arşivUlus IrkadFuat Fegan nasıl kayboldu? -3- Ulus Irkad

Fuat Fegan nasıl kayboldu? -3- Ulus Irkad

Kategori:

Bu yazımızda da Fuat Fegan’ın izini sürmeye devam ediyoruz. Onun hakkında Kıbrıs türk basınında da 1970’li yıllarda yazıların çıktığını görmek pek de sürpriz olmuyor. Çünkü kendisi bu halkın bağrından çıkmış ve bu halk için mücadele eden bir genç devrimci olduğu için hareketleri ve ideolojisi ile muhakkak bir tepki veya bir engelle karşılaşacak veya liderlikle ters düşecekti. Fuat Fegan için, merhum Kıbrıslıtürk lider Dr Fazıl küçük’ün kaleme aldığı, 16 Nisan 1970 tarihinde, 8705 sayılı Halkın Sesi Gazetesi’yle birinci sayısı başlayan 12 dizilik makaleler yer alıyordu:

 

“ İlhami Soysal ve yavruvatan -1-

11 Nisan tarihli Akşam Gazetesinde tanınmış solcu yazarlardan İlhami Soysal’ın “Görünüş” köşesinde “Yavru Vatan” başlığı altında ilginç bir yazı neşredildi. Her şeyi ve herkesi kötülemek suretiyle huzursuzluk yaratmak kampanyası bir yana, Ankara’daki öğrencilerimiz arasında müfrit sola kapılmış bir avuç öğrencinin halet-i ruhiyelerini gösteren ve davaya hizmet anlayışlarının bir aynası olan yazıya temas etmeye vazife bildik…

İlhami Soysal’ı ziyaret eden gençler biz ‘Erenköy’de, can ve kan pahasına Rum saldırılarına karşı Mücahit olarak savaştık, halen Ankara’da öğrenim yapıyoruz’ sözleriyle kendi kendilerini takdim ettikten sonra Kıbrıs’taki ‘liderlikten’, ‘dönen dolaplardan’ ; alabildiğine bilgi vermişler. İlhami Soysal da ‘Kıbrıs’ta can ve kan bahasına çarpışmış olan’ bu gençlerin söylediklerini-eleştirici bir yazar olmasına rağmen aynen kabul etmiş; bu hikayenin başka bir yönü var mı diye sormadan kaleme sarılmış ve ‘Kıbrıs’taki liderliğin (yani Denktaş’la Fazıl Küçük’ün) oyunlarını (!) ortaya dökerek Kıbrıs davasına hizmet yolunda bir makale daha döşemiş.

Gençlerimiz İlhami Soysal’a bakınız neler demişler:

1-Bu sabah, bir arkadaşımız, bir ağabeyimiz, on yıldan beri Türkiye’de yaşayan, bir Türkiyeli hanımla evli olan felsefe öğrenimi yapmış Fuat Fegan Türkiye’den sınır dışı edildi. Bu bir başlangıçtır. Bunun ardı kesilmeyecek. Bizlerin de bursları kesilecek, sonra tek tek sınır dışı edileceğiz…” (s.1)

 

“İlhami Soysal ve Yavruvatan -2- (sayı: 8706, 17 Nisan 1970,s.4)

Kıbrıs’ta Fazıl Küçük – Rauf Denktaş cunta kurmuşlar; Anglo-Amerikan uşaklığı yapıyorlar; cemaat ağız açamıyor; halkın hakkını korumak isteyen herkes ezilir, öldürülür. Türkiye’deyse memleketten sürdürülür şeklinde iftiraları gece gündüz yaymayı solcu olmanın gerektirdiği milli bir vazife addeden bu gençler “burslarının kesileceğinden ve memleket dışına çıkarılacaklarından” endişe duyuyorlarmış. Bir şahsın Türkiye’den ihraç edilmesi Türkiye’nin takdir edeceği ve memleket menfaatlerini göz önünde tutarak uygulayacağı bir işlemdir. Buna kimse karışamaz. Temennimiz, bu vatan çocuklarının kendilerine tahsil imkanı veren ve kurtuluş mücadelelerini takviye için elden gelen her şeyi yapan aziz Anavatanımızın milli menfaatlerini göz önünde tutarak uygulayacağı işlemdir. Buna kimse karışamaz. Temennimiz, bu vatan çocuklarının kendilerine tahsil imkanı veren ve kurtuluş mücadelelerini takviye için elden gelen her şeyi yapan candan aziz Anavatanımızın milli menfaatlerine zarar verecek herhangi bir faaliyet içine girmiş olmamalarıdır. Bugün Türkiye’de milliyetperverliğe solcu olmakta görenlerle, sağcı olmakta görenler arasında gittikçe gerginleşen bir uçurum açılmaktadır. Bu uçurumu süratle kapatmak, sağcısı ve solcusuyla herkes Atatürk’ün yoluna düşerek ülkü birliği yapmak zorundadır. Atatürk’ün Cumhuriyeti kendi eliyle tevdi ettiği gençlik üniversite kapılarında kendi can kardeşlerini kurşunlayan, Türk milletinin kaderini sokaklarda tayin etmeye çalışan kişiler değildir. Biz, yüksek öğretim yapmakta olan gençlerimizi Türkiye’deki kardeş çekişmesinin dışında kalıp barıştırıcı rol oynar durumda görmek isteriz. Sosyal akım sosyal düşüncelere, işlemler Türkiye’nin anayasasında da derpiş edilmiştir. Sosyalizm, ikna yoluyla, mevcut imkanları en iyi şekilde kullanarak sosyal adaleti yerleştiren ve ekonomik kalkınmayı sosyal adalet ilkelerine dayanan olumlu bir görüştür. İnsanoğlunun tabii bir şekilde, aklını, vicdanını, kalbini, sevgisini, vatan aşkını kullanarak takip edeceği sosyal kalkınma yolunda anarşi yoktur, ihtilal yoktur, kardeş kavgası ve bazı kuvveti mevcut değildir. Bugün Türkiye’de sosyalizm perdesi arkasına saklanarak gençliğimizi yolara dökenler, birbirine kırdıranlar, Marksist teoriyi memlekete ihtilal yolu ile yerleştirmek sevdasında olan koyu solcular, komünistler ve Maoculardır. Gençlerimiz bu tehlikeyi görmeli, aziz vatanı yabancı ideolojilere kurban ederek Türkiye’yi bir peyk devlet haline getirmek emelinde olanları bir bakışta, bir okuyuşta seçebilmelidir.

 

(Fegan Türkiye’den milli menfaatlara aykırı faaliyetler yüzünden çıkartılmış müfrit solcu yazarlardanmış ve Kıbrıslıymış. On yıldan beri burada değilmiş. Mücadele günlerinde sol basından davaya hizmetle yetinmiş. Yazdığı yazılarla Kıbrıs Türk’ünü (mücadele günlerinde her gün Rum Radyosu’ndan ve İhsan Ali’nin ağzından dinlediğimiz lisanda) liderlik aleyhinde kışkırtıyorlar ve Türkiye’ye inanılmaması gerektiğini savunuyormuş. Bunları da İlhami Soysal’ın yazısını okuduktan sonra araştırıp öğrendik).

Bir bakıma bu üç beş gencin ‘Şimdi bize de bir şeyler olacak endişesi yerinde! Çünkü milli menfaatlara aykırı faaliyet gösterdiği için hudut dışı edilen bir şahsı ağabeyliğe, arkadaşlığa kabul etmişler onunla düşünüp kalkmışlar, onun yaymaya çalıştığı sol fikirlerden feyiz almışlar, dimağlarını onun felsefesiyle yıkmışlar. Fuat Fegan’ın muzır faaliyetlerini tespit etmiş olan emniyet mensupları herhalde onunla düşünüp kalkanların hal ve hareketlerini de incelemeyi vazife bilecek diye düşünmüş olabilirler. Fakat, İlhami Soysal’ın yazısından anlıyoruz ki bu gençlerin endişesi bu değildir. Bunlar, Fuat Fegan ağabeylerini, Kıbrıs’taki liderliğin hudut dışı ettirdiğine öyle inanmışlar ki şimdi de aynı liderler bizim başımıza çorap örecekler endişesi içindedirler. Kendilerine göre Fuat Fegan’ın hudut dışı endişesine sebep bu milliyetperver gencin vatanı kurtarmak aşkı ile emperyalist uşağı olan liderlerin komplo ve oyunlarını ifşa eden yazılar yazmış olmasıdır. Eh, Fegan’ın, Dr İhsan Ali’yi mücadele günlerinde Rum radyo yorumlarını gölgede bırakan yazılar yazdıklarına göre ağabeyimizin başına gelen bizim de başımıza gelecek demişler ve İlhami Soysal’ı bu akıbeti önleyecek ifşaata girişmesi için harekete geçirmişler!

-DEVAM EDECEK-

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Tartışmanın ortasında federalizm ve üniterizm – Ulus Irkad

Bizim tanınmamış ve pek de tanınacağa benzemeyen “KKTC”de ,...

Tarihle hesaplaşmamız – Ulus Irkad

Osmanlı adayı İngilizlere kiraya verirken aslında tüm mallarını ve...

Ekonomi de Kıbrıs sorunu da kötüye giderken- Ulus Irkad

Kıbrıs Sorunu Türkiye’nin tekelinde kötüye giderken son zamanlarda artık...

Evrensel hukuk yoksa kaybettiniz demektir – Ulus Irkad

Haftalardır tüm konular dönüp dolanıyor ve Türkiye’de artık devletin...

Sağ milliyetçi politikacılar harakiri mi yapıyor? – Ulus Irkad

Şimdi öncelikle son 70 yılda Kıbrıs görüşmelerinin geldiği en...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,906TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği

Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği...

Özge Güneş yazdı: Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak

Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek....

Canlı yayın