Kıbrıs iktibasNiyazi KızılyürekAşırı Sağın Yükselişi ve Kıbrıslı Türkleri Bekleyen Tehlikeler - Niyazi Kızılyürek

Aşırı Sağın Yükselişi ve Kıbrıslı Türkleri Bekleyen Tehlikeler – Niyazi Kızılyürek

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com

2024’te, çivisi çıkmış dünyamızın her yanında seçimler yapılacak. Rusya Federasyonu ve Amerika Birleşik Devletleri’nin yanı sıra, birçok Avrupa Birliği üyesi devlette seçimler var.

Bu seçimlerin sonuçları AB’nin gidişatını yakından etkileyecektir.

Ayrıca, bu yıl Avrupa Parlamentosu için de seçim yapılacak ki, bu seçimlerin apayrı bir önemi vardır. Hem Kıbrıs için, hem de genel olarak AB için…

Jeo-politik rekabetin hızlandığı, işsizlik ve hayat pahalılığı gibi ekonomik açmazların büyüdüğü, devam eden savaşlar ve bu savaşlara yenilerinin eklenme tehlikesi, ciddi bir huzursuzluğa ve tedirginliğe yol açıyor.

İsrail’in Gazze’ye saldırısı insanlığın vicdanını yaralarken, Çin ile Tayvan arasında gerilimin artacağına dair işaretler vardır. Çin, nükleer silahlar kapasitesini ikiye-üçe katlamaya hazırlanıyor.

Rusya Federasyonu başkanı Putin’in göreve devam edeceği konusunda kimsenin şüphesi yok. Bu, Ukrayna savaşının devam edeceği anlamına geliyor.

ABD’de ise Biden’ın koltuğunu koruyup koruyamayacağı meçhuldür. Özellikle Gazze savaşında takındığı kabul edilmez tavır, ABD’nin ciddi prestij kaybına uğramasına yol açmıştır.

Bu durum Rusya ve Çin’in uluslararası politikada daha aktif rol oynamalarına yardımcı olurken, bu konjonktürde Trump’ın geri gelip gelmesi kimseyi şaşırtmayacaktır.

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ise aşırı sağın yükselişi neredeyse kaçınılmaz görünüyor. Kamuoyu yoklamaları, aşırı sağcı Kimlik ve Demokrasi (ID) grubunun 720 kişilik Avrupa Parlamentosunda, ana akım sağ (EPP) ve sosyalist/demokratlar (SND) gruplarının ardından üçüncü büyük grup olabileceğini gösteriyor.

Ayrıca, aşırı konservatif ve popülist sağcı ECR grubu da oylarını artıracağa benziyor.

Fransa’da Marine Le Pen, İtalya’da Georgia Meloni, Macaristan’da Victor Orban halihazırda kendi ülkelerinde büyük siyasi güç haline geldiler. Ayrıca, Hollanda’da aşırı sağcı Geert Wilders’in, Belçika’da da Tom Van Grieken’in son seçimlerde yakaladıkları başarının AP seçimlerine de yansıyacağına kesin gözüyle bakabiliriz.

Aşırı sağın yükselişinin ciddi tedirginlik yarattığı ülkeler arasında Almanya ve Kıbrıs da var.

Almanya’da “Alternatif für Deutschland-Almanya için Alternatif partisi (AFD) kamuoyu yoklamalarında ikinci parti olarak görünüyor. AFD %20’lere dayanmış durumda. Özellikle Almanya’nın üç Doğu eyaletinde AFD birinci parti konumuna yükseldi. Bir eyalette ise oyları %37’ye dayandı.

Almanya kamuoyunda partinin kapatılması konuşuluyor. Özellikle son zamanlarda basına düşen bazı haberler gerçekten kaygı vericidir. AFD kadrolarının “Remigration”, yani “göçmenleri geri gönderme” üzerinde durdukları, bunun için bir master plan hazırladıkları iddia ediliyor.

“Alman Kültürüne Yabancı” olanları ülkeden kovmayı tasarlayan partinin, Almanya’nın anayasal düzeni için bir tehdit oluşturduğu ileri sürülüyor ve Anayasa Mahkemesinin devreye girebileceği iddia ediliyor.

AFD’nin kapatılması çare mi, emin değilim. Sonuç olarak ülkede çok ciddi bir aşırı-sağcılaşma yaşanıyor ve bunun şu ya da bu şekilde devam edeceği görünüyor.

Aşırı sağın yükselişi, Avrupa Parlamentosu’nun çalışmalarını ve genel olarak AB’nin gidişatını olumsuz yönde etkileyecektir. Bunda kimsenin şüphesi yok!

Bu arada, Kıbrıs’ta ELAM’ın da AP’ye bir parlamenter gönderme ihtimali vardır. Maalesef, geçtiğimiz dönemde ELAM’ın aktif olarak sergilediği yabancı düşmanı ve ırkçı tutum, partinin oylarını artırmaya yaramıştır.

ELAM’ın halihazırda Avrupa Parlamentosu’nda yer alan aşırı sağcı gruplarla temasta olduğunu biliyoruz. Nitekim, son iki yılda aşırı sağcı ID ve ECR grupları, AB’nin Kıbrıslı Türklere yaptığı yardımların kesilmesi yönünde girişimlerde bulunmuşlardır.

Bu çabaları göğüsleyerek bu yöndeki önerilerin parlamentodan geçmesini engelledik ama aşırı sağın güçlü olduğu ve bunlara ELAM’ın da katıldığı bir parlamentoda, işlerin çok daha zor olacağı aşikardır.

Bu yüzden, 2024 yılında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerine Kıbrıslı Türklerin kitlesel olarak katılmaları gerekli ve anlamlıdır. Kıbrıs Türk toplumunun AB nezdindeki haklarını korumak için yoğun ilgi ve katılım elzemdir…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Niyazi Kızılyürek yazdı: “Hafıza savaşı” ve geçmişin çarmıhına çakılmak!

Bir “Hafıza Savaşının” içindeyiz. Savaşçı neferler her gün her...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Savaşın Elli İkinci Yılında Barış Hala Yok!

Adanın çanak gibi ikiye bölündüğü 1974 Yazının üstünden elli...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Ayırımcılığa Son Vermek İyi Bir Güven Artırıcı Önlemdir!

Kıbrıs Rum makamları ve kurumları tarafından ayırımcılığa uğrayan Kıbrıslı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın