yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKarabağ diye bir sorun var mı? - Özkan Yıkıcı

Karabağ diye bir sorun var mı? – Özkan Yıkıcı

Son gelen haberlere göre Azerbeycan ile Ermenistan arasında normalleşme anlaşmaları adımları atıldı. Toprak bütünlüğüne dayalı ve birbirine engel olmama konumuna dek geldiler. Artık klasik duyduğumuz Güney Kafkasya krizi Karabağın adı yok. Doğru okudunuz, şimdilik Karabağda ermeni diye  bir topluluk yok. Onun için de ne özerklik nede bağımsız Karabağ diye sorun da gündemden düştü. Dahası ver, iklim konferasslarında gerek üyelik gerek öteki konlularda Azerbeycan ile Ermenistan birbirine engel deyil destekleme kararları da çıktı. Ermanistanın batı eksenli lideri Pasinyan ısrarla bu yılın sonuna dek Azerbeycanla anlaşılacağını söylüyor. Tabi artık sorun Karabağ deyil güneydeki Nahcivan Azerbeycan geçişi oluyor. Bir anlamda senelerdir duyduğumuz ve Kıbrısta da gerektiğinde kimisi doğru kimisi hamasi olarak vurgulanan Karabağ meselesi de galiba gündemden düşürültüldü. Tıpkı kısa zaman önce Etopyanın Trikye sorunu gibi.

Konuyu neden yeniden yazıyorum: genelde Kıbrıs ile Karabağ konusu bazen yanyana konuluyor. Azerbeycanın hamlelerinde Karabağ gibi önemli başka olgunun gölgesi hissediliyordu. K. Kıbrısla ilişkilerde önemli engelerden biri de Karabağın konumuydu. Üstelik Karabağ kendi dışındaki Azeri topraklarını da alarak, geniş alana da yayıldı. Bir anlamda Türkiye bazı yerlerde K. Kıbrısı vurgularken, karşısında Azerbeycan diplomatik desteği dahi bulamıyordu. Ama, Karabağ hem engel hem de orada yaşayan ermeniler konusuyla sırıtıyordu. Ermanistanın bazı koşulları okuyamaması, Rusya ile olan ilişkileri bozmaya yeltenmesi, uluslararası kararları saymayarak Azerbeycan işkalindeki yerleri de tutmaya çalışma tutumları vardı. Azerbeycan ise ayağına sıktığı kurşunla Karabağın özerkliğini kaldırınca, Ermeniler daha fazla toprağı da aldılar.

Ermenistan batıya güvendi. Rusyanın B.M. kararlarına uyma önerisine yakınlık duymadı. Azereycan ise İsrail gibi ülkelerden önemli askeri yardımı aldı. İngilterenin diplomatik Güney Kafkasya talebine yanıt verdi. Tabiki Rusya ile ilişkileri de zedelemedi. Ermenistan bu koşulların deyişimini okumadı. Tam aksine kendisi batıya açılmak istedi. Özellikle de Fransa ile ilişkileri geliştirip adeta zemini alehine çevirdi. Sonuçta irkaç yılık gelişmeleri yaşadık. Öyle ki Rusyanın Karabağdaki Şuşayı da Ermenilerde brakacak şekildeki son önerisini de Pasinyan ret ediyordu. Süreç hızlı işledi Ermenistan batıdan beklediği hiçbir yardımı alamadı. Üstelik askeri yönden de zayıftı. Yapılan yeni anlaşmaları Azerbeycan imzalasa da uymadı. Laçin koridoruyla Karabağa geçişleri de engeledi. Rusya ses çıkarmadı. Ardından geçenlerde olduğu gibi büyük askeri hareketle Karabağı teslim aldı. Karabağlı Ermenilerin brakın batıyı Ermenistan dahi kılını kıpırdamadı. Daha kötüsü, Karabağlı Ermenilerin ermenistana gelmelerini kabul edip, resmen Karabağ boşaltıldı.

Tüm bu gelişmeleri yaşanan dönemde yazdım. Ek uyarı ise “artık Karabağ sorunu diye bir sorun kalmıyor” diyordum. Hemen yanılmadım. Karabağlı ermeniler Ermenistana kaçtılar. Bu etnik temizlik konusuna dünya ses çıkarmadı. Konu gündemleştirilip Karabağdaki Ermenilerin yerlerinde klama çabaları da gösterilmedi. Azerbeycan kolay şekilde Karabağı umadığı kolaylıkla denetimi altına aldı. Fakat, sanki normal koşullar işleyip göçler olmamış ve kriz yokmuşçasına da normal görüşmeler yapıldı. Daha da ironiği Ermenistanın ısrarla bu yılın sonuna dek anlaşma olacağı açıklamaları gelmeleriydi. Nitekim de öyle oldu. Beklenmeyen hızla gelişmeler başladı. Esirler devşirmesi başladı. Toprak bütünlük kuralı kabulleniliyor. Belli ki Azerbeycan fırsatı Ermenistan ise teslim olduğu batı gerçeği ile Karabağı resmen sildi. Bu şartlar şimdilik Güney kafkasyada yeni dönemin de habercisi. Ama şu garip tuhaf Kıbrıslı hamasi teslimieyt var ya, hiçbir gelişmenin neden sonucunu konuşma niyeti yok.

Kısaca, çok deyil Tamillerle başlayan, Keşmir ile devam eden, Batı Sahra ilhakı ve Golandan Doğu Kudüse varan ilhaklaşmalar peşpeşe geldi. Trikye konusu da yine Tamil veya Karabağ gibi toplu katliyamlarla yeni sıçrama gerçekleşti. Şimdi Gazze için İsrail ayni dehşet saldırılarla etnik temizlik veya soykırım politikası gerçekleştirme peşinde. Bunlar K. Kıbrıslı için bir anlamı var mı? En azından dünyayı takip etmemenin sonucu hala bazı kendine barışçı diyen kesim Azerbeycan politikasında Karabağ konusunu söylüyor. Demek ki daha dünyayı önemle izleme tutumundan uzakta durmanın fantazisindeyiz. Kafkaslar ise son hamlelerle denklemlerin oynayacağı fay hahtlarında deprem sinyalleri alınıyor. Rusya, Amerika, İngiltere gibi süper güçler veya Türkiye, iran gibi bölgesel güçlerin hesaplarında siyaset yerleşme veya kırılma ikileminde ordan oraya savruluyor. Net olan, artık Karabağ sorununu duymayacağımızdır.

Diğer yazıları

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Canlı yayın