Kıbrıs iktibasŞener Elcilİran Savaşı’nın Düşündürdükleri! - Şener Elcil

İran Savaşı’nın Düşündürdükleri! – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı ile başlayan savaştan, bütün bölge ülkelerinin etkilendiği, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ile birlikte bölge ülkelerinin en önemli ekonomik faaliyeti olan petrol üretiminin durduğu ile ilgili haberleri bu günlerde sıkça görmekteyiz.

Bu haberler normal gibi görünse de bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırıların dışında, sivil yerleşim yerlerinin, sivil havaalanlarının ve petrol üretim tesislerinin hedef alınması garip bir durumdur.

Bilindiği üzere başta İngiliz ve ABD orjinli sermaye gruplarınca seçilen bu coğrafya içinde çölden bir cennet yaratılmıştı. Katar, Bahreyn, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni kapsayan bölge, son 50 yılda ciddi oranda yatırım alarak çok gelişti.

Bölgenin parlayan yıldızı Dubai modern yapıları, teknolojik alt yapısı, lüks yaşamı ile tüm dünyanın dört bir yanından hem yatırımcıların hem de turistlerin başlıca uğrak yeri oldu.

Dubai’nin küçük bir balıkçı köyünden, dünyanın sayılı finans, turizm, lojistik ve ticaret merkezine dönüşmesindeki en büyük etken, yabancı sermayenin bölgeye akmasıyla başarılmıştır.

Petrol zengini komşu ülkelerde, etnik ve mezhepsel çatışmalar sürerken, ABD ve İngiliz sermaye grupları, yerel yöneticilerle planlı bir şekilde yol, hava deniz ve yat limanları gibi ulaşım alt yapılarını hayata geçirdiler.

Dünyada dolaşım halindeki kaynağı belli olmayan sermayeyi (kara para) ülkeye çekmek için vergi muafiyetleri ve kaynağına bakmadan ülkeye sermaye girişini sağladılar.

Çölde yaratılan bu “lüks vahanın” işgücünü de başta Pakistan olmak üzere civar ülkelerden temin ederek, ucuz emek sömürüsüne dayalı bir yaşamı kara paranın üstünde oturanlara sundular.

Emek sömürüsü yaparken de ucuz işgücü olarak ülkede bulunan emekçilere vatandaşlık hakkı vermeyerek, ülke vatandaşlarının milli gelirden daha çok pay almaları sağlayıp, sınıfsal bir fark yarattılar.

Uyuşturucu ticareti, kumar ve devlet kontrolü dışında elde edilen miktarı milyarlarca doları bulan kaynağı belirsiz kara para, Dubai’de lüks binalara, gökdelenlere, yaya olarak gezilmesi imkânsız olan, çok büyük alışveriş merkezlerine ve çölde yapay vahalara dönüştü.

Bölge ülkelerinde çatışmalar sürerken Dubai sağladığı güvenlikle, elinde kara para bulunduranlara cazip imkanlar sunup, oraya yatırım yapmalarını sağlayarak ellerindeki milyarlarca doları yasallaştırıp, akladı.

Bir apartman dairesinin milyon dolarlara alıcı bulmasının temel nedeni ancak kaynağı belirsiz paranın aklanmasıyla açıklanabilir.

İran savaşı ile birlikte bölge bir ateş çemberine döndü. Ne ilginçtir ki, savaşın ilk günü saldırıya uğrayan en önemli yerlerden biri de Dubai şehir merkezi ve Dubai Havaalanı oldu.

Bölgede bulunan yabancı yatırımcılar bu saldırılarla birlikte bölgede mahsur kaldılar. İran bu saldırıları kendinin yapmadığını açıklamasına rağmen saldırılar ardı arkasına gelmeye devam etmektedir.

Saldırılarla birlikte emlak fiyatları korkunç bir şekilde düşmüş, ticaret durmuş, turist turları iptal olmuştur.

Dubai gibi askeri tesis barındırmayan bir yerin, bombalanması, sivil hedeflerin seçilmesi ve üstelik İran’ın “bunu biz yapmadık” açıklamasını değerlendirdiğimizde, dünyadaki kara paranın toplandığı bu noktanın dağıtılmak istendiği sonucuna varılabilir.

Küresel anlamda yeniden şekillenen dünyamızda kara para cenneti Dubai’nin de savaş bahane edilerek hedef seçildiği ve tasfiye edilmeye çalışıldığı günlerden geçmekteyiz.

1970’li yıllarda turizm, ticaret, kara para aklama, eğlence merkezi olan Lübnan’ın başşehri Beyrut’un ve Kıbrıs’taki Maraş’ın yaşanan savaşlar sonunda, bugün geldiği durumu düşündüğümüzde çok da yanılmadığımızı görürüz.

Dünyayı yöneten güçlerin kurdukları düzeni yine kendilerinin değiştirdiği yaşayarak öğreniyoruz.

1979 yılında İran’daki şah rejimini devirip, Ayetollah Humeyni’nin mollalar rejimini getirenler, şimdi onu değiştirmek için savaş çıkarıyorlar.

Onların kurduğu İsrail’in başındaki ırkçı, Siyonist Başbakan Benyamin Netanyahu da savaşın fitilini ateşleyerek, rolünü oynamaktadır.

ABD’den milyarlarca dolarlık silah satın alıp, onların işe yaramadığını gören, İsrail ve ABD güdümündeki Arap devletlerinin yöneticileri petrol üretim alanları ve rafinerileri nereden atıldığı belli olmayan füzelerle yanarken olayları şaşkınlıkla seyretmektedirler.

Her gün yerli ve milli uçak, İHA, SİHA yaptığını açıklayıp, Rusya’dan S 400 füzesi almakla övünen, açıklamalarında İsrail’i lanetleyen, gerçekte ise İsrail ile her türlü ilişkiyi devam ettirip, ABD ve İsrail eksenli küresel güçlerin emrinde olan Türkiye yetkilileri, oyunda figüran görevlerini başarı ile sürdürmektedirler.

Oyunun baş aktörü ABD Başkanı Donald Trump ise yaptıkları ile kendi kendini rezil etmeye devam etmektedir.

Oyunun yazarlarının bu savaş sonunda rolleri tekrardan dağıtacakları artık belli olmuştur. Sahnede olanlar görevlerini yerine getirdiklerinden onlara ihtiyaç kalmamıştır. Değişim kaçınılmazdır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Şener Elcil yazdı: Brüksel’in Kıbrıs’a Bakışı

Avrupa Konseyi’nin davetlisi olarak, geniş katılımlı bir ekiple Brüksel’de...

Şener Elcil yazdı: Tembel Kıbrıslılar!

Kıbrıs’ta İngiliz koloni yönetimi çalışma saatlerini düzenlerken, o yörenin...

Şener Elcil yazdı: Enerji ve Siyasi İstikrar

Birleşmiş Milletler’den yapılan bir açıklamaya göre, savaşlar, etnik ve...

Şener Elcil yazdı: Büyüklere Ninniler

Yüzyıllar boyu devam eden emek-sermaye çelişkisine dayalı iktidar kavgası,...

Şener Elcil yazdı: Benden Sonrası Tufan!

Dünyayı yöneten küresel sermaye grupları arasındaki rekabetin yarattığı yeni...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
970AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın