yaklaşımlarÖzkan Yıkıcıİran, İsrail ile ABD ateşkes buluşmanın şerefine - Özkan Yıkıcı

İran, İsrail ile ABD ateşkes buluşmanın şerefine – Özkan Yıkıcı

Genelde kavramlar çoğukez istenilen şekle sokulma becerisi epey yaygınlaştırıldı. Nitekim daha son kısa zaman önce ilan edildiği söylenen ateşkesin de bir yanı sarkmaktadır. İran ve İsrail arasında ateşkes denilmektedir. Oysa enson olarak direk Amerikanın da savaşa müdahale etiği yaşandı. Üstelik savaşı da sıçratan boyutu da oldu. Savaş salt İsrail iran arasında değil, Amerikanın saldırması ve iranın olanakları ölçüaünde resmen bölgedeki Katar ve ıraktaki ABD üstlerini vurarak yayıldı. Him nükler alanlar hedef oluyor hem de başka ülkelerdeki üstler vurularak, alan genişletme ile güç oranı tırmandırma hamleleri birlikte yerine oturdu.

Fakat peşinden iki olgu adeta vbirbirini tersler gibi devam edildi. Savaş ivmesi yükselip alan genişlerken, birden ateşkes ilan edildi. İkinci ters gelecek olgu ise onca probagandalaşan Amerikan saldırıları ve iranın karşılık verme hamleleri, sunulan provaganda algıları derecesinde oluşmadığı da kavrandı. Öyle ki enson üretilen bonba ile vurulan nükler yeraltı tesislerinde zararın pek olmadığı anlaşılıyor. Önce sızıntı olmaması ve ardından saldırı öncesi ilgili yerlerin boşaltıldığı görüldü.

Peşinden gelen iran saldıerısında ise bizat Trumpun teşekkürü ile anlaşıldı. Bir kirli savaş anlaşma belgesi gibiydi. Trump irana olayı önceden bildirdiği için tewşekür ediyordu. Bir Amerikalı dahi zarar görmediği belirtildi. Oysa her iki gelişmede de en moderin slhalar kulanıldı. Korkunç zararlar verme gücüne sahiptiler. Ardından da daha ne olduğu tam anlaşılmadan da bizat Trumpun da açıklamasıyala ateşkes ilan edildi. Halbuki ilandan önceki demeçlerde kart yükseltilen saldırganlık kokan açıklamalar peşpeşe geliyordu.

Zaten son Ortadoğu siyasal yaşananlar, bize hep azen dikkatli olmamızı uyarıyordı. Kocaman kocaman yaalanlar söyleniyoru. İşin ilginci, hep ayni eksenden yalan probaganda yapılıyordu. Öyle ki ıraktan Libyaya, Suriyeden irana hep nükler silah elde etme korkusuyla gerçekleşiyordu. Hepsinde yalan çıkmasına karşın yine de ayni tuzağa da düşüldü. İnanıldı. İnanarak önemli saldırı imhalarını da kolayca kabullenildi.

Son iran hamlesi de böyle oldu. Öyle karıştı ki birdenilen sonra öteki denilenle yer değiştiriyordu. Rejim devrilecekle başlanan ve akabinde de nükler silah yapımının engelenmesi dönüşleri bolca oldu. Başka paradoksal tutum da şu. Görüştük ha görüşüyoruz derken korkunç saldırılarla devam edilmesidir. Son iran olayları da tam bu karmaşanın ateşli top olmasını getiren örnek oldu. Yine onca probaganda sonrası ateşkese gelinmesi, bir anlamda nefes alma dönemi olarak anlaşılmalıdır. Ne İsrail nede Amerika iranın şu andaki konumunu kabulenniyor. Amaç ise sistemde Ortadoğu projesinde israilde ise dini faşist toprak genişleme idolojisinin özleridir.

Burada önemli son bir noktaya deyinecem: şu yanılgıya hep düşüldü. Gerçekten iran Ortadoğuda yalnızdır. Hele Esatın gidişiyle de yakın dostu kalmadı.oysa batı blokn içinde. Araplar dahi Türkiyeyi de ekleyip sistemin müttefikleridir. Bunu pratikte de yaşadık. İran yalnız Amerika ise bölge ülkeleri ile itifak halindedir.

Kısaca, basit deyimi yeniden tekrarlayacam. Ortadoğu tek eksenli olsa da kaygan bir zemine sahiptir. İçine girince akışkandır. Nerede durulur bilinmez. Bir bataklık kağosunda kayar gidersin. Emperyalist Ortadoğu projesi de bunlardan birisidir. Öyle ki güçler denklemi ile gericilik kolkola bölgede karabasan gibi darmadağın ediyor. Olaylar karışık algılar çeşitleme oynuyor. Son İsrail iran Amerika üçkeninde yaşananlar da tam bir Ortadoğu gerçeğidir. Onun için zaman zaman kendim de dikat etiğim gibi, alevlendirilip sunulan olaylarda bazen biraz bekleme olunca sanırım kısa zaman önceki saldırı tırmandırma ile ateşkese ulaşma kısa süreci önemli deneyimdir. Ama iş bitmedi. Biraz nefes, başka kartlar kırılıp yine işe devam denilecek. Hele de Metanyahu için zemin yumuşaması imdat işareti gibi hep korku saçacaktır.

Diğer yazıları

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Canlı yayın