Başka ülkede olsa, bu kadar yankı bulmazdı. En basitiyle, birçok ülkede sosyalist adaylar belediye başkanlığı seçimlerini kazanıyor. Kazanmak bir yana, uyguladıkları politikalarla da epey başarılar da sağlamaktadırlar. Latin Amerika gibi ülkelerde belediyecilikten başkanlığa da bu yol ile seçilenler de vardır. Kolombiya başkanı Petro bunlardan biriydi.
Konu şu: Amerika’da hem de New York üstelik tam da en faşist Başkan Trump’un Beyaz Saraydayken, sosyalist seçilmesi elbet sürpriz veya sorunların dışa vurma sonucu kitlesel desteklerin gelmesi demektir. Zaten, Mamdani aday olurken kimse onun kazanacağına inanmadı. Ama Demokrat partiden hem de önemli oyla aday olunca, işler karıştı. Söylem değişme yerine, devam denildi. Kendi partisinden dahi seçilmemesi için uğraşlar başladı. Ne de olsa demokrat sosyalisti seçilecek. Kelimesel etiketli neoliberal değildi. Direk sol programlarla ve eşitsizliklere karşı mücadele ile dolu dolu öneriler vardı. Konu yerel seçimdi. Solun en başarılı olduğu konuda söylem geliştiriyordu. Bilinen sosyalist örgütsel model ile evleri dolaştılar. İnternet ağını gayet güzel kulandılar. Yapacaklarını kısa ve basit yöntemle anlatılar.
Karşılarında ise resmen sistem vardı. Trump açıkça tehditle, federal yardımları keseceğini açıkladı. Mamdani kazandığı taktirde New York’u “Hamasın yöneteceği” algısına sermaye kesimi epey sarıldı. Amerika’nın en büyük şehrini komüniste devredemeyeceklerini belirtiler. Bu net tutumlar seçim sonrası hayata nasıl geçeceği merakı da kuşkuyla elbet vardır.
Mamdani ne diyordu ki Amerikan sistemi endişeye düştü: bedava ulaşım, kiraları dondurma, zenginlere vergi artırımı, ucuz satış mağazaları gibi halkın sorunlarını hafifletecek önlemlerden söz ediyordu. Bu halka açık önlemlere karşın emperyalizmin çirkin propagandası da yoğunlaştı: Mamdan’in Hamasçılığından Komünistliğine varan kirli saldırılar oldu. Ama New York gibi Amerika’nın en önemli büyük yönetimi şimdi demokrat sosyalist adaya geçiyor. Kolay değil: sistemin süper gücünün bir şehrinden söz ediyoruz. Dünyanın her yerine dilediği katliamı yalan propaganda kullanıp yapan Trump dönemini yaşamaktadır. Trump açıkça en demokratik hak olan seçmen oyuna, devletin görevi olan merkezin aktarılan kaynağını kesmekle tehdit ediyordu. Yine belli ki Mamdani sürecinde tpkı öteki diktatörlerin yaptıklarının bir kısmına Amerika’da yaşayacağımıza benziyor. Bir anlamda sihirli rüya Amerika’nın aslında demokrat tahammülünün olmadığını iç politikada da kazanılan New York şehriyle pratikleşecek.
Olay Amerika’da yaşandı. Oluşan ezber, kurulan ikili parti demokrasili bir yerde oluyor. Sosyalist partilere yaşam hakkı yoktur. Aday olsalar da medyalarda yer verilmez. Ama yine de sorunların artışı, propaganda zeminini iyi kullanmanın sonucu New York gibi kent de sosyalist Mamdani hem de Müslüman olup Asya kökenli kimliği ile seçimi aldı. Irkçılığın yükseldiği, kurumların etkisizleştirildiği bir anda bu yaşanmaktadır. Elbet olay Amerika’da oldu. Koltukta Trump. Trump’un olaylara bakışı da malum. Bireysel yerel yönetim ile devlet gerçeğimde olayları izlemek gerekir. Hele de şimdi Amerika’da da yargının kullanımı ortadayken, gelecek normal yolda değil çukurlarla, dikenlerle ve engellerle dolu bir yol beklediği kesindir.
Ben Amerika’yı izlerken aklım Avusturya’ya dek gidiverdi. İki yıl önce orada da yerel seçimler oldu. Adı duyulmayan Komünist parti önemli iki şehrin belediye başkanlığını kazandı. Kullandığı propaganda ise konut sorunu, ulaşım gibi toplumsal sorunlardı. Kiralara karşı mücadele ile sosyal haklarda “kreş gibi” yatırım Avusturya komünist partisini umulmadık şekilde kazandırdı. Peşinden genel seçimler geldi. Merak konusu şu: yapılan yerel seçim atağı genele yansıyacak mıydı? tabi ki yansımadı. Y.3 civarı oy çıktı. Gerçeklerin koşullara göre böylesi bir de derslerle dolu tarihi vardır. Üstelik Amerika’da Mamdani demokrat parti adayıdır. Kendini merkezde gören sermayenin bir kısmının sözcüsü partiden söz ediyoruz. Onun için konuyu doğru okumak da önemlidir.
Son bir önemli olgu: Mamdani’nin kazanmasına önemli bir uluslararası sorunun etkisi epey vardır. Filistin konusu. Direk Filistin’i desteklediğini açıklamakla kalmadı, eylemlere de katıldı. Tam bir dış politik Amerikan karşıtlığı düşüncededir. Dahası var: New York’taki Yahudilerin önemli kısmı da İsrail’e karşı sert tutum koyan Mamdaniyi destekledi buda herhalde tesadüften çok dünyaya bakıştaki eksenin önemini ortaya koymaktadır.
Kısaca, hem de Amerika’nın en önemli kentini sol görüşlü Mamdani aldı. Nereden bakarsan, sistemin kültürler çatışmalı ideolojisinin tam karşısında biri için söz edilmektedir. Müslüman ve sosyalist. Bunları karşıt propaganda olarak da bizzat başkan Trump kullanmasına rağmen. Birilerine de uyarı olsun sol tükendi veya savundukları romantizmdir diyenler şimdi New York kentine bakıp da önce kendi dar kafalarındaki şoku kaldırsınlar.



