.Yeniçağyeniçağ güncelKermiya’daki geçiş noktasında eylem yapıldı

Kermiya’daki geçiş noktasında eylem yapıldı

Sendikal Platform, giriş-çıkışlarda vatandaşlardan ispatı vücut talep edilmesini kınadı.

Platform 10 Nisan, Salı günü Kermiya geçiş noktasında düzenlediği eylemde bu uygulamayı protesto etti. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı eylem, Dev-İş Genel Başkanı Mehmet Seyis’in kısa konuşmasıyla başladı. KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil’in Sendikal Platform adına ortak açıklamayı okumasının ardından gazetecilerin soruları üzerine söz alan KTÖS Genel Başkanı Güven Varoğlu da eyleme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamaların ardından, eylemciler dağıldı.

Mehmet Seyis giriş konuşmasında, Sendikal Platform olarak gerçekleştirdikleri temsili eylemin amacının, geçişlerde 5 Nisan’da başlayan uygulamayı protesto etmek olduğunu söyledi. Seyis, “Bu güvenliğin engellenmesini talep etmemiz değildir. Bu, güvenlik iddiasıyla, vatandaşa eziyet çektirilmesini protestodur” dedi.

Geçişlerdeki yeni uygulamayı, Pile’de, 4 Nisan’da meydana gelen olayla ilgili “misilleme uygulaması” olarak niteleyen Seyis, 5 Nisan’dan itibaren kapıda hem geçen yurttaşa, hem de görev yapan polise bir eziyet yaşatılmaya başlandığını belirtti.

Mehmet Seyis, bu tip uygulamaların, Kıbrıs sorununun çözüm uğraşlarının verildiği bugünlerde gerginlik politikalarına hizmet ettiğini ileri sürerek, sendikaların, bu durumlara karşı gerekli tavrı koyacağını söyledi.

Seyis, Kıbrıs Rum polisinin barikatlardaki uygulamasının benzerlerinin Türk polisince de tatbik edilebileceğini kaydetti. Mehmet Seyis, eylem sırasında görev yapan polislerin “çokluğuna” dikkat çekti.

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, okuduğu ortak açıklamada, sınırların 2003’de tekrar açılmasının ardından başlayan geçişlerde keyfi uygulamalara şahit olduklarını ileri sürdü. Elcil, özellikle son günlerde, “mandıra düzeni özlemi” içinde olanların kuzeyden güneye geçişlerde Kıbrıslı Türklere yaşattıklarının hiçbir mantıklı açılımı olmadığının altını çizdi.

Sendikal Platform adına Şener Elcil tarafından okunan açıklamanın tamamı şöyle:

“Kıbrıslı Türkler 1963 yılından sonra şövenist Rumlar’ın militarist baskılarını “utanç, barikatları” denilen kontrol noktalarında sıkça yaşadılar.

1974 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal nizamını tekrardan tesis etmek ve toprak bütünlüğünü korumak için askeri müdahalede bulunmuştur. Bu müdahele ile  1974 yılından 2003 yılına kadar devam eden süreçte Kıbrıslı Türkler, seyahat özgürlüğünden yoksun bir şekilde adanın kuzeyine hapsedildiler. 2003 yılında adanın AB’ye girişine ve Annan Planına yönelik, toplumsal hareket sınırların tekrardan açılmasını sağlamıştır.

Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar bu geçişler çerçevesinde sosyal ve ekonomik ilişkilere tekrardan başlamışlardır. Bu geçişlerde yaşanan keyfi uygulamalar, Kıbrıs sorunu ile ilgili süreçlere dayalı olarak devam etmektedir. Özellikle son günlerde, “mandra düzeni özlemi” içinde olanların kuzeyden güneye geçişlerde Kıbrıslı Türkler’e yaşattıklarının hiçbir mantıklı açılımı yoktur. Güneye araba ile geçişlerde Rum polisi arabaya kadar gelip kimlik numaralarını almayı yeterli görürken, Türk polisinin tüm vatandaşları kuyruğa sokarak ispatı vücut talep etmesi kabul edilemez. Sınır kapılarından geçişlerde kolaylık sağlama yerine insanlara eziyet çektirmekten ve Rum polisi kadar olamayan bir yönetim bizim yönetimimiz olamaz. Keyfi kararlarla vatandaşlara eziyet çektiren anlayış, vatandaşına saygısızlık yapmaktadır. Güneyden geçişlerde Rum polisi vatandaşın ayağına kadar gelirken, öte yandan geçişlerde labirent misali engeller konması ise güneydeki yönetimin ayıbıdır.

Kıbrıs sorununda yaşanan gelişmelerin sorumluluğunu vatandaşa yükleyip bunun için sınır kapılarından geçişlerde sorun çıkarmak provokasyon kokmaktadır. Kıbrıs Türk toplumunu yıllarca mandra düzeninde yaşatıp, kendi çıkarları için sürü yerine koyanlara tahammülümüz yoktur. Kıbrıslı Türkler bunun bedelini kanlarıyla, canlarıyla çok ödediler. Bilinmelidir ki, bu konu burada kalmayıp uluslar arası alana taşınacak ve gereken her türlü girişimde bulunulacaktır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Barış Derneği, Eylül ayı boyunca gerçekleşecek barış etkinliklerinin programını açıkladı

Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesini görünür kılmak üzere harekete geçen...

Turgay Zeki nasıl Turgay Salih Zeki oldu?

Gazete Duvarda Osman Çaklı, yeniden Turgay Avcı'nın diplomasını yazdı,...

Pek çok Kıbrıslıtürk çocuk da hayatını kaybetti, onların anısını da onurlandırınız…

Çeviri: Sevgül Uludağ İlerici Öğretmenler ve Anaokulu Öğretmenleri Hareketi -...
01:02:36

Cemal Özyiğit: Nazım Çavuşoğlu jurnalcidir

Deneyimli siyasetçi ve Eğitimci Cemal Özyiğit, Yeni Çağ Web...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,922TakipçilerTakip Et
905AboneAbone Ol

Son eklenenler

Aristos Mihailidis yazdı: Cehennem Ateşinin Yaklaştığını Görüyor Ama Görmezden Geliyorlardı

"Devlet suçu: DARBE VE MÜDAHALE'yle devleti bölme planları yapıyorlar"...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 3

Peş peşe sizi yakın tarih hafıza canlandırmaya odaklaştırdım. 15...

Kostas Venizelos yazdı: “Bu işi bir an önce bitirmeliyiz, dışarıdan baskı var…”

Atina Cuntası'nın ve buradaki uzantısı EOKA B'nin gerçekleştirdiği darbenin...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...

Özgür Gürbüz yazdı: Teşviklerle nükleere göz kırpıyorlar

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifi,...

Hediye Levent yazdı: Irak ve Suriye’yi Türkiye ‘koruyacak’ ama nasıl?

Irak’ın çiçeği burnunda Başbakanı Ali Ez Zeydi kritik ve...

Ecehan Balta yazdı: Avrupa’nın çöpü Adana’da

Pembe bir Barbie çantası, çamura yarı gömülmüş halde duruyordu....

Canlı yayın