18 Ocak 2026, Pazar
8.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÖzkan YıkıcıTrump'tan Musk'a politik dans - Özkan Yıkıcı

Trump’tan Musk’a politik dans – Özkan Yıkıcı

Pek de fazla alışılmayan bir dönemden geçiyoruz. Bunda salt krizler değil, seçilen liderler ve kurulan ittifaklar yanında kullanılan dilin de anormalleşmesine çoktan alıştırıldık. Olay eğer Amerikada geçmese, neler söylenecekti neler. Aşağılamadan gericiliğe varan cihaletlel-rle süslenen laflar gırla uçuşacaktı. Ama yer Amerika. Üstelik olay düne dek ittifak halinde olan kişiler arasında geçiyor. Amerikan yönetiminin tepesinde oluyor. Ekonomik güçlerin adeta çözülme krizindeki duruşlar ortaya saçılıyor. En net olanı ise siyasetin sermaye eksenindeki son ulaşılan durumunu tartışmasız anlatmasıdır.

Yer Amerika. Emperyalist sistemin hala en güçlü devletinden söz ediyoruz. Birçok sermaye merkezileşmesinin da odağı. Onun için konu önemli. Öyle önemli ki düne de itifak halinde seçimi kazanan iki liderin krizi olarak ortaya serildi. Sermaye bileşenlerin iki kanadının adeta rekabeti ile siyasal hesaplarının havada kopuş olarak çözülmesidir.

Yeniden konuyu anlama bakımından birkaç söz edecem. Çoğu küçümsesede farketmez. Siz sınıfsal bakışı mutlaka unutmamanız ve deyerlendirmede dikat etmeniz şart. Sınıfsal bakıştan yoksun olunca da olayı kişisel ve eksik yakalamaktan kurtulamazsınız. Yine salt sınıfsal değil egemen blok sınıf çelişkilerini de iyi bilmek önemlidir. Enson olarak da yaşadığımız kapitalist sistemin işleyişi ile onun son aşaması olan emperyalist çağda olmamızın koşullarını da incelemelerde mutlaka gözetmeliyiz.

Solda olmanın ve Marksist yöntem kullanmanın önemi burada yatıyor. Salt kişisel ve laflarla yetinilirse konuyu epey dışta bırakmış olursunuz. Nitekim herkes Trump ve Musk’ın kişilikleriyle uğraşırken, öz kaçırılıyor. Olayın sermaye çelişkisi, kapitalist dünyadaki gelişmelerden soyutlamanın acizliği ortada dolaşıyor. Marksistler ve önemli sol konuyu bu açıdan doğru yakaladı. Kimisi olayı “beton dijital” çelişkisi olarak yorumladı. Bazıları ise geleneksel kapitalizm ile dijital kapitalist çelişkilerine indirgedi. Silikon vadisi ile emlak ikilemiyle de ele alanlar da oldu. Sonuçta sermaye içi sınıfsal kapitalist özle olaya yaklaşıldı. Trump, emlak zengini ve batona yatırımla güçlenen, Musk ise Silikon vadili dijital gelişmenin sermaye temsilcisidir. Bunlar ittifak yapıp başkanlık seçimini Trump’a yeniden kazandırdı.

Bazı Amerikan ekonomisleri ise olaya “ikinci ve üçüncü dalga” kuramıyla çoktan yaklaştı. Seksenlerde bu konuda kitaplar dahi yazıldı. Sanayi devrimli ikinci ile dijital teknolojik dalga üçüncü ikilemi ortaya konuldu. Bunların çelişeceği de ta ozamandan belirtildi.

Neden bunları yazıyorum: çünkü Amerikada kutsal ittifakla seçimi kazanan Trump ve Musk şimdi birbirine girdi. Basit kişilik kavgası veya kullanılan dile bakarak cihalet diyemeyiz. Olayın patladığı yer yine sermaye içi çelişki kuralında oynamadır. Trump, son vergi yasasıyla dijital alana ve elektrik arabalarından iletişim ağına yeni vergiler koyacağını açıkladı. Buda ortağı Musk’ı adeta parlattı. Musk buna hemen karşı çıktı. Eldeki bazı dosyaların neden açıklanmadığını belirtip, Trump’a gönderme yaptı. Durum tırmandı. Şimdilik köprüler atıldı. Elbet bu sermaye içi denklemi de etkileyecektir.

Trump betona yatırım yapan, kirli enerjiği kullandırtan, iklim bozulmasına inanmayan, fosil yakıtları serbest bırakan, benzer sektör kollarını genişleten tutumlar geliştiriyor. Oysa Musk tam aksidir. Elektrik arabalar gibi dijital teknolojik yatırımlarla güçlenmeğe çalışıyor. En önemli net resim ise sistemin hem de en güçlü ülkede sermayeyi yönetecek, dünyayı şekillendirecek liderlerin en basitiyle kullandıkları dildir. Dün itifakcılar şimdi birbirine ağıza alınmayacak lafları sıralıyorlar.

Tekrar edecem: olay basit sömürge, geri bıraktırılmış diktatörlük ülkede olmuyor. Sistemin en önemli güçlü ülkesi Amerikada yaşanıyor. Çelişkinin etkisi yanında siyasal en hafifiyle kullanılan dilin dahi ne kadar gericileşip bayatladığını da kanıtlıyor. Boşuna artık kapitalizmin çöktüğünü, gericileştiğini anlatmaya uğraşmıyoruz. Emperyalist çağdaki tıkanış otoriterlik ve kriz üretmenin ötesine geçemiyor. Son Musk Trump ekseninde de en yüksekteki yerde yaşayarak hayat kanıtlıyor.

Diğer yazıları

Kıbrıs pencerelerinden içeriye sızanlarla – Özkan Yıkıcı

Bir Lefkoşa gecesine daha girdim. Bugünkü tuhaflık, ama ileride...

Grönlandlı Olsaydım – Özkan Yıkıcı

Şu anda elbet ben Grönlandlı olamazdım. Bırakın olmayı, oraya...

Emperyalist gangsterlik dönemi mi? – Özkan Yıkıcı

Özellikle ikinci Trump dönemiyle tırmanan müdahale stratejisi süreci hızlandırıldı....

Gevezelik yapar gibi olup gerçeklerle harmoni düzenlemesi – Özkan Yıkıcı

Yeni yıla girdik. Dünya kaynıyor. Emperyalist çağın neoliberal süreci,...

Sorun İran’la başlarsa – Özkan Yıkıcı

Gerçekten, bazı ülkeler vardır ki adı dahi duyulunca okyanuslaşır....
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,997TakipçilerTakip Et
761AboneAbone Ol

Son eklenenler

Chávez’den Maduro’ya: 21. yüzyıl sosyalizminin yükselişi ve çöküşü (2) – Özgür Orhangazi

Chávez döneminde uygulanan ekonomi politikaları, petrol gelirlerinin yeniden dağıtımına...

Venezuela, MAGA ve Çin – Cihan Tuğal

Orta büyüklükte bir ülkenin cezalandırılması Trump’ın hanesine yazılan bir...

Kıbrıs pencerelerinden içeriye sızanlarla – Özkan Yıkıcı

Bir Lefkoşa gecesine daha girdim. Bugünkü tuhaflık, ama ileride...

Diktatörler gitsin ama! – Yücel Vural

Dünya’nın büyük bir bölümünde büyük bir karmaşa yaşanıyor. Bunun adını,...

ABD ile Avrupa arasında ‘Grönland savaşı’ mı çıkacak? – Yücel Özdemir

ABD Başkanı Trump geri adım atmadığı takdirde “Grönland sorunu”,...

TRT nefret kuşağı: ‘Gökkuşağı Faşizmi’ – Gözde Bedeloğlu

2015 yılında ilk kez polisin plastik mermi, biber gazı...

Grönlandlı Olsaydım – Özkan Yıkıcı

Şu anda elbet ben Grönlandlı olamazdım. Bırakın olmayı, oraya...

Canlı yayın