Geçtiğimiz hafta, Hiroşima ve Nagazaki atom bombası katliamlarından kurtulanları temsil eden, yani bir hibakusha örgütü olan Nihon Hidankyo önemli bir bildiri yayımladı.
Atom ve hidrojen bombalarına karşı düzenlenen 2. Dünya Konferansı sırasında 10 Ağustos 1956 tarihinde kurulan Nihon Hidankyo, Japonya’nın farklı yerlerindeki örgütleri birleştiren bir çatı örgüt. Bir hibakusha örgütü olarak hibakusha görüş ve taleplerini dile getiriyor. Nükleer silahlara karşı verdiği uzun soluklu mücadele nedeniyle Nihon Hidankyo geçtiğimiz yıl Nobel Barış Ödülüne layık görülmüştü.
Perşembe günü yapılan açıklamada Nihon Hidankyo, Japonya’nın uzun süredir sürdürdüğü nükleer silahlardan arınmışlık siyasetini sürdürmesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, hükümete yönelik bir çağrı olmakla birlikte aslında tüm dünyaya yönelik bir uyarı niteliği taşıyor.
Japonya’nın nükleer silahlardan arınmışlık siyaseti, üç nükleer silahsızlık ilkesi olarak biliniyor. Bu ilkeler şöyle: Nükleer silah edinmemek. Nükleer silah üretmemek. Topraklarında nükleer silahların bulunmasına izin vermemek.
Bu ilkelerin, iki büyük atom bombası felaketini hemen ardından hızla elde edilmiş kazanımlar olmadığını vurgulamakta yarar var. Söz konusu nükleer silahlardan arınmışlık siyaseti, uzun süreli bir çabanın sonucu olarak 1967 yılında Dönemin Başbakanı Eisaku Sato tarafından ilan edilmiş ve 1971 yılında meclis tarafından kabul edilmişti.
Nihon Hidankyo’nun uyarısı ciddiye alınmalı. Dünyanın hemen yer yerinde savaş pompalanıyor. Japonya’nın bulunduğu bölgede gerilim tırmanıyor. Militarizm Japonya’da uzun süredir kışkırtılıyor. Japonya’nın ilk kadın başbakanı olan Sanae Takaichi ve koalisyon hükümetinin bu elverişli ortamı kullanarak nükleer silahlardan arınmışlık siyaseti konusunda geri adım atacağına ilişkin güçlü belirtiler var. Hükümetin üçüncü ilkeden vazgeçilmesini, yani ülkeye ABD nükleer silahlarının yerleştirilmesini istediği düşünülüyor.
Takaichi hükümeti, geçtiğimiz günlerde Ulusal Güvenlik Stratejisi gibi belgeleri gözden geçirmeyi hedeflediğini açıkladı. Bu süreçte Üç Nükleer Silahsızlık İlkesi siyasetine bağlı kalınıp kalınmayacağı, yani bu siyasetin korunup korunmayacağına ilişkin bir soruya Başbakan Sanae yanıt vermedi.
Takaichi hükümeti ilkelerden vazgeçmeyi düşündüğünü açık olarak söylemese de, bir hibakusha örgütü olan Nihon Hidankyo bu gelişmelere sessiz kalmadı ve hükümete hemen çağrıda bulundu.
Çağrıda vurgulananlar özetle şöyle: Atom bombalarından kurtulan ama tüm sonuçlarını yaşayanlar, bu hibakusha deneyimini, yani kendilerinin yaşadığı cehennemi başkalarının da yaşamasını istemiyorlar. Nükleer silahlar tüm insanlığı tehdit etmektedir. Nükleer silahlar insanlıkla bir arada var olamaz. Bu nedenle, nükleer silahlardan arınmışlık siyaseti kalıcı kılınmalıdır.
Çağrıda hükümetin yapması gerekenler somut talepler olarak dile getirilmiş: Üç nükleer silahsızlık ilkesi yasalaştırılmalıdır. Birleşmiş Milletler Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması imzalanmalıdır. Japonya, savaşı başlatan ülke olduğu için atom bombası kurbanlarına tazminat ödemelidir. Japonya, nükleer silahların ve savaşın olmadığı bir dünya inşa etmede öncü rol üstlenmelidir.
Nihon Hidankyo’nun uyarısı hepimizi ilgilendiriyor. Nükleer silahlar, dünyanın neresinde olursa olsun, herkes için tehlike. Bir nükleer savaş çok kısa sürede dünyada yaşamın sonunu getirebilir. Nükleer silahlardan arınmak, üç nükleer silahsızlık ilkesi gibi tutarlı bir siyaset gerektiriyor. Nükleer silah üretmemek veya edinmemek yeterli değil. Bir başka devletin nükleer silahlarına ev sahipliği yapmak, her tür nükleer tehlikeye kucak açmak yanında bir nükleer hedefe dönüşmek demek. Her hibakusha talebi, tüm hibakusha barış mücadelesi Türkiye için de önemli. Bir kez daha söyleyelim. Nükleer silahlardan arınmış bir dünyada barış içinde yaşamak her çocuğun hakkı.



