yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBirkaç söz de benden - Özkan Yıkıcı

Birkaç söz de benden – Özkan Yıkıcı

Son hem de Amerikaya dek gidilip “yapılan görüşmeler” içi kof olarak çıktı. Ama diplomatikpsmoderincilikle onca içi boşlluğu adeta ek kelimelerle “başarı” dahi deniliyor. Son dönemin emperyalist diplomasi örtü gerçeği bu defa Kıbrısta denendi. Doğrusu da tutuyor. Her taraf memnun gibi! Herkes dilediğini söylüyor, kendie göre başarı hikayesi malsalaştırma yapmaya uğraşıyor. Ama sonuç sıfır elde sıfır. Hat da gelişme olmaması ile var olan yapının daha da kökleşerek devam etmesi, şu andaki koşulların dahi olmayacağını gösteriyor. Buda önümüzdeki ayni isimli görüşmelerin daha da içi boş ve daha da geriye düşmesine yardımcı olunacak. Artık çözüm kelimesi var olanı kurtarmak ile kendini yasalaştırma ikileminde sıkışıp kalacak. Ama silikleşen B.M. kuruluşu ise en kirli savaşta dahi efsanesi okunmazken, öyle tehlikesiz ile dilenen dil ile diplomasi oyunu söyleyen gündemle iş yapmış olmaktadır.

Acı bir paradoksal resme bakalım: daha kısa zaman önce, B.M. filistin raporteri bir rapor hazırlar. Filistindeki olanları anlatır. Gazzze katliyamı ile batı Şeryadaki yerleşim uygulamalarıyla Filistin soykırımı belgeliyor. Rapor konseyde sunulacaktı. Rapora kızan İsrail ve batılı ortakları gecikmeden baskı yapar. Şimdi bizim “liderlerin” övdüğü Guteres, ayni diplomatik kuralla bakmadı. Hemen raporu hazırlayan Albanesi görevden alır. Böylelikle bir katliyam soykırım raporunu hazırlayan görevli görevden uzaklaştırılıyor. Halbuki Kıbrısla raporların suya sabuna dokunmadan, hat da olmamasına karşın ilerleme ile hoşgörüden söz etme yalanına rağmen, bu duruma övgüler dizilir. Temaslara devam denilmektedir. Bu iki örnek bize neden Gazze katliyamı, Sudandaki iç savaş, Suriye kıhyımları dururken Guteres ve birokratları hep Kıbrıs temaslarıyla görüşme demelerini daha kolay anlatıyor.

Risksiz, herkesi hiçbirşey olmadan boş sözlerle memnun eden koşullar elbet aranıp da bulunamayan oertamlardır. Onun için onca kaytliyamlı sorunlar varken Guteresin temasları görüşmeleri duyulmazken, ikidebir Kıbrıs duyulması tesadüf değildir. Makyajlı seçenek olarak seçilmektedir. Riski yok, dilenen yalann söylenir. Konu mmasadan kaçıp kaçmama temelinde merkezeliştirilir.

Son Kıbrıs ve garanytörlerinin görüşmesi de bunnlardan biridir. Ne tesadüftür ki ayni günler tarihi Yunanistan cuntasının darbesi ile Türkiyenin adaya çıkıp direk yerleşmesinin de yıl dönümlerine raslıyor. Bu konuda bir kelime dahi yok. Sorunu yaratanlarla çözüm arama acayipliği alır başını gider. Tabi eklemeden olmaz: İngiltere yakın jgeçmişi onaylamanın dışında siyasal miarisinin de harcını koyduydu.

Bu görüşmeler epey kısır geçti. Bir kapı aşma dahi sonuca bağlanmadı. Üstelik herkes kendi şarkısını bozuk akorla okuyup başarı hikayesi yazdı. Tabi ki K. Kıbrıs daha bir teslimiiyetin resmini de çekti. Fidanın Tatarın omuzuna koyduğu el ve görüşmelerden çok Türkiye teşekkür mesajları liderlik lafının nedenli içerikli olduğunu da sorgulamaya yetiyordu. Zaten artık beklenti de olmadığı için, fazla gündem de olmadı. Sadece kimisi tatmin için konuştu. Ben daha iyi yaparım algıları dolaşıma sokuldu. Ana bir insani kapı aşmada dahi kocaman beşli ile genel sekreterin marifeti yetmedi. Yine de birşeyler bulup konuşuldu. Tam bir günümüz Kıbrıs ile onu denetleyen güçlerin resmi çekildi.

Bu koşullar umutları yok ediyor. İlgiği azaltıyor. Boşuna görüşme imajı artıyor. Brakın Kıbrıs sorununa bakışı, en basit konu dahi aşılamıyor. Ama Guteres ve birokrasisi ısrarla Kıbrıs diyor. Bakalım bu iş nereye dek sürecek. Süren elilerin sömürgesel stratejik sömürge projesinin sancısız devamıdır.

Diğer yazıları

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Canlı yayın