yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluA Feast Of Friends – Halil Karapaşaoğlu

A Feast Of Friends – Halil Karapaşaoğlu

Karıncalar toprakta yürürken…

Ayak izlerini teker teker çantama koymaya çalışırım…

Kaybedersem bir gün yolumu…

Onların izlerini serpiştirmek isterim…

Un gibi avuçlarımda dağılan toprağa…

Dalgalanan çizgiler bırakmış karıncalar…

Gelmeyin buralara…

Buraları çok sıcak…

Ayaklarınız yanacak karıncalar…

Küçük ayaklarınız yanacak…

Yürüyemeyeceksiniz…

Yürüyemediğinizde, çığlıklarınızı kimse duymayacak buralarda…

Gelmeyin karıncalar…

Buraları çok sıcak…

*                      *                      *

Aşağılamayı ve aşağılanmayı çok iyi bilirim…

Dövmeyi ve dövülmeyi çok iyi bilirim…

Hakaret etmeyi ve hakarete uğramayı…

Hiçleştirmeyi ve hiç gibi hissetmeyi çok çok iyi bilirim…

Susmayı ve susturmayı…

Ötekileşmeyi ve ötekileştirmeyi…

İyi bilirim karıncalar…

*                      *                      *

Buralarda fikir tartışamazsın…

Sömürgeciyi eleştiremezsin…

Onunla işbirliği yapanları…

Evdeki babanı…

Askerdeki komutanı…

Okuldaki öğretmeni…

İş yerindeki patronu…

Devlet dairesindeki müdürü eleştiremezsin…

Kocanı eleştiremezsin…

Örgütteki lideri…

Dernekteki abileri, ablaları…

Büyük kardeşini…

Eleştiremezsin karıncalar…

*                      *                      *

Seni aşağılamayı iyi bilirler…

Cezalandırmayı…

Susturmayı…

Sana hakaret etmeyi…

Yaşından dolayı senin üzerinde otorite kurmayı…

“Sen babanın daşşaklarındaydın” derler sana…

“Sen bezliydin” derler sana…

“Mahallede şortunla dolaşıyordun” derler sana…

“Yurtdışında daşşak çatladın” derler sana…

Konuşmaman için…

Ellerinden ne gelirse yaparlar karıncalar…

Gelmeyin karıncalar…

Buraları çok sıcak…

*                      *                      *

Yazılarını sansürlemeyi iyi bilirler…

Seni susturmayı…

İşten atmayı…

Memleketinden göndermeyi iyi bilirler…

Şairi…

Yazarı…

Gazeteciyi…

Ölü severler buralarda…

Konuşanın kimse yoktur yanında…

“Askerin ajanı” derler sana…

“Bilmem kimin uşağı” derler sana…

“Vatan Haini” derler sana

Düşünen insanı ölünce severler buralarda…

Gelmeyin karıncalar…

Buraları çok sıcak…

*                      *                      *

Tatar Efendi hakaret eder…

İnsanları işinden eder…

Yasaklar koyar…

Sömürgeciyle işbirliği yapar…

Cematının yok edilmesini sağlar…

Karşısındaki siyasi rakiplerin tehdit edilmesine…

Onların çoluk çocuğuyla sınanmasına…

Onların hotel köşelerine çekilip…

Hakarete uğramalarına…

Hiç canı sıkılmaz…

Demokrasi öyle bir mezara konur ki buralarda…

Kemikleri bile bulunmaz…

Tatar Efendi bu hikayenin ana kahramanı olur…

Ve karşısında cayır cayır yanan bizler…

“Nezaket” göstermek zorundaymışız hâlâ…

Gelmeyin karıncalar…

Düşünen konuşan insanlar…

Yazan insanlar…

Ölü sevilir buralarda…

Demokrasinin kemikleri bile yoktur bu mezarlıkta…

*                      *                      *

İnsan nedir?

İnsan nasıl insan olur karıncalar?

Konuşan, sorgulayan…

Eşitlik, adalet…

Özgürlük isteyen…

Yurt isteyen…

İnsan haklarını isteyen…

Neden sevilmez buralarda?

“Hayır!” demek…

“Olmaz!” demek…

“Sen bana bize hakaret edemezsin!”, demek…

“Bizlere saygı göstermek zorundasın!” demek…

Benim düşünce ve ifade özgürlüğüme karışamazsın…

Demek!

Neden nezaket dışı kalır karıncalar!

Ben insanım karıncalar!!!

Biz bu yarım ülkede 60 senedir dünyadan kopartılmış bir şekilde…

Yaşamadığımız bunca baskı, siyasal suikast, işsizlik ve göç kalmamışken…

Ve sürgün…

Yetmez mi artık karıncalar…

Konuşmak istiyorum…

Konuşan insan sevebilir ancak…

Konuşan insan sevişebilir içinden geldiği gibi ancak…

Konuşmak istiyorum…

Hapise atılma korkusu olmadan…

İşten atılma korkusu olmadan…

Evime bomba konması korkusu olmadan…

Yolda ailemle arabamla giderken faili meçhul bir trafik kazası yaşamak korkusu olmadan…

Konuşmak istiyorum karıncalar!!!

*                      *                      *

Bir dut ağacının altında…

Canım Lefkoşam’da…

Üç beş tane dostumla…

Buz gibi bodirilerimiz havaya kaldırarak…

Zivaniyalarımızı azar azar yudumlayarak…

Jim Morrison gibi…

“A Feast Of Friends” sadece…

Sadece konuşmak istiyorum!

*                      *                      *

Gelmeyin buralara…

Buraları çok sıcak…

Ayaklarınız yanacak karıncalar…

Küçük ayaklarınız yanacak…

Yürüyemeyeceksiniz…

Yürüyemediğinizde, çığlıklarınızı kimse duymayacak buralarda…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya-Irag İlişgileri

Türkiya’nın Gıprız’da yürüddüyü politikayı veya Türkiya’nın Gıprız’da yürüdeceyi politikayı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi; Türkiya’nın Niyeti Nedir?

TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BM Genel Sekreteri'nin Gıprız...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Atilla Harekatı ve Sonuşları; Nere Giderig?

15 Temmuz 1974’de Yunanistan’ın ülkemize gerşegleşdirdiyi darbeden 5 gün...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: NATO 3.0, Türkiya ve Gıprız

NATO 1.0, 1949-1991 arası Sovyetler Birliyne garşı Batı'nın oluşdurdu'u...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: 1983 Protokol Krizi; Yılmaz Ağaoğlu

İşgalden 9 yıl soğra, böyünden 43 yıl önce bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Sıfıra sıfır, elde var sıfır…”

Lafı “gevelemeye” hiç gerek yok… Olmadı… Yapamadınız… “BM Genel Sekreteri bizim...

Özkan Yıkıcı yazdı: İspanya-Fas hattında neler oldu

Bir haftadır İspanya'nın Afrika topraklarındaki küçük bir yerleşimindeki gelişmeler,...

Canlı yayın