iktibasÖzgür GürbüzNeden enerji tasarrufu yapmıyoruz? – Özgür Gürbüz

Neden enerji tasarrufu yapmıyoruz? – Özgür Gürbüz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Avrupa Birliği (AB) ilginç bir sınavdan geçiyor. Rusya’ya enerji bağımlılığını azaltmaya çalışan AB, gönüllü ve bağlayıcı enerji tasarrufu hedefleriyle gaz tüketimini azaltmaya çalışıyor. Bazı ülkeler hedefleri tuttururken bazıları konuyla hiç ilgilenmiyor.

Avrupa Çevre Bürosu’na (European Environmental Bureau) göre Almanya, Fransa, İtalya, Portekiz ve İspanya işi ciddiye alan ülkeler, hepsi enerji tasarrufu için bağlayıcı hedefler koymayı tercih etti.  Bulgaristan, Letonya ve Romanya ise “enerji tasarrufu mu, o da ne” diyerek, bırakın bağlayıcı, gönüllü hedef bile koymadı. Rus gazını kullanmak bu ülkelere daha kolay gelmiş olabilir. İlk beş ülkenin işi sıkı tutmasının bir mantığı var. AB gaz tüketiminin yüzde 60’ından bu beş ülke sorumlu. Sonuca bakılırsa zorunlu hedefler işe yaramışa benziyor.

***

AB’nin koyduğu gönüllü hedef, 1 Ağustos 2022 ile 31 Mart 2022 tarihleri arasında gaz tüketimini, geçmiş beş yılın ortalamasına göre yüzde 15 oranında azaltmaktı. Hedef tutturuldu. Elektrik tüketimi ise aynı dönemde yüzde 6,2 oranında azaldı. Gönüllü yüzde 10 hedefine ulaşılamadığı gibi birçok ülke zorunlu hedef yüzde 5’i de göremedi. Belli ki, elektrik kullanımında tasarrufa gitmek zor. Önümüzdeki kışın hedefleriyle ilgili tartışmalar da bunu gösteriyor. Gazda yüzde 15’lik azaltım hedefinde yine anlaşıldı ama elektriği yüzde 10 daha az tüketelim hedefinde AB ülkeleri henüz anlaşma sağlayamadı.

Gelelim Türkiye’ye. Türkiye’nin birincil enerji tüketimi 2020-2021 arasında yaklaşık yüzde 8 gibi çok yüksek bir oranda arttı. Birincil enerjide dışa bağımlılığımız yüzde 70. Gazda bu oran yüzde 99’lara çıkıyor. Böyle bir ülkenin Avrupa’daki tasarruf tedbirlerinden ders çıkarması ve uygulaması akıllıca olmaz mı? Olur ama bu konuda bir çaba yok. Türkiye enerjide dışa bağımlılıktan, enerji ithalatının cari açığı büyütmesinden şikâyet edip duruyor ancak enerji tasarrufu adına en zengin ülkelerin bile almaktan çekinmediği tedbirleri hayata geçirmek için bir adım bile atmıyor! Ankara’daki kulaklara kar suyu kaçırmak amacıyla Avrupa’dan birkaç örneği burada anlatalım.

***

İspanya, kışın iç mekânların 19 dereceye kadar ısıtılmasını, yazın ise klimaların 27 derece ve yukarısında kullanılması için kararname çıkardı. Fransa da benzer bir uygulamayı kamu ve ticari binalar için zorunlu tuttu. Aynı iklim kuşağındaki Türkiye’de herhangi bir kısıtlama yok. Halbuki klima kullanımı, elektrik tüketiminin zirve yapmasına neden olan belirgin bir etken. 

Fransa, enerji tüketimini yüzde 10 oranında azaltmayan şirketlere enerji temininde kısıtlama getireceğini duyurdu. Ülkedeki büyük süpermarketlerin gönüllü mağaza sıcaklıklarını sonbahar ve kış aylarında 17 derecede sabitlemesi, açılış öncesi ve kapanış sonrası ışıklandırmada kısıtlamalara gitmesi bu duyurudan etkilenmiş olabilir. Türkiye’de neredeyse gün boyu açık duran mağaza ve süpermarketleri harekete geçirecek bir uygulama yok.

Almanya özel kapalı ve açık yüzme havuzlarını şebeke elektriği veya gazla ısıtmayı yasakladı. Türkçesi, ‘özel havuz istiyorsan güneş paneliyle ısıt’ dedi. İnsanların uzun süre vakit geçirmediği koridor, hol gibi alanların ısıtılmasını da yasaklandı. Bizde ise insanlar sigara içerek yemek yesin, kahve içsin diye sokaklarda ısıtıcıdan geçilmiyor. Özellikle yeni yapılan apartmanların koridorlarını beşerli onarlı ampuller aydınlatıyor.

Almanya, işyerlerinde kışın 19 dereceyi geçilmemesini, kentlerdeki anıtların ise özel günler haricinde ışıklandırılmamasını istedi. Türkiye’de ise kentlerimiz ışık kirliliğine mahkûm edilmiş durumda. Fransa’da Eyfel Kulesi’nin, Berlin’de televizyon kulesinin ışıkları kısılırken Türkiye’de köprülerden, alışveriş merkezlerine her yer tüm gece ışıl ışıl.

İtalya’da kaloriferlerin çalıştırılabileceği aylar belirlenmiş. Kuzey İtalya’da ekim, güneyde bazı bölgelerde ise aralık ayına kadar beklemek zorundasınız. Türkiye’de bu tarihler iklime uygun düzenlenmiyor. Merkezi sistem nedeniyle bir dairenin isteği için olmadık zamanlarda tüm apartmanı cezalandıran örnekler biliyorum. Kontrol eden de kuralları hatırlatan da yok.

Türkiye’nin 2022 yılı enerji ithalatı 96,5 milyar dolar. Ekonomik kriz, enerji faturaları yurttaşların belini bükerken, tüm dünya enerji tasarrufu için daha önce hayal bile etmediği tedbirleri hayata geçirirken bizi yönetenlerin bu durumu oturup seyretmesini aklım almıyor.

Diğer yazıları

40. yılında Çernobil bize ne anlatıyor? – Özgür Gürbüz

Çernobil nükleer santral kazasının üzerinden 40 yıl geçti. Radyoaktif...

Sürüden ayrılmayı bilmek lazım – Özgür Gürbüz

Dünya tarihinin gördüğü iki büyük petrol krizi de Orta...

Nükleer bahane – Özgür Gürbüz

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı dünyayı üçüncü dünya savaşına...

Toryum meselesi – Özgür Gürbüz

Erke Dönergeci’ni hatırlayan var mı? Sonsuz enerji üreteceği iddia...

Grönland’ın eriyen buzulları dünyayı karıştırdı – Özgür Gürbüz

1972 ile 2023 arasında, Grönland’ın yüzde 80’ini kaplayan buz tabakası...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
823AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halkların İklim Zirvesi ve nükleer karşıtı mücadele – Mehmet Horuş

Çernobil felaketinin 40. yılı, geçtiğimiz haftanın en önemli gündemleri...

Dolar ve F-35 – Hayri Kozanoğlu

Marksist iktisatçı Lapavitsas, yeni emperyal düzeni “dolar ve F-35’in...

Doruk’tan gelen ses: Hangi taraftasın? – L. Doğan Tılıç

İşçi sınıfı mücadeleleri içinde madencilerin, en başta da terini...

İran, savaşı kaybetmedi – Evren Balta

İran askeri olarak ağır darbe aldı ama siyasi olarak...

Trump’ın Amerika sömürge devletleri – Ingo Schmidt

ABD, dünyanın emperyalist yağmasındaki payından çalındığını hissettikçe liderliğinden şüphe...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...

Facebook; Sessizleşdirilen Cemaad – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlılara facebook üzerinden Hindistan merkezli şirkedler tarafından sisdematig bir...

Çernobil’in 40. yılı: Temiz enerji değil sömürü projesi – Sedat Başkavak

Bugün, 1986 yılında meydana gelen Çernobil Nükleer Santrali patlamasının...

Canlı yayın