Genelde sistem neoliberal sürece geçince, ayni anda sosyalist hareketler yenilerek veya birkısmı sağa kayınca, bilimsel olarak birçok kuram ya unuturuldu veya yanlış kulanıma sokuldu. Böylelikle kapitalizmin özü de sildirtilme döngüsüne sokuldu. Emperyalizim kuramı isim olarak dahi kulandırıltmaya uğraşıldı. Sömürge sömüren ilişkileri, sınıfsal eksenli bakışlar da cılızlaştırıldı. Hem de sömürgeciliğin yayılması ve sınıfsal uçurumun artığı dönemde. Bunlar ister istemez doğalaşan boşlukta en gerici örgütler dahi prim yapmaya başladı. Sosyalğist seçeneksizlik ve krizlerin olması, sistemin yeni gericilik yapılarla bu boşluğu doldurmalarına da koşul yaratı. Son Suriyede olanlar ve HTŞ bunlardan biridir. Oeradoğu bu konumda epey zengin deneğimlere sahiptir…
Elbet yeni koşullar da oluşan boşluk ile sistem probagandalaşma ile resmen en kirli politik yapılar, seçenek olarak sunulma zemini de buldu. Hat da sistemin bu politikaları uygulayan güçleri dahi örnek demokrasi diye kabullendirdi. Tartışmasız bu ülkelerden biri de sistemin lokomotifi olan Amerikadır. Çoğu var olan emperyalist ABD değil de sadece sistemin temel gücü ve yeri geldiğinde “demokrasi örneği” olarak algılatılmaktadır. Ülke emperyalist merkezli değil de örnek ülke ile sorunları çözme kabiliyetli yer olarak siyasi cüzdana konuldu. Artık emperyalizimle başlayan kuram, sömürgecilikle alaka koparıldı. Ülkesel isimlelrle ilişkiler hem de güçlü olanın algısıyla siyasal piysaya sürülmwektedir.
Zanan zaman bu yanlışa karşı çıkanlar oldu. Kurumsallaşıp uluslarasılaşan sermaye dünyası byunları örtmeğe probaganda gücü yetiyordu. En basirtiyle, seçeneksizdiler. Ben dahi bazı zamanlar sistemin özüne dokunduk. Desteklenen gericlikle sömürgeciği aktarmaya çalıştık. Tabi ki siyasal güç arkamızda olmadığı için pek de kabul görmedik. Ama gerçekler de onca yasak ve algısal oyuna rağmen hayata geçmeğe devam ediyordu. Bu ülkelerin en önemlisi ise Amerikadır. Kıbrısta dahi barış gelirse denilip bu ülkenin müdahalesi beklenmektedir. Fakat, son gelişmeler onca güçlü yapyı değil de bizim gibi köşede brakılan insanların öngörülerinin haklı çıktığını, bizat Amerika kanalıyla kanıtlandı. Tabi ki kaçı duydu, oda acıtan başka gerçektir.
****
Geçenlerde yazdım: HTŞ idlipteyken nasıl ilişki kurulup iktidar Şama taşındığı örneği. Ta baştan bu yapıların Amerikan patentli İngiltere destekli olduğunu hep yazanlardandım. Herkes tam da HTŞ tanınmasına yoğunlaşırken, iki yıl öncesi idlipteki ilişki ortya çıktı. Şimdilik görüşler etkilenmedi. Sadece sosyalist aydınların haklılığı kanıtlandıydı. Ama net olan genel duruş, emperyalizmin nasıl gericillikle sömürgesel ilişki kurup siyasallaştırıldığının yeni kanıtlana HTŞ örgütü oldu.
Trump daha bununla yetinmedi. En son ülkesini ziyaret eden Güney Afrika cumhurbaşkanına, asın önünde bir klip gösterir. Sihayların beyazları soykırıma uğratığı vurgulandı. Faka karşısında Ukrayna veya Erdoğan yoktu. Güney Afrika lideri vardı. Bu lider ki israilin soykırımını resman UCM taşıyan ülke lideriydi. Ülkesinde ırkçılığa karşı mücadele verdi. Onun için Zenenski veya Erdoğan değildi. Yunuşak yanıtla ders vericiydi: Güney Afrikada da olaylar var.. ancak, benim size verecek lüks uçağım yok. Buda Trumpa Katarla olan uçak hediye durumunu dokundurdu.
****
Amerikan eksenli olaylar dış politikayla sınırlı değildir. Gazze katliyamı ve ABD etkileri bir anlamda ezber demokrasi özgürlük sayfasını da karaladı. Filistin lehine olan ve israilin soykırımı kınanan ünüversite gerçeği oldu. Trump afetmiyordu. Nitekim, Amerikanın ikinci önemli ünüversitesiHarvırt ile mücadeleye girdi. Enson, oranın yabancı öğrenci almasını yasakladı. Konu Filistindi. Ameirkan İsrail ilişkileri ve soykırımı dahi kabul eden Amerika, şimdi en iyi ünüversitesine dahi tavır koymasına dek geldi.
Hep anlatılan ABD ezberleri yerlebir oluyor. Ama Kıbrıs dahil çözüm elinin ancak AMerikadan geleceği inancı var. birçok Amerikan gerici hareketi adeta karşılık buldu. Enson Suriyedeki IŞİD ile başlayıp HTŞ ile Şamlaşan süreç de bunların sadece bir örneğidir. Net ise emperyalist sistemin kurumsal varerlığının ta kendisidir.



