arşivAli Sarıtepeİnanmaların politikleştirilmesi - Ali Sarıtepe

İnanmaların politikleştirilmesi – Ali Sarıtepe

Kategori:

Çeşitli biçimlerde politikleştirilmiş dinlerin özelliği, kendilerini politika sahnesine atmış olduklarından; yürütme iddiasında bulunma halleridir. Onların bu iddiaları, dinin olgunlaşması ve toplumda ete kemiğe bürünmelerinde; toplumsal yapının sınıfsal yapısında ki ilişkiden etkilendikleri, ilişkiyi etkiledikleri süreçlerin aldığı biçimlerin ortaya çıkmış olan sonuçlarıdır. Dolayısıyla dinler, oluştukları andan itibaren; gelişme seyirleri onları ilk halleri olan eşitlikçi-demokratik özellikleri değil de, var olan çevresel edinmeler ile birlikte yeni bir hal kazanması, sürecin gelişmişlik hali olmaktadır.

Bu aynı zamanda dinlerin politik karakter/yönetme karakteri iddiasına taşınmış olmaları halleridir. Onun bu halleri, onların ümmete seslenmelerinden; ümmetten doğan millete/ulusa seslenmelerini de beraberinde getirmektedir.

İnanç; ulusal ve sınıfsal karakterlerin hegemonya ilişkilerinde güç aktarımı olmakta, diğer yanıyla da inancı yürüten insan ilişkilerinde yürütme odağına ortak olmaktadır.

Politikleşmiş, politikleştirilmiş dinlerde; o dinin egemen olduğu toplumlarda ki sınıfsal bölüntülerde, üretim araçlarından yoksunluğa uygun olarak ortaya çıkan bölüntü farklılıklarına uygun olarak inanç; egemenden yoksula doğru değer anlatımları farklılığına uğramaktadır.

Bu olgu aynı devlet içerisinde farklı dinler ve mezheplerin olduğu ve bunun yanında farklı etnik bütünlerin olduğu durumlarda, politikleştirilmiş din/mezhep; o devlete egemen olan ulus kimliğinin kimlik haklarının egemen olması için inanç; ulus ideolojisi ile eklemlendirilerek egemen ulusun gücüne aktarım yapan konuma gelirken/getirilirken; iktidar ilişkilerinde, yürüyüşünde yarattığı değere ilişkin olarak kendisinin yapısı da imkanlara ulaşmakta ve kendisinin son hali felsefesi de topluma derinlemesine nüfus ettirilmesinde imkanlara kavuşmuş olmaktadır.

Buradan baktığımız zaman: Siyasal islamın karakterinin Türkiye’de ki hali, onun egemen ulusa egemenliğini devam ettirmede güç aktarma kayışı konumunda tutulmuş olduğunu rahatlıkla görebilmekteyiz.

Onun bu hali, etnisite yapılara egemen olması halinin olmazsa olmaz haline getirmektedir. Dinsel inanmaların bu hali; onların ilk çıktıkları haldeki eşitlikçi-demokratik karakterinin olmayan şeylerle yüklenmelerini de beraberinde getirmektedir.

Dinler artık çoğaltılmıştır. Çoğaltılan, eklemlendirmeler yapılan din bu haliyle, o, obez hale getirilmiş durumdadır.

Dinin bu hali, kirletilmiş hali; toplumların devinim hallerine edilgenlik noktasında olmasına vesile olmaktadır.

Geçmişten günümüze kadar ki toplumsal yaşanmışlıklara baktığımız zaman, tarihin bu yanının yaşanmışlıklardan ayrılamıyor olduğunu görülebilmektedir.

Dinin bu hali, topluma afyon olma halidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kemal Can yazdı: İktidarın “rıza üretme” derdi var mı?

AKP iktidarı döneminde herkes çok baskı, çok zorlama yaşadı,...

İlhan Uzgel yazdı: Örgüt-vekillerden devlet-vekillerine geçiş

Küresel sistemdeki dönüşüm, dünyanın bütün bölgelerindeki gelişmeleri ve dengeleri...

Vijay Prashad yazdı: İran hâlâ gayrimeşru bir saldırganlığa direnirken açık mektup

Sevgili dostlar ve meslektaşlarım, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail bu...

George Koumoullis yazdı: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kronik ikiyüzlülüğü: Doros Loizou, Tasos Isaak ve Solomos Solomu cinayetleri

Üç cinayetin özeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yüzleşmekten kaçındığı bir gerçeğin...

Marios Epaminondas yazdı: Şehir Surlardan Çıkıyor

Bir asır önce yaratılmasından bu yana Lefkoşa'nın canlı bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türg Hegemonya İnşasında; Türkiya’nın Paralı Ordusu SADAT

Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SADAT)...

Özkan Yıkıcı yazdı: İzlanda halkı AB ile görüşmelere hayır dedi

Bizde pek konuşulmadı. Zaten çoğu konu resmi duruştan toplumsal...

Canlı yayın