yaklaşımlarÖzkan YıkıcıHolanda gelişmeleri ile krizler çağrışımları - Özkan Yıkıcı

Holanda gelişmeleri ile krizler çağrışımları – Özkan Yıkıcı

Kapitalist sistem içinde, size birileri insan hakları veya demokratik olma koşullarının en iyi hangi ülkeleri bilirsiniz deseler, Holanda sayılacak ilkler arasında. Ayni zamanda, yayınlanan sistem değerledirme raporlarında sosyal refahtan insan haklarına yine Holanda baş sıralarda yer alır. Yine ayni zamanda ülkemizde de gerek öğrenim gerekse daha iyi yaşam için >Holanda tercih edilen önemli ülkelerden birisidir. Özellikle insan haklarından yabancılara karşı tutumlarda ülke epey övülen şekildedir.

Peki: saydığımız bu görünümlere rağmen size son gelişmeleri özetlesem nedersiniz: örneğin son krizden başlayalım. Holanda hükümetinde kriz çıktı. Yeni sözleşme merkez partisi hükümetden ayrıldı. Dışişleri bakanı, Holandanın israile silah satmamasını ve Filistin devletini tanımasını önerir. Böyle bir kara almak ister. Hükümet ret eder. Böylelikle dışişleri bakanı ile sekiz diğer bakan hükümetden ayrılır. Hükümet daha da azınlığa düşer.

Zaten, ekimin yirmidokuzunda erken seçim kararı var. son istifalarla da hükümet daha bir azınlığa düştü. Kısa zaman önce ülkenin birinci partisi olan Özgürlük faşist partisi de ayrıldı. Nedeni göçmen karışıtı olma ile oluşan ayrışmadır. Bir anda taplo soyumutlaştıkça daha da Holanda ezberini bozan renkle karşımıza geliyor. Kualisyondaki dört parti de sağ eksenli. Üstelik ençok sandalyesi olan faşist Özgürlük partisi de vardır. Yapılan son seçimde faşist parti birinci sırada çıkar. Genelde faşist aşırı ırkçı partiyle hükümet kurmayız ezberi bozulur. Öyle bozulur ki ilgili partiyle hüküümet kurulur. Bir farkla en büyük partiye aşajanlık verilez. Vakanlık verilir. Ama söyenen laflar yutulur. Faşist ırkçı partiyle hükümet kurulur. Dışarıda sol brakılır. Ama pamuk iplikli hükümet faşist partinin göçmen karşıtlığı sonucu ilk fireği verir. Sonra israilin soykırım politikası destekleme çizgisi de bozulur. Yeni fireyle yine de Holanda seçimlere azınlık hükümetiyle gidiyor.

Önemli başka tuhaflık da şu: Başbakan Deligöz Türkiye kökenli. Ama göçmen karşıtı hükümetin de başbakanı. Demek ki kimlik etniklik düşüncesinin siyasal gerçekliği vir değildir.

Buraya kadar özetlenen son gelişmeler, Holanda yönetimindeki sağ gerçeklik ile faşizmin kolayca kabullenme durumu tartışılmazdır. Holanda resmen sağ ekseni çizgide. Üstelik erkesin ezberinde olan, kriterlerde övülen ülke, siyasal erkinde tam aksi yer almaktadır. Ama bilgisizlik ile algı tutsaklığı sonuçta bazı yanılmalara da adaydır. Bir yanıyla en iyi insan hakları ülke denilirken, göçmen karşıtı faşist partinin birinci sıraya dek gelen kitlesel desteklilik elbet çelişkilidir. Ama siyasal yöneliş iki ayaklı bir acı durumu da yansıtıyor. Göçmen karıştlı ırkçılıkla yeni faşizim dalgası ile soykırımın yapılmasına dahi tavır koyamayan dış siyasal duruş. Bir anda Holanda ezberi ile öteki gelişmeler kendince tersliklerle doludur.

Holanda bir yanda hoşgörülükle övülür. AB içindedir. Ab politikasının ençok direnip uymama peşinde olan kararlar ise yabancı tutumudur. Holanda dahi şu veya bu nedenle olsa da AB yapısını eleştiren devletdir. Sağ cenah yükselirken, faşist parti tartışmasız son seçimde birinci gelip başbakanlığı almasa da hükümet olan konumuyla, ülke dünyadaki dalgalanmadan nasibini aldı. Tabi göçmenlik konusu, yabancıya bakma ile ülke içi oluşan kültürleşme sol seçenğin de zayıf olma sonucu, faşizim böylesi insani demokratik koşullara rağmen faşizim gelişiyor. Siyasal erkte etkisini gösteriyor. Son seçimlerde Holandada en güçlü sağ dönemin yaşanması tesadüf değildir.

Şimdi merak edilen, yirmidokuz ekimdeki erken seçimlerdeki taplonun devam edip etmemesidir. Ama başbakan olan Deligözün dahi Liberal parti çizgisi de gösteriyor ki krizler ve belirsizlikler sol sınıfsal çizgi güçlü olmadıkça, boşluğu faşizim dolduruyor. Holanda gibi ülkede bunların yaşanması ile önemli ders alınacak gerçektir. Hem de acilen konuşulması da şart.

Diğer yazıları

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
826AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yaşam mücadelesi > nüfus mühendisliği – Gözde Bedeloğlu

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan...

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Canlı yayın