arşivAli SarıtepeKelamındaki kan ve şiddet - Ali Sarıtepe

Kelamındaki kan ve şiddet – Ali Sarıtepe

Kategori:

RT.Erdoğan kendi deyimiyle “hiddet ve gerginlik” hitabet sanatının bir gereği durumunda ki anlatımıyla, konuşmalarının vaz geçilmezi durumunda olan bu iki sözcükle aynı zamanda, kendi karakter oluşumunu da anlatmaktaydı. Özcesi bu benim siyaset tarzımdır  demekteydi.

Doğru tarzın bu olmadığını bilmekle birlikte anlanmaya çalışılıyor ve bu tarzından kendisini kurtarabileceği umudu taşınıyordu.

Erdoğan’ın topluma gösterdiği -kendi siyaset tarzında- tek gerçek, onun gerilimler üzerinden politika yapma hali ve bunun üzerinden toplumu kutuplaştırması ve siyasi ikbalini bunun üzerinden yürütme yöntemi.

Kelamında ötekileştirmeyi hiç eksiltmeyen Erdoğan, bunu kan ve şiddetle de taçlandırarak en üst  seviyeye çıkarmış bulunmaktadır.

Kendi doğru(!)larını toplumun doğruları olarak kabul ettirmeye çalışmasının yaratmış olduğu birikimlerin, toplum tarafından kabül edilmediği şeklindeki duruşlarını; neden-niçin diye anlamaya çalışması gerekirken; o, bu haline karşı duran topluma feryat ve figan ederek haksızlıklarını tehditlerle anlatmaya çalışmakta, uyguladığı şiddetle de uluslararası sahnede kendine karşı oluşan eleştirileri de komplo olarak ifadelendirmekte, bunun Türkiye ayağınıda kendi uygulamalarına karşı duran çevrelerle tamamlamaktadır.

Bu onun ilk hali değildir.

Özellikle, iktidarının son beş, altı yıllık bölümünde defalarca izlediği bbir politikanın kendisi tarafından tekrar sahneye konmasıdır.

O, artık güvenilme de sorun olan bir politikacı kimliği haline gelmiş bulunmaktadır.

RT Erdoğan, Türkiye’nin içteki ve dıştaki politikasında tükenmişliğinin, kendisini yeniden üretebilme imkanlarının kalmadığı noktasında; parçalandırılmadan yaratılan ‘umut’tan siyaset sahnesine oturmasına/oturtulmasına, bir yanıyla da kendisi öncesi/partisi öncesi siyasi figürlerin tükenmiş halinin yaratmış olduğu bir sonuç olduğunu da, hiç aklına bile getirmemektedir.

O, Türkiye sorunlarını çözme noktasında hakkında ciddi kuşkular biriktirmiş olan bir politikacı tipi haline gelmiş durumdadır.

Ne zaman bir sorundan bahsederse, akla ilk gelen, onun bu sorundan ne kadar nemalanırım tarzıdır. Bu dalgalanmadan oluşacak olan dalgadan sörf yapma halidir.

O, artık kelamında ki kan ve şiddeti eline taşımaya başlamıştır. Şiddet aletlerinin kullanılmasına komuda etmekte ve topluma ölüm ve kanı servis etmektedir.

Kerem edip toplum arasına inmeye inatla reddetmekte, padişah tahtında fetvalar vermektedir.

Onların meramını öğrenmeden, onlara demokrasi ve özgürlüğü somutlaştırma icraatlarına girmeden, o, güvenirlilik sorununu çoğaltarak siyaset yaşamanı devam ettirmeye kararlı gözükmektedir.

Gerçeklik onu nereye kadar taşıyacaktır bu haliyle!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,917TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Canlı yayın