iktibasCeren ErgençAvrupa, Çin’den de ABD’den de umduğunu bulamadı -Ceren Ergenç

Avrupa, Çin’den de ABD’den de umduğunu bulamadı -Ceren Ergenç

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Geçtiğimiz hafta AB-Çin zirvesi 24 Temmuz’da gerçekleşti. Zirvede, Çinli şirketlerin Avrupa pazarlarını işgal etmesi, nadir toprak elementlerini ithalinde Çin’in Avrupalı sanayicileri parmağında oynatması gibi konularda bebek adımlarıyla ilerleme kaydedildi. Hemen arkasından 27-30 Temmuz tarihlerinde Çin’le ABD arasında gümrük vergisi pazarlıkları gerçekleşecek ve 1 Ağustos’ta da Trump’ın Avrupa’ya gümrük vergileriyle ilgili verdiği süre dolacaktı. AB, ABD’nin Çin’le bir anlaşmaya varmasını beklemeden 27 Temmuz’da yüzde 15’lik tek taraflı gümrük vergilerine razı oldu. Bu ödünde ABD’nin NATO’dan çekilmemesi umudu da elbette başat rol oynuyor ama iki dünya lideri ülkeyle arka arkaya yapılan bu toplantılarda AB’nin güçsüz konumu, sanayisi olmayan ülkelerin/bölgelerin artık tüketici pazarları büyük dahi olsa küresel konularda söz hakkını yitirdiğine işaret ediyor.

Geçtiğimiz hafta, AB’nin kafa karışıklığını irdelemiştik. Çin’e sanayi ürünlerinde, ABD’ye ise hizmet sektöründe bağımlı olan AB, iki süper güç arasında kaldığı bu ortamda kendi içinde de bölünüyor. Örneğin, Almanya serbest ticareti savunurken, Fransa sanayiyi koruma yönünde bir çizgi izliyor. İspanya gibi ülkelerin Çin’le daha dengeli bir ortaklık kurma çağrısına rağmen, AB-Çin zirvesinden somut bir sonuç çıkması zor görünüyordu. ABD’nin Avrupa’yı Çin’e karşı baskı altında tutma stratejisi, iklim hedeflerinden ticaret düzenlemelerine kadar birçok konuda anlaşmazlıkların arka planında yatan neden demiştik.

24 Temmuz’daki AB-Çin zirvesi öncesinde AB oldukça kararsız bir görüntü sergiledi, ancak zirvenin sonucu Brüksel adına mütevazı bir kazanım oldu. Elektrikli araçlar gibi yükselen teknoloji sektörlerinde Çinli şirketlerin Avrupa pazarlarını istila etmesi ya da Çin’in Ukrayna konusunda AB’nin tutumuna tam destek vermekteki isteksizliği gibi temel meselelerde herhangi bir ilerleme sağlanamadı. Zirve sonrasında hem Çin’in hem de AB’nin tarifeler üzerine müzakerelere başlayacak olması nedeniyle, Trump yönetimine karşı ortak bir tutum belirlenmesi de mümkün olmadı.

Buna karşın, iklim değişikliği konusunda yayımlanan ortak açıklama, AB ve Çin’in bu küresel yönetişim alanında liderlik rolünü sürdürmeye devam edeceğini gösteriyor. Bu olumlu bir gelişme, çünkü ‘Brüksel etkisi’nin hâlâ geçerli olduğunu ortaya koyuyor. Brüksel etkisi, yeni teknolojiler ve küresel meselelere dair AB düzenlemelerinin uluslararası örgütler, ortak ülkeler ve hatta Çin gibi rakipler tarafından dahi çoğu zaman örnek alınması anlamına gelir. Benzer şekilde, nadir toprak elementlerinin Avrupa’ya ithalinde çıkacak sorunları çözmek için iki taraf arasına bir mekanizma kurulması konusunda prensipte anlaşıldığı söylendi. Bunlar AB’nin yeniden sanayileşebilmek için zaman kazanabileceği düzenlemeler. Bir diğer gelişme de, AB’nin Çinli şirketlerin Avrupa tüketici pazarları neredeyse tekellerine almasının Çin’in Avrupa’ya karşı kasti bir politika olmadığını, Çin’in üretici pazarlarının dengesizliğiyle ilgili bir durum olduğunu kabul etmesiydi. Bu, AB’nin Çin’e gümrük vergisi uygulamaması anlamına gelecek mi -özellikle ABD’nin tek taraflı gümrük vergilerini kabul etmek zorunda kalmışken-, bekleyip göreceğiz.

AB, krizden kaçınmaya çalışsa da bu durum uzun vadede sürdürülebilir değil; Avrupa’nın kendi stratejik rolünü netleştirmesi ve çifte bağımlılıktan kurtulmak için somut adımlar atması gerekiyor. Küresel üretim ağlarına eklenmekte ulusal sanayi politikaları Türkiye gibi çeşitli bölgelerin kesişimindeki ülkeler için de önemli. AB de Çin ve ABD’yle ilişkilerinde komşu ve aday ülkelerin tavırlarını da hesaba katmak zorunda.

Diğer yazıları

Çin’e alternatif üretmek için yapılan ittifaklar kimin işine yarıyor? – Ceren Ergenç

AB, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Kanada ve Avustralya gibi...

Çin’e içeriden ve dışarıdan bakmak – Ceren Ergenç

Çin’in adı artık tüm uluslararası krizlerde tepkisi merak edilen...

Çin’in İran’la ABD arasında çifte hesabı – Ceren Ergenç

Geçtiğimiz cumartesi sabahı ABD ve İsrail’in ortak operasyonunda Tahran’ın...

Orta güçler ittifakı yeni ‘üçüncü dünyacılık’ mı? – Ceren Ergenç

Dönüşen küresel dinamiklere ayak uydurmaya çalışan Avrupa’ya ayak uydurmaya...

Çin’in müttefikleri yok, stratejik ortakları var – Ceren Ergenç

2000’li yıllarda Çin’in yükselişiyle Batı dünyası, Çin yerleşik dünya...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
826AboneAbone Ol

Son eklenenler

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Canlı yayın