anti-militaristanti-militarist haberHalil SAVDA’dan dostlarına mektup!

Halil SAVDA’dan dostlarına mektup!

Merhaba,
Sizlere ancak yazabiliyorum. Doğubeyazıt cezaevinde iken sizlere yazdığım mektup hakkında cezaevi disiplin kurulu başkanlığı yok etme kararı almıştı. Cezaevi yönetimi mektuplarıma engizisyon zihniyeti ile yaklaştı ve göndermedi.

Doğubeyazıt cezaevinde 20 gün kaldım. İki haftadır ise Diyadin cezaevindeyim. Burada her şey yolunda. Bir koğuşta 3 kişi kalıyoruz. Ama epey soğuk. Deyim yerindeyse Sibirya! Koğuşta kömür sobası var onunla ısınıyoruz. Hatta yemeklerimizi, çayımızı kömür sobası üzerinde yapıyoruz. Klima, kalorifer ya da elektrik sobası ile ısınan arkadaşlara çekici gelecektir, eminim kıskananlarınız da olmuştur. Ne diyelim, kıskananlar çatlasın.

Sizlerden ve Uluslararası Af Örgütü’nün organizasyonu ile her gün onlarca mektup geliyor. Sizin göndermiş olduğunuz “Herkes bebek Doğar” kartları en sonunda elime geçti. Mahpusta olsam da sizlerden bana ulaşan bir selam, bir mektup bizleri yeniden buluşturuyor.

Mektuplarınız, selamlarınız ve Md 318 “askerlikten soğutma suçu” garabetinin kaldırılması yönünde gösterdiğiniz çaba, buradaki moral dünyamı güçlendiriyor.

Hepinize sonsuz teşekkürler…

Sağlığım, moralim, zihinsel durumum gayet iyi…Bol okuyorum. Kaç yıldır bu kadar yoğun kitap okuyamamıştım. Şu cezaevi de olmasa okumayı unutacağım vallaJ Her birinizden mutlaka yeni kitaplar bekliyorum. Erken gönderirseniz sevinirim. Başkaca da bir ihtiyacım yok.

Ben tutuklandıktan sonra yapılan basın açıklamasından haberdarım. Başka neler yapılıyor bilmiyorum. Kamuoyunda tutuklanan gazetecilerin durumu ve ifade hürriyetinin gün geçtikçe daha da kısıtlanması üzerine birçok tartışma dönüyor. Tam da bu tartışmalar yapılırken Md. 318 garabeti de yeniden gündem yapılabilir diye düşünüyorum. İlgili madde, ifade hürriyeti, militarzizayon, ordu ve barış denkleminde tartışabilir. İfade hürriyeti içersinde, maddenin yeniden gündeme getirilmesi zor olmayacaktır.

Bu nedenle, bu konuda görsel ve yazılı medyada program yapanlar ve gazetecilerle görüşmek olumlu tepkilere yol açacaktır. Birkaç yıl önce başlattığımız “öldürmeyi reddetmek suç değildir, 318’e hayır” kampanyasını yeniden canlandırmak veya yeni bir isimle yapmak anlamlı olacaktır. Benim yazmış olduğum mektubumu, ceza almama sebep olan basın açıklaması metni ile birlikte yaygınlaştırırsanız bu çerçevede katkısı önemli olabilir. Ayrıca 15 Mayıs vicdani retçiler gününde de yeniden konuşulması önemli olacaktır. Konu çok tartışılmasına rağmen, sonuçlarıyla hala gündemini korumaktadır zira…

Cezaevi zor… Issız, sert, karanlık, … Demir kapılarının ardında zamanın yittiği bir mekanda haklı olduğuma dair bir bilinç ve yanımda olduğunuzu bilmemin verdiği maneviyat ile, yumuşaklığımı, masumiyetimi ve vicdanımı yitirmemeye çalışıyorum. Yalnızlıkla işlenmiş yokluk mekanında, ellerime tutuşturulan mektuplarınız yüreğimi ferahlatıyor.

Bu zifiri karanlığı aydınlatacak olan anahtar da tüfeği kıran ve avucu açık elin, bir yuvarlağı birleştiren işaretin bir hikayesi var. Bize bir aldatmaca olarak sunulan sarı, beyaz, mavi renklerin tutsak ediciliğine karşı, siyah renginde açılan özgürlük çabaları da hikayemizi tamamlar nitelikte…Ve elbet mor renginde açılan büyük uyanış, hikayenizin mayası, özü…Yine tel örgülerde yeşeren gülün ve gökkuşağının güzelliği ile dalgalanan özgürlük duruşu,bu öykünün parçalarıdırlar.

Aylardır mahpusun kilidini açmak için hep birlikte uğraşıyoruz. Kilidi açmak için Af örgütünün öncülüğünde ve sizler tarafından uluslar arası kampanyalar yapıldı, basın açıklamaları ve acil eylem çağrıları yaptınız. İmzalar topladınız, mektuplar kaleme aldınız. Ancak kilit hala kapalı…Kilidi üstüme kapatmış olanlar köhnemiş haldeler. Öyle olmasaydı aylardır yükseltmekte olduğunuz adalet çığlığınıza kulak verirlerdi.

Türk hükümetinin ve yargısının meziyeti –meziyetsizliği- sesimizi duymaması, adalet talebimize köhnemiş bir vicdanla tepkisiz kalmak ve mahpusun kilidini üzerime kapatmak oldu. Hükümetin elindeki anahtarın kilidini açmak erdemi yok! Eminim ki adalet çabanız ve talebiniz bir gün bu anahtara erdem kazandıracaktır. Buna dair umudumu ve inancımı koruyorum. Sizler de umut ve inancınızı koruyun…

Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.

Halil SAVDA
Diyadin K1 Tipi Kapalı Cezaevi 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Anti-Militarist Barış Harekâtı, 8. kez gerçekleşti

11 Ağustos’ta, Anti-Militarist Barış Harekâtı 8. kez, Bandabuliya’nın olduğu...

Anti-Militarist Barış Harekâtı, 11 Ağustos’ta 8. kez gerçekleşiyor

Cuma akşamı, 11 Ağustos’ta, Anti-Militarist Barış Harekâtı 8. kez...

Ateşkes hattına barışçıl müdahale

Askersiz Lefkoşa İnisiyatifi'nin ortak çağrısı ile Askersiz Lefkoşa eylemi...

“ASKERSİZ LEFKOŞA” için çağrı

Askersiz Lefkoşa, askersiz Kıbrıs taleplerimizi 2006’dan bugüne bir kez...

Anti-Militarist Barış Harekâtı, 7. kez gerçekleşti

TÜM ŞARKILAR VE DANSLAR BİR KEZ DAHA “EVİNE DÖN AYŞE”...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
933AboneAbone Ol

Son eklenenler

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Bolu Dağı’ndaki imgeye ulaşmak’ ve umudun inşası

Kapitalizm gücünü insanı çok boyutlu kuşatması, ruhunu kötürümleştirmesi ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Acıların felaketindeki “kaza veya katliam” gerçeklerini yaşarken

Acı olunca, insan olan mutlaka etkilenir. Üstüne epey duygusallık...

Ertan Erol yazdı: Gayrimeşru anlaşma

Geçtiğimiz Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela...

Kemal Can yazdı: İktidarın “rıza üretme” derdi var mı?

AKP iktidarı döneminde herkes çok baskı, çok zorlama yaşadı,...

İlhan Uzgel yazdı: Örgüt-vekillerden devlet-vekillerine geçiş

Küresel sistemdeki dönüşüm, dünyanın bütün bölgelerindeki gelişmeleri ve dengeleri...

Vijay Prashad yazdı: İran hâlâ gayrimeşru bir saldırganlığa direnirken açık mektup

Sevgili dostlar ve meslektaşlarım, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail bu...

George Koumoullis yazdı: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kronik ikiyüzlülüğü: Doros Loizou, Tasos Isaak ve Solomos Solomu cinayetleri

Üç cinayetin özeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yüzleşmekten kaçındığı bir gerçeğin...

Canlı yayın