yaklaşımlarÖzkan YıkıcıHarabelerden geçerken, akıl canlanması oluşması - Özkan Yıkıcı

Harabelerden geçerken, akıl canlanması oluşması – Özkan Yıkıcı

Çok değil: biraz aklım çalışmaya başlayınca, tam sekiz yıl öncesine doğru yolum açıldı. 17 aralık günü sanal medya birden sarsılmaya başladı. Dolaşan Tapeler adeta bir kırılmanın gidrek düşüşündeki fırtınaya benziyordu. Sesler ve talimatlara hediyeler de ekleniyordu… “Potin kutuları, dolarların sıfırlanması, çikulatalı kutualardaki milyonlar, altın milyarlık hediye saat, makara bakara hikayesi, ödüler ve kaçırılan kasalardaki dolarlar….”  Her biri birer inci bilgi gibi uçuşuyordu. Diyalokların sesi adeta bazen “kırın kapıyı girin, sabahleyin yasayla sizi kurtarırız” mesajı duyuluyor. Duyuluyor ve kaçırılan paralar peşpeşe duyuluyor. 25 Aralığa dek sürer. Yasaklar ve çatışmalar devam eder. 15 Temuz çakma darbe veya darbe girişimi ve sonrası 20 Temuzla sivil darbe dönüşümü yaşanır. Fırsat kulanılır da yeni mühürsüz zaarfların da katılmasıyla anayasayla da işler tamamlanır…

Hep anlatmaya çalıştık bu hızlı fırtına tahriplerini, K. Kıbrısta. Ama birçok kesim bize “ama abi Kıbrısa barışşı ancak bunlar getirir” deniliyordu. Hele de CTP li hükümetlerin desteklenmesi, olmaz ve imkansızdır denilen UBP CTP hükümetleri de kurdurtulunca, işler yolundaydı. Bu dönem hep günümüze son döneşen taşlar halinde yerleştiriliyordu.*****

Hadi daha kısa yakına doğru gelelim. Bundan önceki parlementer seçimle duralım. Tam da meclis yeni kendi başlangıcını yaparken Avrupa gazetesi linç süreci yaşandı. Mebuslar koruyucu parlementodan dışarı çıkmadı. Meclis tepesine dikilen aşiret bayrağına dahi tepki pek vermediler. Sonrasında şimdiki kimi makamcılar dahil olmak üzere saldırganlarla kucaklaşmalar da gerçekleşti. Ne güzel kutlamaydı! Ama talimatın veya fermanın Bursadan yükselen seste olduğunu pek dokunmak niyetinde olan da yoktu.*****

Derken, kervan kendi yolunda yürüdü. Dörtlü kualisyon kuruldu. Doğrusu işler de yolundaydı. Yapılan bazı anlaşmalara da ses yükselmesi engeleniyordu. Soyluyla yapılan anlaşma bunların en önemlilerinden birisidir. Öyle ilahiyat veya öteki tarikat durumlar pek sorun değildi. Kendi işlerinde çözülüyordu. Ama yine Ankarayı demek ki tam memnun etmiyorlardı ki Çavuşoğlu gösere göstere gelip, Kutret hazeetleriyle görüşüp hem de Tatar efendinin sözüyle önce kualisyon bozulup gelecekte de başkanlık Kutrete verileceği anlaşıldı. Buna inanmayan tufan efendi ise Pazartesi günü kürsüye çıkıp mecliste “yarın paket imzalanıp, Çarşanba da para Türkiyeden gelecek” diyordu. Oysa hükümeti çoktan son noktayı koyduydu.***

Ancak, hiçbir zaman hem bozan hem de bozturtulan türkiye gerçeğini hiç söylemek istemedi. Kutretin bozduğu ile kalındı. Tıpkı hep demokrat havarisi gibi bağıran “takkeci gazetecinin” ayni dönemde kapatırtılan kanalının Türkiye tarafından gerçekleştirildiğini söylememesi gibidir. Ama hep biz demokratık ve Türkiye de burayı destekliyor masalı devam edip gidiyordu.****

Sıra geldi geçen yıla: saray seçimlerine.Mevlüte güvenen Kutret Kılıcını çekti. Çeekti de “aday olmayacam, seni destekleyecem” diyen Tatar, yıkandırtıp meydana çıkartıldı. Sonra Beyaz ev yemeği ile yasak bölgede sorunlar giderildi. Kutret iyi bir kazık yerken, bozulan eski kualisyonunun da vitrin önüne konulan gariban kılığına oturdu. Seçimlerin nasıl geçtiğini sanırım hala aklınızdadır. Son güne dek umut eden Akıncı, kendine karşı düzenlenen baskıları da söylemedi. Olmadı. Herkes şunu unutuyordu: Türkiyede AKP yönetimi olup Siyasal islam stratejisiyle başlayıp, tek adam noktasına geldiydi. Otoriterliği ve hegemonyaclığı K. Kıbrısı da pençesine soktu. Öyle ki adaylı ve sonra saraya giden Tatarın yolu dergahlardan geçti. Tesadüf denip bizi aptal yerine konma çabası da oldu. Hele de camilerle tarikat ağları yanında yapılan anlaşmlarla, resmen önemli yetkiler de önce elçilik memurlarına, sonrası da Ankarada Fuat beye dek devredildi.***

Şiimdi yeniden seçim dönemine girdik. Partiler havada uçuşan sözler savuruyor. Türkiyedeki siyasal ekonomik krizlerin depremi ise burada sert geçiyor. Artık fiyaatlar saatlik geçicilikte. Paranın pul değer altına geçme noktasında. Ama yetkisiz koltukçular ve sistem içi muhalefet, Türkiye etkisine dokunmadan konuşarak koltuk hesabında. Doğrusu, onca yıkıma karşın da kitlesel karşılıklar da bulmakta zorlanmıyorlar. Ön seçim dönemlerinde bunu yaşadık. Sanki tüm gerçekleşenlerde payları yokmuş gibi gelecek refahı ilan etmekten sıkılmıyorlar.

Şu tesadüfe bakın: Türkiyede asgari ücret açıklandı. Daha açıklanır açıklanmaz bir gün sonra Y.15 dolar karşısında kaybedildi. Üstelik rakamlara güven de başka bir sorgu aracı. Yarın neyle uyanılacağı belli değil. Paranın değeri veya fiyatların ayni olmayacağı ise kesin. Bunlar yetmezmiş gibi Türkiyede bir gün olağanüstü durum, ertesi gün seçimlerin yapılmaması, ansızın erken seçim gibi tartışmalarla çökmüşlük geriye  konularak tarrtışma alanından silinme peşinde. Ama K. Kıbrısta seçim var. Bu defa kim parayı daha iyi alçak probaganda yarışı da pek yok. Hat ta muhalefet lideri bazı şartları imzalanacak pakete koyacak tutumunu belirtiyordu. Nereden  nereye gelindi. Önece imzalarım imzalamam, sonra paketi düzeltiriz, giderek uygularım uygulamam. Artık teslimiyetin son aşamalarında parayı ben daha iyi alırım dahi duyulluyor. Yetmiyorsa, bakışlarla Ankaaradan medet umuluyor. Türkiyeleşme ile kopuşun birlikteliği saydamlaştı. Sonrası mı: seçimlerle herşeyi düzelteceklermiş.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,901TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye COP 31’e hazırlanıyor

Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı iklimi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Canlı yayın