yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKarabağ'da gidişat - Özkan Yıkıcı

Karabağ’da gidişat – Özkan Yıkıcı

Artık dört yıl öncesi Karabağ siyasal yapısı yok. Brakın seneler veya aylar öncesini, bir haftaki Karabağ bölgesel yapı dahi yok derecesine geldi. Birkaç gün önce önceki yazımda da yazdığım gibi, Karabağ bölgesinne karşı Azerbeycan saldırıya geçer. Kısa zaman içinde Karabağ yönetimi açık ifade ile teslimi konuşma aşamasına geldi. Böylelikle ateşkes ilan edilerek bölgenin Azerbeycanla bütünleşme görüşmelerine geçildi. Bir anlamda Karabağ sorunu yıllardır Güney Kafkasyada temel sorunlardan biri olup tüm dünya güçlerini de konuyu kulanıp bölgeğe girmeğe teşvik ediyorken, son saldırılarla sanki dünya hiç rol almamış gibi Azerbeycan sesiz sedasız veya kısa zaman içinde bölgeği resmen teslim olmaya dek getirdi. Öyle kelime canbazlığı veya diplomasi kıvırtmalara hiç sığınaya neden yoktur. Azerbeycan fırsat bekliyordu ve fırsatı doğrusu da hemen kulandı. Karabağla alakalı birkaç gün önceki makalemle, kısa zaman önceki Pasinyanın kukla dansı yazımı okursanız, bu kadar kolay gerçekleşmenin nedenlerini de daha kolay anlarsınız.***

Doksanlar başından beri Azerbeycanın Karabağ bölgesi Güney Kafkasyanın dahi ötesinde etki brakan krizdi. İki büyük savaş da gerçekleşti. Bir anlamda Sovyet tipi ulusal soruna yaklaşımın, Sosyalist devletin yıkılmasıyla kapitalis dönemde naasıl savaşa dönüşmesinin de önemli örneği idi. Azerbeycan içinde olan Karabağ da ermeni çoğunluk vardı. Karabağa özerklik verildi. Fakat, Azerbeycan yönetimi, özerkliği hemen kaldırıp ayağına kurşunu sıktı. Karabağlı ermeniler de bağımsızlık ilan etiler. Olay böylesi kararlarla alevlendi. Sonuçta onca kan dökümü ve tarafcıl tutumlarla senelerdir sürdü. Ancak, son Azerbeycan hamlesi ile kısa zaman içinde ateşkes adıyla yeniden bağlanma dönemine geçilmesiyle, böyle kolay oluşu da içi derslerle doludur. Daha düşündürücüsü, Pasinyan Ermenistanda Amerikan askeri danışmanlarla flört ederken, eşi Ukraynaya gidip Rusyaya karşı destek verirken, Karabağ saldırısı ve ardından oluşan zemin adeta tarihi belgeselik olarak epey yorumlara aday gelişmelerdi. Dahası, Pasinyan Amerikan eksenli batı dansını yaparken, sene sonuna doğru Azerbeycanla anlaşılacağını da açıklıyordu. Tüm bunlar bir anda Karabağın neden yalnız kaldığını da kolayca anlaşılacak kıvama getirmektedir.

Azerbeycan konjektürü iyi kulandı. Fırsatı deyerlendirdi. Ermenistanın Rusya ile olan ilişkilerini bozmasını iyice takip etti. Hat da hharekete geçerken Rusyaya haber vermesi de resmi tamamlamaktadır. Ancak, şimdi Karabağda Ermenilerin olduğu gibi kalacaklarını düşünmek, saflıktır. Üstelik Aliyef yönetimini de bilen biri olarak öyle “yurttaşlık hakları” falan da hiç dikate alınacak gibi deyildir. Brakın Ermenileri, Azerilere dahi yaptıklarını bizat Azerilerden öğrenmek de kolaydır. Onun için diktatörlerin sözleriyle konuşmak hep yanıltıcı olur. Ancak, Ermenistan lideri Pasinyan Karabağla kalınacağını düşünüyorsa, yanılır. Çünkü açılım beklediği Türkiye ile Azerbeycan şimdi Nahcivandan Azerbeycana olan koridora yönelecekler. Artık yenilgi başladımı ve darmadağın hale gelince, herkes alacaklarını almak için fırsatı kulanmaya da girişecek. Halbuki ikinci Karabağ büyük savaş öncesi, Rusya Ermenistana, Karabağ dışındaki topraklardan geri çekilmesini önerir. Karabağın da özerk bölge statüsünü vurgular. Fakat Pasinyan, Fransa ve ABD den yardım geleceği beklentisi ile ret eder. Yine savaş anında daha Şuşa kenti Azerbeycan tarafından alınmadan, ateşkes yapma önerisini getirir. Yine Pasinyan ret eder. Ama, tüm bu hatalara ve kritik andaki yanlış tutumlarına rağmen, Pasinyan seçimi kazandı..

Özetlediğim gelişmeler elbet herkesein kulağına küpe olması gerekir. Fakat bizim en basta foncu barışçılar bunu anlamakta zorlanıhyorlar. Azereycanın K. Kıbrısı tanımayacağı, onların da Karabağ sorunu olduğunu söylemeye devam ediyorlar. Oysa son gelişmeleri dahi takip etseler. Durumun artık deyiştiğini de anlamaları şertına ulaşacaklardır. Ama burada olmuyor.

Yukarda özetlediğim Karabağın bugünü artık bazı deyerlendirmeler için özellikle son benzer konulardaki gelişmeleri ve sistemsel tutumlarla fırsatları içeren yazılar yazacağımı da belirteyim. Kıbrıs sorunu olduğunu, benzer veya şöyle veya böyle alakalı olan konularda dünyanın nasıl gelişmeler yaşadığını da anlamak önemlidir. Karabağ konusu nda da uluslararası anlaşmalar ve uymama örneklemleri oldukça fazladır. Bunlar dersler yanında ihtimalleri de anlamada önemlidir. Bunu da yeri geldiği için eklemeği uygun gördüm.

Son olarak: artık doksanlrdan beri duyduğumuuz Karabağ karabağ deyildir. Öyle bir yeri denetleyen konumu yok. Azerbeycan hareketi gerçekleştirdi. Özerklik statüsü dahi olmama olasılığı da büyük. Dleyen dilediğini anlasın.

Diğer yazıları

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Canlı yayın