Gün Cuma.. dine göre tabi ki Müslümanlığa anlayış bakımından Cuma mübarek gündür. Mübarek güne gözlerimi aştım. Elim en yakınımdaki ratyoya gider. Amacım, yerel medyaların başlıklarını duymak. Fakat olmadı. Ses gelmedi ayağa kalkıp öteki uyoklamaları da yapınca, elektriğin kesildiğini anladım. Ama birikimle hazırlıklı idim. Hemen pilli ratyoya sarıldım. Açıp yerel basını dinlemeğe koyuldum..
Sık sık karşılaşırık. Sonrasında da hemen unuturuk. Taki yeniden yaşanana dek ağızımıza pek kelimeleri gelmez. Ama dedim ya: sık sık karşılaştığımız ve özellikle sıcak soğuk veya başka etkenlerde daha fazla sinirimzi bozan sonaçlarıyla da yaşadığımız bir konudur. Nemi: elektrik kesintileri. Sık sık gerçekleşiyor. Ama biz olay sonrası hemen unutuyoruz. Yenisi olunca da laf ederiz. Kimisi de rahatlama adına medyaya mesaj çekerek tatmin oluyor. Geçenlerde yazdığım örneğin Madagasgar adası gibi, elektrik kesintileri protestolara dönüşmez. Hele de makamcıları makamlarından hiç kaybettirmez. Sadece lakırtılarla kesinti anındaki etkilerdeki çaresizlikten olan konuşmalar gerçekleşir.
Gün Cuma. Mübarek gün. Fakat, kutsalığa dahi bakmadı. Elektrik kesildi. Açıklamalar doğru yanlış bir yana, ahali artık inanmıyor. En doğru olan söylense de inanan artık pek yok. Öyle kirli bir geçmişten günümüze birikim yaratıldı ki bataklıklar içinde sivrisinekten başkabirşey olmama durumu artık kanıtlandı.. nitekim yapılan resmi açıklamaya inanan pek olmadı. Zaten daha baştan Teknecik santrali kurulurken ikilemler sonucu yaşanarak olanlar güven inancını çoktan sıfırla çarptı.
Ufak bir hatırlatma: doksanlarda yine ülkemizde elektrik kesintileri vardı. Hem de hyoğun. Nedeni, Kıbrıs cumhuriyetinden bedava alınan elektrik artık verilmiyordu. Ödenmesi veya kesilmesi ikilemine dek gelindi. Seçenek arandı. Kuzey Kıbrısa Teknecik santrali kurulmasına girişildi. Bizat Avusturyalı mühendis Mimar Mühemdisler odasına konuyla ilgili uuyarıları da yaptı. Santralin aslında Bursada kurulacağını, fakat hamtal nedeniyle vazgeçilip bunu K. Kıbrısta kurdutma girişimine geçildiğini belirti. Santralin sorumlu olduğunu, ava durumundan tutun zehirleme yapma durumlarına dek aday olduğunu anlatmaya çalıştı. Ama klasik malum duruşlar oldu: “Türkiye yapacak. Bunlar Türkiyeğe karşı. Onları dinlemeğin. Bize santral yapıp rumlardan kurtarmasına rağmen, karşı olmakla bizi ruma mahkum etmek istiyorlar. Lafları bolca ıyazıldı çizildi.
Elbet yanlışla başlayınca yanlışlar devam eder. Hele de siyasal kayırma, rant ve yandaşlama kulanım da olunca işler bu ayaklar üzerinden yükselir. Sonuca da geliriz. Hala elektrik kesintileri alır başını sürer. Nifusun bilinmediği ama bolca yeni nifus eklenmesi, emlak patlaması olması gibi faktörler zaten yetersizliklerin olacağının direk mesajıdır. Bunlar hiç hesaba katılmadı. Üstelik santralin normal ale sokulması da sağlanmadı. Zehir saçıp kanser gibi patlama sağlık listesi yaptırdı. Buna ek olarak ihalesiz kirli yakıtla hem sağlıkta felaket hem de santralda kolayca sorunlar oluşmasına zemin hazırlandı.
Geriye nemi kaldı: bolca elektrik kesintileri. Buna karşılık laf yapmanın ötesine girmeyen öfke yansıtılma eylimleri. Demek ki kervan hala yola devam edecek yolu bulmaya hazırdır.
*****
Cumanın öteki ibret veren durumu da şu: birden birkaç ay önce bir haber bonbardıman yayılması yaptırıldı. Beş rum tutuklandı. Kimine göre casus, kimine göre hırsız kimine göre de mülkte tecavüz yaptılardı. Buna yönelik birçok kendince bulgu açıklanıyordu. Yöneticisinden savcısına bu koro oluşturuldu. Varsın söylenen şarkının sözleri birbirini tutmasın. Oysa belek canlılığı olan, bu tür gelişmelere epey birikimli dersleri olanlar bunun bir misilleme veya komplo olduğunu söylüyorlardı. Fakat bunlar fazla karşılık bulma şansları da yoktu. resmi bazı partiler ise girilen seçim süreci nedeniyle AKP gücenmesin, Türkiye ters tavır koymasın diye adeta İhsaninin değişiyle “mezarına girmiş birer ölü gibiydiler”…
k. Kıbrıs bu konulara alışkındır. Hele de yakalanan bir uyuşturucu tüccarını veya başka suçtan dolayı yandaşlarını kurtarmak için rum tutuklahıp nasıl suçlar yüklendiği örnekler bolca var. AİHM kararlarında dahi bunlar var. Çakurmas bunlardan birisidir. Sırf birini geri alsınlar diye uyuşturucu damgası vurulup tutuklanan Çakurmas, hapislikten sonra konuyu taşıdğı AİHM de kazanır. Tazminat alır..
bu konuda da belirli çevreler uyarılar yaptı. Öyle ki iditira kanpanyacıların birkısmı baktılar ki tutacak tarafları yok, söylediklerini geri çektiler. Polis ve savcı onca keskin başlangıçtan sonra sanki hiçnbirşey olmamışcasınaya geldiler. Tabi sadece suçlama değil, örneğin hapisanede hasta bir ruma ilaç dahi tedarikinde engeler konulması da olayın insani öteki vahin tututumuydu. Ama suçlamalar yavaş yavaş saman alevine dönerken, rumlar hala evlerine dönemiyordu. Öyle kanıt kısırlığı vardı ki sonunda bugün resmen beş rum berat eder. Yetersiz idiyalalrla aylardır yeri geldiğinde esir gibi yaşatıldılar. Kendi mülkelrini görme dahi suç uydurtularak casuslukla derecesine getirildiler.
Buda başka bir K. Kıbrıs gerçeği oldu. İkili düşmanlıkta kulanılan silahlardan birisiydi olan. Ama konuyu iyi bilenler dahi oluşan resmi bonbardıman paranoyasında nasıl seslerinin kıstırıldığı da öteki göze alınacak konumdu. Sonuçta hiçbirşey noktasına gelindi. Ama beş ruma hyaşatılanlar, tarihi ibret sayfasına kazıldı. Dileğim ayni oyunlar denenirken, daha net seslerin çıkmasıdır.
*****
Dünya sadece K. Kıbrıs değildir. Biraz pencere Türkiyeğe aralansa daha beterleri de görülür. Ama sistemin en tepesindeki ülke Amerikada olanlar da adeta genele ayna tutma bakımından anlatılmaya değerdir. Düne dek teröris ilan edilen, başına milyonlarca dolar konulan Elşara, hem Şama başkan olarak taşıtıldı hem de şimdi Amerikada ağırlanacak. Orada resmiyetini güçlendirecek. Tabi ki Trumpun dediklerine de şartsız onay vereceğini belirtmek de ek ihtiyaçtır. Şimdi dünün teröristi Şamda dış dünya yardımıyla başkan yaptırılıyor. Birçok anlaşmayla Suriuenin geleceğinin de resmi çekiliyor. Ama dün teröristi. İdlipte Türkiuye kontrolundaydı. Eğitenler İngiltere ve Amerika, hem teröris hem eğitilen yarının lideri. Şimdi de Amerikaya gidiyor. Trump akalım neleri imzalatacak.
Cuma böyle gelişti. Mübarek günde ağır ağır günü dolduruyorum. Yaşananlar ise yarının eğer müdahale edilmedikçe nelerin olacağı kanıtlarıyla dolu. Yine de umut ile öfke bir yerde duruyor. Bakın Trump hem de em büyük kentinde, tüm sert tutumlarına rağmen istemediği karşıtı Mandani belediye başkanlığını kazandı. Demek ki oluor. Ama olmak için karanlığı da yırtmak gerekir. Oda örgütlenme ile mücadelenin buluştukça alınacak yolun kendisidir.



