yaklaşımlarÖzkan YıkıcıGelgitlerle ekonomi – Özkan Yıkıcı

Gelgitlerle ekonomi – Özkan Yıkıcı

Her bilim kuramında olduğu gibi, ekonominin de kendi içeriği vardır. Genel kavramlara başlayıp kalmamak da önemli. Ekonomi öylesine yaşamla karşılık buluyor ki her kesime göre başarı başarısızlık dahi ayrışır. Ayni şekilde kazançlı ve kaybeden de farklıdır. Ekonomi tartışırken, sınıfsal öz gözden kaçırılırken, hat ta ayni sınıftaki kesimlerin kararlarla farklı çıkarları oluşuyorsa, tek tip iktisat anlayışı da yanlışdır. Örneğin, genel eflasyon hesaplanırken, alınan verilerin doğruluğu veya gerçekleri yansıtıp yansıtmadığı biryana, bir de her kesimin tüketim önceliği deyişik olacağı için, ayni eflasyonu tümüne aynılaştırmamak da gerekir. Çünkü, örneğin yoksula gıda harcaması çok üst derecede olurken, zengin gelirinden dolayı başka alanlarda da harcama yapması nedeniyle gıdaya daha az ayıracaktır. Buda, hesaplanan eflasyon ölçeklerinin genel ülke gerçekleriyle uyuşamayacağı kesindir. Aynisi tüketim için de önemlidir. Bu nedenle, ta baştan ekonomiyi konuşurken sınıfsal öz ve sistemsel işleyiş oldukça önemlidir. Alınacak kararlar da aynen çok yönlü karşılığı da olacaktır. Siz sermayenin karını öncelik tutarsanız, mali hesaplama teknikle sınıfsal denge ararsanız, ilk önemli kaybı yoksulun ödeceği de kesindir. Nitekim, her kemer sıkmada sistemin Neoliebral özüyle bağlı zenginden daha az vergi ve teşvik verilirken, yoksulun hakları budanıp kulandığı hak bir anda yok edilir veya metalaştırılıp ona satılmaya başlanır. İMF reçetelerini okuyun.****

Son günlerde döviz konusu epey konuşuluyor. Ülkemizde bu biraz daha az oluyor. Şikayetname olsa da genele gidildiğince öcü tuzağı olduğu için başta ekonomislerimiz gitmek istemiyor. Türkiyeye bağımlılık gerçeği ve ordan bekleme tutumu birçok sorunun konuşulmasını engeliyor. Üstelik, seçenekler de yine krizde olmasına rağmen Türkiye olması, önerilerin de oluşturulmamasını getirdi. Sadece, son dönemlerde imzalanacak paket ile sınırlıdır. Zaten, paketlerle de ipler koordinasyonlara ve ordan da Fuat beye dek devredildi. Bunalrı tekrar tekrar yazmaktan bıksak da işbirlikçilerimiz teslim ola ola yeniden teslimiyete yönelmekten bıkmadılar. Ne dedi Tatar saray sarhoşluğu ile “neyapacaktım! Cumfurbaşkanıma şikayet ettim” dedi……..

Son günlerin ekonomik kriz simgesi döviz oldu. Merkez yeri Türkiye. Yorumsuz iki gelişmeyi verecem: Erdoğan konuşmasında önce “ekonominin şaha kalktığını” söyledi… Sonra “acı reçete” ilanını yaptı. Bir birini tutmayan iki açıklama ayni konuşmada gerçekleşti. Başka konuda ise önce merkez bankası başkanı deyiştirildi, sonra damadı yani Hazine ve maliye bakanı Albayrak istifa eder. Epey beklenildikten sonra adını görevden arzedildi dendi. Yani alındı. Sonra Erdoğan fayizlerin yükselmesine karşı olduğunu tekrarladı. Fakat, Türkiyedeki sızıntılar artacağına yönelikti. Nitekim 19 Kasım da bunu gösterdi. Erdoğan faayizlewr yükseltilmemeli derken, şu yorum hemen geldi: imaja oynuyor. Yaptığı deyişim zaten artırılma işaretiydi deniliyordu. Fakat, yandaşlar “Damat Erdoğana yanlış bilgi veriyordu. Başkan kızıp onu görevden aldı” yorumuna sarılıyordu. Herneyse, sonuçta Türkiye resmi siyaseti direndiği fayiz yükselmesini gerçekleştirdi. Fayizler yükselince de dövüz duranlaşıp geriye doğru inişe geçip bir noktada odaklandı.

Karışık gibi gelse de yukardaki durumu Türkiyeyi biraz bilen için gayet normaldır diyecektir. Hele dFakat, genel çözüm getirmedi. Dahası, uçurum olarak eşitsizlik derinleşti. Sağlık krizi de eklenince yeni deprem şeklinde yerini aldı. Bunlar K. KIbrısta konuşulmaz. Kimisi pay ister kimisi işbirlikçilikle rantı kapar. Kendi kural gelişti. Her krizde kim kazandı sorusu boşuna çıkmıyor?ımız işler. Bağımlı ama kazanan tuhaf işbirlikçi elitlerimizle devam denilir. Unutmayalım. Özellikle döviz ve öteki krizlerde Malezya krizinden sonraa spekilatör sermaye de etkineleşti. Türkiyede döviz yüksee Türkiyede son dönemlerde deyişik güç dengelerle olan devlet içi çatışmaları da akılda tutanlar için sürpriz deyildi. Bilgi önemlidir. Medyanın da haberi haber vermesinin de katgısı kaçınılmazdır. Tabi ki medyanın son olaylardaki tutumu da malumdur.

  1. Kıbrısa bu gelişmeler hep gelip yaşamda yerini buldu. Bir önemli farkla; gelişmelerin nedenleri dahi konuşulmadı. Konuşulur korkusuyla da konular konu edilmedi. Sadece arada “döviz yakıyor, dizginleşemeyen yükseliş” kelimeleri eklendi. Saatlerce ekrandaki şahane ekonomislerin de diyecek sözcük sıkıntısı vardı. Çünkü

her gerçek tıpkı soru soran gazeteci gibi ünvanına toz konup medyaya çıkmama sonucu vardı.

Merkez bankamız da anında fayizleri yükselti. Bakmayın başbakansız ve konuyla alakalı laf etmeyen makamlarımıza…. Bizim Merkz bankamızın başkan görevlisi dahi Türkiyeden atanır. Böylesi şanlı siyasaal ekonomik eşitli yapımız var. Kıbrıs görüşmelerinde deönüşüm Merkez bankası başkanlığı isteniyor.*****

Konunun önemli noktasına gelelim: fayiz yükselişle kriz bitermi? Hemen yanıt “hayır”. Çünkü krizin nedeni fayizler veya konuşulan döviz ile geneleştirilemeyecek derecededir. Türkiyede yaşanan ekonomik kriz yapısaldır. Dış bağımlılıktan tutun sermaye hareketi, borçlanma sdokları ve nice kurumsal gerçeklerdir. Yapısal kriz yaşanıyor. Dış sermaye hareketleri oldukça önemlidir. Döviz veya fayizler hastalığın sadece duyulan sancılardan birisidir. Siz hastayı pansuman veya aspirin içirerek tedavi edemezsiniz. Ekonomideki karşılığı da aynen.

  1. KIbrısın gerçeği daha yakıcı: Çünkü en azından Türkiyede birçok ekonomist krizin yapısal olduğunu açıkça belirtiyorlar. Burada buna pek dokunan yok. Türkiyeden dolayı direk yansıyan durumlar, ilahklaşma ve sömürgeleşmenin yapılanış sonucuna dokunulmaz. Ekonomik işbirlikçilik ile el deyiştirme dönüşümüne de dokunan yok. İhalelerin dahi Ankarada açılması, son Maraş olayındaki Konya belediye gerçeğine veya hastahanedeki yapılış dönemi insanlarda tartıştırma getiremiyor. Konu konuşulmayınca da elbet bilinmesi de güçleniyor. Türkiyeden gelsin, yasadışılıkla birikim yaratma kuralları araasına sıkışıp kalındı. Döviz yakışı da bundandır ki özü hiç seslendirilmedi.****

kısaca, genel kapitalist sistem kriz içinde. Fayizleri dennildiği gibi idare edenler de kurtulamadı. Sistem seçenek sunamadı. Türkiye ise bu krizden bazen sıcak para nedeniyle yararlandı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,900TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Canlı yayın