YKPYKP'nin açıklamalarıBu yıl 1 Mayıs’ta sokakta değiliz ama döneceğiz!

Bu yıl 1 Mayıs’ta sokakta değiliz ama döneceğiz!

Yeni Kıbrıs Partisi Sekretaryasının 1 Mayıs açıklaması şöyle:

Bundan 72 yıl önce, 1948’de CMC madenlerinde Kıbrıslı emekçiler birlikte direnmişler, 1 Mayıs’ı birlikte kutlamışlardı…

Bundan 62 yıl önce, 1958’de Kıbrıslılar yığınsal olarak son kez 1 Mayıs’a birlikte çıkmışlar, sonrasında faili belli saldırılar, cinayetler ve zorbalıklarla emekçiler uzun yıllar 1 Mayıs’ı bir arada kutlayamamışlardı…

Egemenlerin tüm dayatmalarına ve bölücü, şoven, milliyetçi politikalarına karşı, etnik veya coğrafik bölünmüş değil emeğin ortak mücadelesi hem ortak yurdumuz Kıbrıs’ta hem de dünyada sürüyor…

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Kıbrıs’ın her iki yanında da neoliberal saldırganlık ve dayatmalar farklı kurumların aracılığı ile tüm hızı ile sürmektedir…

Bu saldırganlığın tüm izlerini Covid-19 salgın hastalığı sürecinde çok daha yakından hissettik. Fatura her zamanki gibi çok daha ağır bir şekilde emekçilere, çalışanlara çıkarıldı, 2020 yılının ilk 5 ayı emekçiler için daha fazla yoksulluk, yoksunluk, işsizlik, hak ihlali anlamına geldi. Kapitalist düzen, köle gibi çalıştırdığı göçmen işçileri bir kez daha kriz döneminde hedefe koydu, tüm dünyada yabancı düşmanlığının, ırkçılığın en yoğun hissedildiği 5 ayı yaşadık… Tüm ırkçı dayatmalara karşı bütün halklar kardeştir sloganına sahip çıkıyoruz, din, dil ırk ayrımı yapmaksızın tüm emekçilerin hakları için mücadeleyi yükseltmeye kararlıyız…

Türkiye’nin işgali ve fetih siyasetinin sonucu olarak ortaya çıkan TC asker- sivil bürokratlarının ve işbirlikçilerinin oluşturduğu yönetimin ayrılıkçı politikalarının yarattığı yıkım Kıbrıs’ın kuzeyinde tüm yakıcılığı ile kendini ortaya koymaya devam etmektedir… Neoliberal saldırganlığın tüm izlerini TC’nin dayattığı yıkım protokollerinde, ekonomik paketlerde bulmak mümkündür.

TC’nin dayattığı yıkım protokolleri ile sağlık sistemimizin nasıl çöktüğünü, basit sağlık hizmetlerinin bile sürdürülemez olduğunu, tarımın, hayvancılığın nasıl yok edildiğini, dışa bağımlılığın ne kadar büyük sorunlara neden olduğunu bu salgın hastalık sürecinde acı bir şekilde deneyimledik. Dünyada uygulanan ihracat kısıtlamaları olasılıklarıyla beraber gıda egemenliğinin ne kadar değerli olduğu ve TC’nin dayattığı yıkım protokolleri ile darmadağın edilen tarım ve hayvancılığın yeniden ayakları üstüne kaldırılmasının gelecek için önemli olduğu umarız anlaşılmıştır. 1980’lerden beri sistematik şekilde TC’nin dayattığı yıkım protokolleri ile yaratılan üretmeyen, tüketen, dışa bağımlı ekonomin tehlikeleri bu dönemde çok daha net açığa çıktı. Bu dönemde emeğin örgütlü mücadelesine de, dayanışmaya da ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu yaşayarak gördük. Salgın sonrası bu deneyimlerimiz bize mücadelenin yönü işaret etmektedir, dayanışarak, emeğin hakları için, özel sektörde sendikalaşarak, İş Yasasının ve ILO sözleşmelerinin tüm yönleriyle uygulanabildiği bir çalışma yaşamı ve elbette ortak yurdumuzun yeniden birleştirilmesi için mücadele sokakta bizi bekliyor olacak… Her bireyin insanca, onuruyla yaşabileceği temel gelirin garanti edildiği enternasyonal mücadelenin de parçası da olarak mücadelemizi yakın gelecekte sürdüreceğiz…

1 Mayıs’ın ortaya çıkışı, çalışma saatlerinin düzenlenmesine yönelik ortaya konan direnişle olmuştu. Uzun zamandır, Kıbrıs’ın kuzeyinde 40 saatlik haftalık çalışma süresine uyan hiçbir özel sektör kalmamış durumdadır. Kıbrıs’ın kuzeyinde de günde 8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 uykunun sembolleştiği 8-8-8 hakkını almak için hemen şimdi mücadeleyi yükseltme zamanıdır… Böylesi koşullarda herkese haftalık 40 saat, güvenceli, sendikalı İŞ diyoruz! Bu talep için mücadeleyi de yükseltmeye kararlıyız…

Neo-liberalizmin saldırganlığı sürüyor ama direniş geleneği de sürmeli, sokak kazanmalı!

Dünden bugüne bizlere miras kalan “KIZIL 1 MAYIS yaşıyor, yaşatacağız!” sloganına sahip çıkıyoruz;

Bekle bizi sokaklar, döneceğiz…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,917TakipçilerTakip Et
914AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Guterres Neden Geldi?

Kıbrıs, resmî olarak sürekli bir çatışmanın tarafı olmayı seçtiği...

Federico Pita yazdı: Latin Amerika tekno-faşizmin yeni laboratuvarı

Latin Amerika, teknoloji-üstüncülüğünün siyasi ve ideolojik laboratuvarına dönüşüyor. Silicon Valley milyarderi...

Ertan Erol yazdı: Trump’ın kayığında Kolombiya sağı

Kolombiya’da Seçilmiş Başkan Abelardo de la Espriella kuracağı hükümeti...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trafik katliamından genel sistem gerçeğine

Normal yaşamla en anormal kötü koşullar kolayca dönüşür. Sanki...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya-Irag İlişgileri

Türkiya’nın Gıprız’da yürüddüyü politikayı veya Türkiya’nın Gıprız’da yürüdeceyi politikayı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Guterres Ziyaretinin Düşündürdükleri

Geçen Pazar Yenidüzen’de kimsenin Guterres’ten mucize beklememesini yazmıştım. Guterres...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-I: Dönüşümün kökenleri

Başta söylemek gerekirse bu bir NATO analizi değil. Bu yazı dizisinde...

Canlı yayın