yaklaşımlarÖzkan YıkıcıNereden baktığınıza bağlı: Yemen - Özkan Yıkıcı

Nereden baktığınıza bağlı: Yemen – Özkan Yıkıcı

Ayni tip eylem olur. Bazısı gündemde günlerce kalır, bazısı ise şöylesine geçiştirilir. Taraflı olmak işe işin tuzu biberidir. Yine başka açıdan: ayni ülke yaptığı bazı eylemleri abartarak da probagandalaştırırken, ayni tür ama başka yerde gerçekleştirdiği özü benzer durumlarr sonradan şöylesine geçiştirilir. Yapan kadar yapılan yer veya ayni eylemin istenilen şekliyle probaganda yapılma ikilemleri, insanların bilgi eksikliğine, duyarlılık istenen yöne yönlendirme kolaylıkları da uygulanmaktadır.

Yer Ortadoğu ülke Yemen.. eylemi yapan bildik ülke. Gazzedeki soykırında dahi uzun zamandır önemli tepki almayan, dilediği anda komşu ülkeleri işkal eden, istediği fırsatla birçok lideri katleden israildir. İsrail, bu defa Yemendeki başbakan Rehavi ile bazı diğer bakanları öldürdü. Ama bu defa önce sesiz kaldı, sonra da şöylesine haberleştirdi. Böylelikle konu çoğu yerde bilinmeden geçiştirildi. Oysa durum önemli: katledilen bir ülke yönetiminin hem de başbakanının da olduğu insanlar var. saldırıyı yapan İsrail. İsrail birçok lideri katleden, birçoğunu da sıkılmadan öldüreceğini açıklayan ülkedir. Öyle gizli saklı değil. Resmen göstere göstere katlederek, bağıra bağıra övünerek de propagandasıyla da psikolojik üstünlük sağlamaktadır. Ama Yemen başbakan konusu şöylesine şimdilik geçiştirildi.

Yemenin başka özelikleri de var. Husiler başkenti dahi elerine geçirdiler. Husilere karşı olanlar ise Amerikadan Sudilere varan kesimlerin desteğine karşın Yemende tutunamadılar. Ama gariptir batının önemli kesimi başkenti elde tutaan yönetimi değil de kendilerinin işbirlikçilikçilerine öne çıkarma hamlesi yapılıyor.

Peki İsrail neden hem de başbakanı da katleden eylemini yaptı. Aslında Yemendeki Husileri batı cenahı ve birçok arap ülkesi sevmez. Kimisi mezhepsel gerekçelerle, kimisi de siyasal tutumlar nedeniyle sevmiyor. Ama Yemenin tarihi gerçeklikleri vardır. Ülke kolay kolay işkal edilemiyor. İnild-tereden Osmanlığa hepsi bu sraıalamadan geçtiler. Genelde daha anti batı cepesinde duruyor. Hat da bir dönem Yemenin Güneyi sosyalist çizgide dahi bağımsı oldu…

Son dönemde Yemende iç savaşlar yoğunlaştı. Bir türlü batının istediği kesimler yönetimi ele geçiremedi. Amerika, Sudiler ve İsrail arada bir Yemeni bonbaladılar. Yandaşlarına yardım etmeğe uğraştılar. Hala güçleri yetmiyor. Bu arada Türkiyenin de bazı gemileri silah yüklü olarak bölgede yakalandı. Ama genelde bonbalamalar veya öteki gelişmeler Yemeni fazla öne çıkartamadı. Sadece anti Husicilikle müdahale gerekçeler oluşuyordu.

Bu denklem Gazze katliyamıyla bir anlamda kırılır gibi oldu. Yemen resmen Kızıl denizde israile giden ticari gemileri vuracağını açıklar. Filistine destek amaçlı olduğunu da ekler. Batılı güçler de misilleme yapacaklarını açıklarlar. Olaylar tırmandı. Yemen Kızıl Deniz koridorunda israile giden bazı gemileri füzelerle vurdu. Doğrusu etkili de oldu. Başta Amerika ve İngiltere, israili de katarak, onlar da yemeni havadan dövdüler. Birçok ekonomik tesisi ve sivil halkı katletiler. Ama iş döngüde kalıyordu.

Yemen, öteki arap ülkelerinin aksine israile füzeler de gönderdi. Yemenden israile füzeler ulaştı. İsrail de Yemen limanlarını veya elektrik santralerini dahi vurdu. Fakat, Yemende Husilere karşı olan işbirlikçi öteki kesimler yine de bu yapıyı geriletemedi. İş yemen ve bazı ülkeler ekseninde oynanmaya devam edildi.

Arada şiği kelimesi konulup, iran paranoyası damıtılarak durumu probagandalaştırıp haklılık zorlamasına girişildi. Yine de Husiler kızıl denizdeki israile giden ticari gemileri veya direk israile füzeler göndererek Filistine destek verdiğini açıklıyorlardı. Durmak için de israilin Gazzedeki saldırılarını durdurması şartını koşuyorlardı. Yine de Filistin desteği veya direk Amerika İsrail saldırılarına karşın, Yemen fazla konuşulmuyor.

Tam da kısır döngülü gelişmeler sürerken, bildik İsrail yine endi kuralıyla rolunu yükselti. Direk başbakan ile bazı bakanları alan saldırı yaptı. Bu tırmanış dahi eleştirilmeğe değer. Olmadı. Neden mi Husi kelimesi ve Şiği olma yanında resmen israile karşı durmanın da bedelini Yemene ödetiliyor.

Bir düşünün: kelimelerin olaylardaki yapanların ismini örtün. Bir ülke başka bir ülkenin hem de başbakanını katlediyor. Ama bolca gündem olan ülke olmasına karşın, haberler birkaç gün sonra şöylesine geçiyor. İşte sistemin karanlık yolarında bizi saptırdığı yön bu.

Sözün özü, Yemendeki yönetim Husilerin elinde. Husiler iç savaş öncesi de kualisyon ile seçim yapmayı kabul eden taraftı. Ama ne komşuları arap ülkeleri, nede batılı emperyalistler bunu dahi kabullenmediler. Tetikledikleri iş savaşa havadan saldırılarla da direk destek verdiler. Husilerin israile karşı durmaları, Filistini direk destekleyen nadir kesimlerden olmaları, isimleri hep karşıtlıkla anıldı. Onlara karşı yapılan saldırılar probaganda ihdiyacı dışında pek yer bulmadı. Hat da gün geldi Yemene ekonomik abluka uygulayıp açlık ve hastalıklardan binlerce insan da öldü.

Özetlemeğe çalıştığım Yemen, son başbakanının da vurulması saldırısında dahi fazla öne çıkmadı. Herkesin bir Yemen macerası var. başarısızlıklar da önemlidir. Ama yine de Husilere iran, Şiği koyarak onları sanki aşağlatıyorlarmış algısına baş vurmaktadır.

Husilerin yapabilecekleri malum. Yine de uğraşıyorlar. Hizbulahın aldığı darbeler, Suriyede Esatın gitmesi, Ortadoğuda israile karşı cepenin epey zayıflamasını getirdi. Şimdilik direk eylem yapam Yemenli Husiler. İsraile karşı olmak demek, karşı cepeği karşına almak demektir. Bakalım cinayetlere başlayan İsrail, başbakanı dahi öldürürken, devamında hangi dah yoğun saldırıları gerçekleştirecek?

Kötü olan öteki gelişmelerden daha az haber alanında yer bulma handikapı olmasıdır. Birkaç gün öncesinin katli, ancak şöylesine haber oluyorsa, Yemeni fazla öne çıkarmama politikasının olduğu da kesindir. Ama oyun Ortadoğuda oynanıyor. Masa geniş. Bakalım ordan oraya saldıran İsrail Yemende hangi alicengiz kurallarına baş vuracak?

Diğer yazıları

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Dünya Siyasetinin Deneme Alanı – Şener Elcil

Dünya siyaseti ekonomi üzerine kurulmuş olup, tüm siyasi sistemler,...

Canlı yayın