yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKısır döngümüzde, seçim dönemine girerken - Özkan Yıkıcı

Kısır döngümüzde, seçim dönemine girerken – Özkan Yıkıcı

Her seçim sürecine girerken, şu veya bu şekilde ayni tekrarın da ihdiyacı oluşur. Genelde seçimler başlarken veya sonlanırken, şöylesine olsa da hep belirtiyorum. Seçim sürecine giriliyor. Sonra da sonuçlar alınıyor. Nedense ilhaklaşma sürecimi yoksa alışkanlık kültürleşmesimi fazla dikat etmem. Seçim yasakları özellikle başlarken, bazı gelişmeler olur. Seçim sürecinde de tekrarlanır. Nedense seçim yasaklarına girince, normal koşullarda yaşanan, yapılan eleştiriler pek dikate alınmaz. Kazanmanın önemli iki yüzlü tutumları adeta patlar. Seçim bitince de bu defa seçim sürecinde yaşananlar sıfırlanır. Bazı ufak itirazlar ise sonradan buharlaşır. Örnek mi Tatarın başbakanlıktan sonra yaptığı istihtamlar vardı ya: mahkemelere de baş vurulduydu. Karar da alındı da süresiz ertelendi. Ertlenmeğen ise resmen yasadışı olan istihtamların devam edip normalleşmesidir. Şimdi seçim yasakları başlarken dönemine dek kimsenin sorularına dahi uğramayan olay haline getirildi.

***

Ülkemizin ksır döngüsünün sıçrama veya başka alana geçiş günlerini yaşıyoruz. Yaklaşan saray seçiminin hesapta seçim yasakları da başladı. Başlamadan önceki gelişmeler ise hiç de yabancısı olmadığımız, fakat artık normalleştiği için de fazla itirazı bulunmayan davranışlardır. Koltukçuların nasıl bir paylaşım, yandaşlama ve gelecek düşündüklerinin resmi yeniden paslanan fotoğraf makinesinde çekiliyordu.

Herhalde seçimler denecek de istihtam olmayacak kuralı yoktur. Yandaşı veya muhtemel oy getirecek kesimlerden seçilenler, geçici adıyla işe alınıyordu ve şimdi de alındı. Adı geçici, partili gömlekli de olunca kamudaki ihdiyaca göre değil alınanların rahat olup seçimde çalışacak olanakları daha iyi kulanacak yerler elbet tercih meselesidir. Tabi ondan sonra da iş gelir torpili alınıp sınavsız kişilerin de ötekiler gibi normal hakları denilecek. Oysa işe alınırken, normal şartlar, sınav değil yandaş olup kulanılma uyrukçuluğuna önem verilmektedir. Hiç unutmam, rahmetli arkadaşım ilter insan posta dayresinde şube amiriydi. Yine seçim süreciydi. Posta dayresine de birçok geçici insan işe alındı. Ama kimse mektup dağıtmıyordu. İlter tutup bazılarına mektup dağıtmalarını söyledi. Onlar da hakaret edercesine davrandılar. Dönemin bakanına konuyu aktardı. Verilen talimatın dinlenmediğini söyledi. İlgili koltukçunun yanıtı normalin de ötesindeydi: “bunlar delegedir. Onun için masa başaında kalacak” dedi.. yine seçim döneminde ansızın vatandaşlık yapmalar hızlanır.istisnayi yurtaşıklar da rakamsal yükseltilir. Bir anda epey yurttaşla seçim döemi güzelleştirilir! Bu defa da ayni bilgiler çıktı. Fakat, artık alışılmış eksene gelen muhalefet, yeni külliyeye gidişata taş konulmaması için ses çıkarmadı. Seçmen sayısı da kabarıyor haldedir.

Tabi başka niymetler de var. bol Ti izmi verilir. Öye  ihtiyaç falan kuralından çok yandaşlama pastasından tatma şeklindedir. Nitekim arada bir bazı alınan taksi izinlerinin başkalarına kiralanıp yeni rantlar da oluştuğuna hep raslanız. Tabi araç kiralama veya başka ulaşım alanındaki izinler de ansızın rakamsal yükselme gösterilir.

Birbaşka olay da ganimet tipi yağmanın mülkiyet ayağıdır. Onca uluslarasılaşan davaya rağmen, eldeki rum mülkiyetleri değişik isimlerle dağıtılmaya hız verilir. Kırsal arsadan tutun belirli yatırım alanı veya açıkça kiralayarak belirli kesime verilir. Amaç bu yol ile oy tavlamaktır.  Bu defa da hem de asronomik şekilde kırsal arsa dağıdıldı. Ama kuşkulu bir simgeyle…

Yetmiyor, kimisi de af bekler. Arıklı ilk bonbayı patlatı. Trafik cezalarının puanları silinecek.. vergi konusunda elaaltı veya açıktan bağışlamalar da normal haldedir. Yapılması gereken öğretmen tayinleri gibi sınavlı durumlar yapılmaz. Oluşan boşluğu da geçici adıyla dilenen kişiler atanarak oy hareketi hızlandırıldı.

Önemli rüşvetlendirilen yoksuluk da var. her seçim dönemi bazı kesimlerin hesaplarına değişik isimlerde para yatırılır. Dayanışma veya başka isimle katgı denilip, doğrusu seçimde oy yoksuluk idare şekli olarak yapılmaktadır.

Dikat etinizmi: Türkiye boyutuna fazla değinmedim. Gerçi birçok karar artık burada olan TC danışmanının aklıyla yapılmaktadır. Yine de bazı uyarılar için görülmeyen şekliyle bu defa tıpkı öncekinde başlandığı gibi Türkiye yetkilileri resmen ziyaretden gezilere artık müdahalede kendini gösteriyor. Müdahale ile eylim dahi değiştirildiği, geçen seçimde yaşandı. Bu defa açık açık seçim gezileri yapan yetkililere karşın itiraz eden merkezi eksende pek kimse yok. Acaba beni desteklermi beklentisi, onlar olmadan kazanamam normaleşen tutumlar, artık eskiden itiraz duyduğumuz davranışlar söylenmez. Sanki normal havada, bağımsız şekilde seçim süreci geçilme havası yaratılıp kendine fırsat beklenmektedir.

Cevdet beyin gelişi, yatırılan onbin TL veya köy ziyaretleri hepsi seçim havasına kasırga işaretli ilk başlangıçtır. Zatem  ülke gerçeklerini azçok bilen, burada demokratik seçim falan olmadığını bilir. Ta eskiden Dokdor Küçüğü yemeler, Ahmet Berberoğlunun çektirilmesi, çalınan Ziha Rıskı seçimleri hikayeleri nedense akla pek gelmez. Yine geçen seçimdeki Mustafa Akıncının başına gelenler dahi canlı olması gerekirken, çoktan unutuldu. İkili kısgaçla ses yükselterek probaganda algıları boşaltılarak cihalet ile hamasi havalarda dolaşıp sürmeğe başladı.

Yeniden bu rüzgar esecek. Fırtına dahi oluşacak. Ama seçim bitince de herşey unutuup eski havaya gelinecek. Hele de son günleri veya cumartesi gecelerindeki pazarlık baskıları nedense seçim hemen sonrasında bile konu edilmez haldedir. Nedersek diyelim: yeni döngüye girdik. Tünelde ışık yok. Yok da karanlıkta kimin eli kimin cebinde de belli değil. Oyalanacak ve iç kargaşayla Türkiye gerçeğinde günler akıp ekim ayının ondokuzuna dek gidecek. Yapamayacaklarını söyleme veya yapmadıklarını yaptık diye dilleri döndükçe kelime arayıp anlatma peşindeki kısgaçta sıcak havanın da hararetiyle hayat akmaya devam edecektir. Sömürgesel ilhaklaşma koşullarının ta kendisinin de aynasında seyretmeye meraklılar bakıp da kahrından ne diyeceklerini bilmeyecek hale düşecekler. Tarihsel gerçeğimizin bugünündeki bunaltıda debelenip kalacağız.

Diğer yazıları

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Canlı yayın