağı evi ödemesine dek kirada kalmak zorunda olduğunu belirti. İşin devamında ev kiralayanların fahiş fiyat istediklerini de ekledi. Ben devamında ona bir senelik de peşin isterler herhalde dedim. Oda altı aylık hem de döviz diye ekledi.

Bu konuşmalar beni hep gençliğime taşıdı. Öyle taşıdı ki yaşadıklarımla yeri geldiğinde ev sahiplerine kendi içimden nasıl netiheler dizdiğim de aklımda. Ama şartlar akıyor. Ülkemizin değişen sosyolojik yapsı ile konut ihtiyacı çakışınca, fiyatlar alır başını gider. Ev sahipleri inanılmaz rakamlar ister. Eğer yabancı ise mukavelesiz ve peşinatlı kiralar. Nasıl olsa şikayet edemez ddurunu vardır. Yine öyle asronomik rakamlar istenir ki evde kaç kişi veya ayle kalırsa kalsın pek umurlarında değildir. Öğrenci, çalışan ve değişik yurtaş olmayan bolca insan varddır. Bunlar buranın yasalarımı da bilmezler.

Belirli kesim konut zengini oldular. Bolca asronomik ve peşinatlarla kiralarlar. Kimler girer, kaç kişidir onları fazla ilgilendirmez. Fakat iş yaptıklarıyla sorgulanmasın diye de kiracıların tahribat yaptıklarını anlatırlar. Çok kişi kaldığını belirtirler. İlg,li kimliklerine de hakaret yaparlar. Ama yarım veya bir senelik peşinatı hem de döviz olarak alma tadından hiç söz etmezler.

Ülkemizin nifusu malum bilinmez. Ama yığılan nifusun konuta da ihdiyacı var. kimisi ihtiyaçtan kimisi de burayı tatil veya sığınma diyarı kabullenip emlak balononu şişirirler. Kirada olanların vay vay haline. Üstelik eğer mukavele yoksa veya karşısındaki mukavele koşullarını bilmiyoersa, yabancı olup muhbirleşmekten korkuyorsa, ev sahibinin esiri haline sokulunur. Keyfi istekle daha zaman dolmadan kira artırılır. Böylelikle ülkemizde hem doğal ama hem de ülke yasadışılıkların kurallarıyla olay epey büyüdü. Ancak, kiracıların hetrojen yapısı, çoğunun yabancı olması, birçok kuralı bilmemeleri sonucu, ev sahiplerine cirit atma veya sırtlarında andres oynamalarına neden olur.

Görüldüğü gibi, hangi soruna el atarsak atalım, basit gibi görülen veya çoğuna anlamsız gelecek şekilde algılanmasına karşın, eğer biraz deşince konu sisteme gelir. K. Kıbrıstaki yasadışılıklar, işkal şekli ile yığılan nifusa yönwlik uygulanan politikların ta kendisini buluruz. Kiralarkenki gelen nifus ile yığılma ile yüksek kar endeksi yeni bir kirli ilişkinin konut ayağını oluşturdu. Her konunun aynası gibi kiralar veya genel konut sorunu da ülke gerçeğinin konuyla alakalı olduğu kesin. Bu yol ile kazanma hep sürecek. Üstelik durmadan yeni nifuslar, evsizler oldukça dilenen dilediği oyunu da oynar. Sömürgesel ilhakın konut boyutunun ta kendisidir. Zaten çoğumuz zamanında bu cendereden geçtik. En yakın tanıdıklarımızdan ayni hikayeleri dinledik. Hat da yüksek kira alıp evine ev katanların dahi marazi gözyaşlarıyla da sahtekar marazilerini de dinledik. Kendine göre haklı kılma ile yalan duygusal karışımlı pilavlaşınca, iş tamamlanmış oluyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sonbaharda ısınan Fransız sokakları

Şöylesine bir haber düşünün: “K. Kıbrıs'ta bazı talepler sonucu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Fehim Taştekin yazdı: Amerikan çekilmesi ve ulusal egemenlik: Hoş ama içi boş bir seda!

Irak 2003’teki işgalle birlikte kaybettiği egemenliğini, Amerikan güçlerinin çekilmesine...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sansürün kamusal bedeli

Türkiye’de hak ve özgürlüklerin alanı daraltılırken uygulanan yöntem hiç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Canlı yayın