yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluBiri var; hiç kimse - Halil Karapaşaoğlu

Biri var; hiç kimse – Halil Karapaşaoğlu

halil (2)Halil Karapaşaoğlu’nun Afrika Gazetesinde “Apartman boşluğu” başlıklı köşesinde yayınlanan yazısı

Gece yavaş yavaş devrilmişti…

Terliyordum…

Boğazımda bir şeyler birikiyordu…

Parmak uçlarım…

Uyuşmaya başlarken…

Morarıyordu sanki…

Göz kapaklarımı açmak için uğraşıyordum…

Açılmıyordu…

Nefes almam yavaşlamış…

Nefes almakta güçlük çekiyordum…

Vücudumda titreme…

Titremenin şiddeti arttıkça artıyor…

Aniden…

Ağzımdan…

Götümden…

Kulaklarımdan…

Ne kadar deliği varsa bedenimin…

Bütün her yerinden…

Bir sıvı akmaya başladı…

*                                 *                                 *

Biri çıktı…

Hiç kimse…

Hiç biri…

Ne adı var, ne soyadı. Ne kimlik numarası var ne dini, ne milleti…

Anası, babası, atası…

Arkadaşı, sevgilisi, cinsiyeti…

Hiç kimse…

Hiç biri…

Biri çıktı işte…

Apartmanın basamaklarından aşağıya indi…

Sokağa çıktı…

Araba sürerken yanına oturdu belki…

Belki sen sevgilinle sevişirken…

Yanına geldi. Kapının deliğinden seni izledi…

Yapayalnızken sen, kafayı sıyıracak gibi oluyorken, oradaydı…

Radyo dinliyorken…

Barda bir bodiri zivaniya içiyorken…

Görmüyordun, bilmiyordun, tanımıyordun…

O hiç kimseydi…

Hiç biri…

*                                 *                                 *

İktidar, hiç kimse olmayı sevmez…

Hiçbiri olmayı sevmediği gibi…

Parti liderlerinin istifası ne kadar zor geliyor öyle değil mi?

Denktaş’ın…

Küçük ’ün…

Neden İzcan’ın istifası hiç konuşulmuyor?

Neden bir gazeteci İzcan’a çıkıp istifa etmeyi düşünmüyor musunuz diye sormuyor?

Onun yenilgisi yenilgi değil mi?

İstifalar gelmiyor…

Parti sekreterleri bile istifa etmiyor…

Talat Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetti…

Vaz geçti mi?

Asla! Bin bir türlü oyunlar çevirerek,  yeniden hazırlanıyor…

Bu saydığım isimler arasında Çakıcı ve ekibi de vardı…

Ancak son anda bir mesaj…

Çakıcı ve Parti MYK’sı istifa etti diye…

Olması gereken buydu…

Siyaset Allah’ın kelamı değil…

Yaşadığımız bu dönemde…

Diğer siyasi partiler tarafından da örnek alınması gereken bir tutum…

Sadece partiler mi böyle?

Sendikalara bakıyorsunuz…

Derneklere…

İncirli’nin değimiyle “kaşar spor” her yerde…

Peki neden?

Özellikle bazı sendika başkanları yıllardır hep aynı…

Korkuyorlar mı acaba?

Tekrar mesleklerine dönemeyecekler mi?

Belki de unuttular geçmişte yaptıkları işleri…

*                                 *                                 *

Bunun adı koltuk değil…

İktidar…

İçimizdeki eziklik…

Kendimizle yapamadığımız hesaplaşmalar…

Sağı solu eleştiriyoruz ya hep…

Maddiyat hep ön planda diyoruz…

Bazıları maddi kazançlar üstünden kendini topluma ifade ederken…

Bazıları da siyasal kimliği üzerinden yapıyor bunu…

Hiçbir şey…

Hiç kimse…

Hiçbiri…

Sokakta o olmaktan korkuyorlar…

Bu bir iktidar hastalığı…

Eğer o yapının dışına çıkarlarsa…

Hiç kimse kendilerini önemsemeyecek…

Adları zikredilmeyecek…

Gazetelerde görünemeyecekler…

Korkuyorlar çünkü…

Bunca yıldır yaptıkları şeylerin dışında…

Başka bambaşka işler yapabileceklerini düşünemiyorlar…

Oyunun adı; “güçsüz ve acizlerin bitmeyen dansı” olsun…

*                                 *                                 *

Siyasal ya da düşünsel gelenek…

Yıllarca bir yapının başında kalarak sürmez…

Ölünce de o muhabbet biter zaten…

Unutulur gider…

Önemli olan, arkadan gelen kuşakların savunduğunuz değerleri sahiplenmesi…

İlle de benim düşüncelerim çok önemli diyorsanız tabii…

Yoksa istifa etmemekte direnmek…

Bulunduğunuz konumlarda yaşlanmak…

İhtiyarlamak…

Size hiçbir şey getirmez…

Ama ne çok garip biliyor musunuz?

Talat’ından İzcanına…

Sendikasından, derneğine…

Herkes eleştirmiyor muydu, ihtiyar Denktaşı…

Denktaş sendromuna yakalandık, farkında değiliz aslında…

İktidar, hiç kimse olmayı sevmez…

Hiçbiri olmayı sevmediği gibi…

*                                 *                                 *

 

İçimizde biri var…

Hiç kimse…

Hiçbiri olan…

Nefret ettiğimiz…

Öldürmek istediğimiz…

Sevmediğimiz…

Korktuğumuz…

Statüsü, mesleği, başarıları…

Olmayan…

Onunla hiçbir zaman konuşamayacağımız…

Biri var; Hiç kimse…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: MİT ve Türg Dış Politikası

Milli İstikbarat Teşkilatı (MİT), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2020...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türg Hegemonya İnşasında; Türkiya’nın Paralı Ordusu SADAT

Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SADAT)...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya’nın Somali’de Ne İşi Var?

“Türkiya'nın Somali'de ne işi var?” sorusunun cevabı “Türkiya’nın Gıprız’da...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,904TakipçilerTakip Et
961AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Volkan Yaraşır yazdı: Faşizm ve kadınlar

Faşizm, olağanüstü devlet biçimi olması yanında arzuyu, duyguyu örgütlemesi;...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Annamazsınız be amma…

Bilmemek… Bilmediğini bilmek ya da bilmediğini bilmemek… Bilmiyorum… Bilmiyorsun… Bilmiyor… Bilmiyoruz… Bilmiyorsunuz…...

Şener Elcil yazdı: Benden Sonrası Tufan!

Dünyayı yöneten küresel sermaye grupları arasındaki rekabetin yarattığı yeni...

Kıvanç Eliaçık yazdı: İklim suçları için vicdan mahkemesi

Adalet sadece adliye koridorlarında aranmaz. Devletler ve şirketler suçlarını...

Ecehan Balta yazdı: Ekolojik yıkım cinsiyetsiz değil

Kasım ayında dünyanın ekoloji gündemi Antalya’ya taşınacak. COP31, 9-20...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Canlı yayın