Kıbrıs iktibasŞener ElcilÇözüm süreçlerine giden yol - Şener Elcil

Çözüm süreçlerine giden yol – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

Birleşmiş Milletler’de Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının desteği ile 1964 yılında alınan 186 sayılı karara dayalı olarak, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni elinde tutan Kıbrıslı Rumlar, anayasayı değiştirmeden, devletin işleyişini tek toplumlu hale getirdiler.

Kıbrıs Türk tarafı devletten çekildiğini açıklayarak ve daha sonra da “Geçici Türk Yönetimi” adı altında oluşturduğu yapı ile ayrılıkçı tavrını sürdürerek bu yapılan değişikliklere onay vermiş oldu.

Akritas Planı” gereği tüm dünyaya isyancı toplum olarak gösterilen Kıbrıslı Türkler hem devletin dışında kaldılar hem de toplum olarak belli bölgelere hapsedildiler.

Türkiye’nin bilgisi ve onayı ile sürdürülen bu süreç aslında “toplumsal mağduriyet” üzerinden sürdürülen siyasetin ve Garanti Antlaşması’na dayalı Türkiye’nin adaya müdahalesini sağlanmasına yönelik bir strateji idi.

Kıbrıs Rum elitler ve özellikle Makarios bunu bildiği halde, Kıbrıs Türk toplumunu kazanma ve Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı altına çekme yerine, Enosis fikrine dayalı Helen milliyetçi tezlerini sürdürdüler.

Bu siyaset “Taksim” fikrini ortaya atıp, Türkiye’ye kabul ettiren İngilizlerin adayı bölmekle ilgili 1955’li yıllardan beri sürdürdükleri stratejinin başarısına önemli katkılar koydu.

1964’te Kokkina’da (Erenköy) yer alan çatışmalar, bölünme ve iki toplumun arasındaki düşmanlığı daha da kökleştirdi.

Devam eden gerginliği durdurmak ve siyasi dengeleri yerine oturtmak için bu defa Lefkoşa – Limasol anayolu üzerinde stratejik bir yer olan ve Günay Bey ismindeki TMT sorumlusu Türkiyeli subayı öldüren köylülerin yaşadığı Köfünye (Geçitkale) Köyü çatışma alanı seçildi.

1967 yılında, burada görevli “Çetin” isimli Türkiyeli subayın yaptığı provakasyonlarla Köfünye ve Ayios – Theodoros (Geçitkale – Boğaziçi) sakini 24 masum insan Grivas’ın örgütlediği milislerce kadledildi.
Bu provakasyonla;

1.TMT komutanı Türkiyeli subay Günay Bey’i öldüren köyün sakinlerinden 24 kişi Rumlar tarafından öldürüldü,

2.Bu ana kadar sesini çıkarmayan Türkiye, İngiliz ve ABD yetkililerinden aldığı destekle şiddetli bir tepki ortaya koyarak, ada üstünde savaş uçaklarını uçurarak, müdahalede bulunma tehdidi yaptı.

3.Adada 950 kişilik bir alay düzeyinde olması gerekirken, gizlice gönderilen Yunan Tümeni adadan çekildi.

4. Kıbrıs Rum Ordusu’nu anayasaya aykırı bir şekilde örgütleyen ve Makarios ile siyasi anlaşmazlık yaşayan General Grivas adadan ihraç edildi.

5.Bu çatışmalarda yaşanan vahşet yıllarca ders kitaplarına konu oldu ve iki toplumun ayrışmasını sağlayan nefret ve düşmanlığı körükledi.

6.Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarını işgal eden Akritas Planı kadrolarının, Kıbrıslı Türkleri isyancı olarak tanımlayıp, uyguladıkları ambargolar, barikatlar ve sıkı kontrol kaldırıldı.

7.Kıbrıs Sorunu diye bir soruna çözüm bulma maksatlı iki taraf arasında bir görüşme süreci Beyrut’ta başlatıldı.

Kıbrıs sorununu yaratanların kontrolunda bir görüşme süreci çatışma ve gerginliği durdurarak, insanları umutla yaşattığı gibi adada bulunan İngiliz üslerinin varlığı ile ilgili zaman zaman yükseltilen aykırı sesleri de susturmanın en etkili yoludur.

Görünüşte İngilizler adamızdan giderek, idareyi sorunlu bir yapıya devretmiş gibi görünseler de aslında, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni NATO’ya almayarak onu NATO üyesi garantörler üzerinden kontrole almışlardır.

Görüşme süreçlerini Birleşmiş Milletler sürdürmesine rağmen, başta İngilizler olmak üzere, NATO üyesi üç garantör ülke ve ABD herzaman masada olmuşlardır.

Bu yüzden Kıbrıs sorununun, Kıbrıslıların istediği şekilde çözülmesi mümkün değildir. Sürece baktığımızda, 1974 öncesi sunulan kantonal çözüm önerisi, 1974 yılı sonrası devam eden federalizme dayalı zirve görüşmeleri, 1980’li yıllarda BM Genel Sekreteri De Cuellar Belgesi, BM Genel Sekreteri Butros Gali’nin, “Gali Fikirler Dizisi”, Annan Planı, Gambari Süreci,11 Şubat 2014 Belgesi ve en son da Crans Montana Süreci’ni görürüz.

Geçen 62 yıllık süreçte, Kıbrıs Sorunu İngilizlerin destekledikleri Türkiye tarafından, daha da karmaşık hale getirildi.
Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın değiştirilmesi ile başlayan anlaşmazlık, bugün yetki paylaşımı, toprak, mülkiyet, Türkiye’den adamıza uluslararası hukuka aykırı taşınan nüfusun durumu gibi konulara çözüm bulmaya dayalı devam etmektedir. Crans Montana’da tüm bu sorunlara çözüm üreten Kıbrıslıların önüne “garantörlük engeli” çıkarılmış ve görüşmeler sonuçsuz bırakılmıştır.

Türkiye, İngilizlerin 1955 ‘te hazırladığı “Taksim” tezini bu defa “iki ayrı devlet” olarak masaya sürüp oyuna devam ederken, bir yandan da adamızın kuzeyini kolonize etmeyi sürdürmektedir.

Bu sürecin NATO’dan ayrı düşünüldüğünü sanıyorsanız yanılırsınız. TÜRKİYE ONLAR ADINA BURADADIR ve bu yüzden yaptıklarına göz yumulmaktadır.

Karar verdikleri ve çıkarlarına ters düştüğü anda da gidecektir.

Diğer yazıları

Dünya Siyasetinin Deneme Alanı – Şener Elcil

Dünya siyaseti ekonomi üzerine kurulmuş olup, tüm siyasi sistemler,...

Devlet Malı Deniz Yemeyen Keriz – Şener Elcil

Kıbrıslı Türkler geçmiş yıllarda Türkiye’ye, “Türkiya” derlerdi. Batılı tarih kaynaklarında...

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Üst-El – Şener Elcil

Başlığa bakıp, herkesin adanın kuzeyinde tüm olumsuz işlerden sorumlu...

Umudumuz Tufan! – Şener Elcil

Lozan Antlaşması ile Kıbrıs’ı, İngiltere’ye devreden Türkiye, İngilizlerin teşviki ile 1950’li yıllarda, tekrardan...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,967TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Emperyalizmin çıkmaz sokaktan kurtulma stratejisi – Prabhat Patnaik

Eğer neoliberalizm bu sürecin tersine çevrilmesini başlattıysa, Trump stratejisi...

Kamusal Alanda Aydının Rolü – Halil Karapaşaoğlu

İki binli yılların ilg başlarına gadar sanadcının, entellegdüelin, aydının...

Kıbrıs’ın bütün umutsuzları birleşiniz! – Neşe Yaşın

Biz ve onlar ikilemi sonsuza kadar sürecek bir çözümsüzlük...

“Βize Benzeyen Yabancılar” – Niyazi Kızılyürek

Bugünkü köşe yazımı Yorgos Frangos’un kitap tanıtımı etkinliğinde yaptığım...

Yaşam mücadelesi > nüfus mühendisliği – Gözde Bedeloğlu

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan...

1 Mayıs daha geride kalırken – Özkan Yıkıcı

dünyada bir gün vardır ki resmî kıskançlıktan sıyrılarak meydanların...

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Canlı yayın