15 Şubat 2026, Pazar
12.8 C
Lefkoşa
iktibasÖzgür GürbüzNeden enerji tasarrufu yapmıyoruz? – Özgür Gürbüz

Neden enerji tasarrufu yapmıyoruz? – Özgür Gürbüz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Avrupa Birliği (AB) ilginç bir sınavdan geçiyor. Rusya’ya enerji bağımlılığını azaltmaya çalışan AB, gönüllü ve bağlayıcı enerji tasarrufu hedefleriyle gaz tüketimini azaltmaya çalışıyor. Bazı ülkeler hedefleri tuttururken bazıları konuyla hiç ilgilenmiyor.

Avrupa Çevre Bürosu’na (European Environmental Bureau) göre Almanya, Fransa, İtalya, Portekiz ve İspanya işi ciddiye alan ülkeler, hepsi enerji tasarrufu için bağlayıcı hedefler koymayı tercih etti.  Bulgaristan, Letonya ve Romanya ise “enerji tasarrufu mu, o da ne” diyerek, bırakın bağlayıcı, gönüllü hedef bile koymadı. Rus gazını kullanmak bu ülkelere daha kolay gelmiş olabilir. İlk beş ülkenin işi sıkı tutmasının bir mantığı var. AB gaz tüketiminin yüzde 60’ından bu beş ülke sorumlu. Sonuca bakılırsa zorunlu hedefler işe yaramışa benziyor.

***

AB’nin koyduğu gönüllü hedef, 1 Ağustos 2022 ile 31 Mart 2022 tarihleri arasında gaz tüketimini, geçmiş beş yılın ortalamasına göre yüzde 15 oranında azaltmaktı. Hedef tutturuldu. Elektrik tüketimi ise aynı dönemde yüzde 6,2 oranında azaldı. Gönüllü yüzde 10 hedefine ulaşılamadığı gibi birçok ülke zorunlu hedef yüzde 5’i de göremedi. Belli ki, elektrik kullanımında tasarrufa gitmek zor. Önümüzdeki kışın hedefleriyle ilgili tartışmalar da bunu gösteriyor. Gazda yüzde 15’lik azaltım hedefinde yine anlaşıldı ama elektriği yüzde 10 daha az tüketelim hedefinde AB ülkeleri henüz anlaşma sağlayamadı.

Gelelim Türkiye’ye. Türkiye’nin birincil enerji tüketimi 2020-2021 arasında yaklaşık yüzde 8 gibi çok yüksek bir oranda arttı. Birincil enerjide dışa bağımlılığımız yüzde 70. Gazda bu oran yüzde 99’lara çıkıyor. Böyle bir ülkenin Avrupa’daki tasarruf tedbirlerinden ders çıkarması ve uygulaması akıllıca olmaz mı? Olur ama bu konuda bir çaba yok. Türkiye enerjide dışa bağımlılıktan, enerji ithalatının cari açığı büyütmesinden şikâyet edip duruyor ancak enerji tasarrufu adına en zengin ülkelerin bile almaktan çekinmediği tedbirleri hayata geçirmek için bir adım bile atmıyor! Ankara’daki kulaklara kar suyu kaçırmak amacıyla Avrupa’dan birkaç örneği burada anlatalım.

***

İspanya, kışın iç mekânların 19 dereceye kadar ısıtılmasını, yazın ise klimaların 27 derece ve yukarısında kullanılması için kararname çıkardı. Fransa da benzer bir uygulamayı kamu ve ticari binalar için zorunlu tuttu. Aynı iklim kuşağındaki Türkiye’de herhangi bir kısıtlama yok. Halbuki klima kullanımı, elektrik tüketiminin zirve yapmasına neden olan belirgin bir etken. 

Fransa, enerji tüketimini yüzde 10 oranında azaltmayan şirketlere enerji temininde kısıtlama getireceğini duyurdu. Ülkedeki büyük süpermarketlerin gönüllü mağaza sıcaklıklarını sonbahar ve kış aylarında 17 derecede sabitlemesi, açılış öncesi ve kapanış sonrası ışıklandırmada kısıtlamalara gitmesi bu duyurudan etkilenmiş olabilir. Türkiye’de neredeyse gün boyu açık duran mağaza ve süpermarketleri harekete geçirecek bir uygulama yok.

Almanya özel kapalı ve açık yüzme havuzlarını şebeke elektriği veya gazla ısıtmayı yasakladı. Türkçesi, ‘özel havuz istiyorsan güneş paneliyle ısıt’ dedi. İnsanların uzun süre vakit geçirmediği koridor, hol gibi alanların ısıtılmasını da yasaklandı. Bizde ise insanlar sigara içerek yemek yesin, kahve içsin diye sokaklarda ısıtıcıdan geçilmiyor. Özellikle yeni yapılan apartmanların koridorlarını beşerli onarlı ampuller aydınlatıyor.

Almanya, işyerlerinde kışın 19 dereceyi geçilmemesini, kentlerdeki anıtların ise özel günler haricinde ışıklandırılmamasını istedi. Türkiye’de ise kentlerimiz ışık kirliliğine mahkûm edilmiş durumda. Fransa’da Eyfel Kulesi’nin, Berlin’de televizyon kulesinin ışıkları kısılırken Türkiye’de köprülerden, alışveriş merkezlerine her yer tüm gece ışıl ışıl.

İtalya’da kaloriferlerin çalıştırılabileceği aylar belirlenmiş. Kuzey İtalya’da ekim, güneyde bazı bölgelerde ise aralık ayına kadar beklemek zorundasınız. Türkiye’de bu tarihler iklime uygun düzenlenmiyor. Merkezi sistem nedeniyle bir dairenin isteği için olmadık zamanlarda tüm apartmanı cezalandıran örnekler biliyorum. Kontrol eden de kuralları hatırlatan da yok.

Türkiye’nin 2022 yılı enerji ithalatı 96,5 milyar dolar. Ekonomik kriz, enerji faturaları yurttaşların belini bükerken, tüm dünya enerji tasarrufu için daha önce hayal bile etmediği tedbirleri hayata geçirirken bizi yönetenlerin bu durumu oturup seyretmesini aklım almıyor.

Diğer yazıları

Grönland’ın eriyen buzulları dünyayı karıştırdı – Özgür Gürbüz

1972 ile 2023 arasında, Grönland’ın yüzde 80’ini kaplayan buz tabakası...

İklim krizinden Venezuela’ya uzanan yol – Özgür Gürbüz

Filmi biraz başa, son ABD seçimlerinin öncesine saralım. Petrol ve gaz...

Gündemden kaçma çabaları – Özgür Gürbüz

Ne iş yapıyorsun diye soran olursa “yarı zamanlı gazeteci”...

TOGG’un yerlilik oranı Ford’a yaklaştı – Özgür Gürbüz

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iki gün önce bir ara...

Akkuyu 2026 sonuna kaldı – Özgür Gürbüz

AKP iktidarının ilk yıllarında, 2004 yılında yeniden hortlatılan, ilk...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,995TakipçilerTakip Et
772AboneAbone Ol

Son eklenenler

Sömürgecilig Goşullarında EKTAM Direnişi – Halil Karapaşaoğlu

6 Şubad 2026 tarihinde DEV-İŞ’e bavlı EMEK-İŞ, EKTAM KIBRIS...

Bir Veda Konuşması ve Sanata Dair Bazı Düşünceler – Niyazi Kızılyürek

Kilisede takım elbisesiyle tabut içinde yatan adamın yanı başında...

Onlarca ifade, yüzlerce isim, milyonlarca belge, sıfır dava – Aras Coşkuntuncel

Temsilciler Meclisi Üyesi Jerry Nadler: Epstein’ın suç ortaklarından kaçını suçladınız?...

Başkanın tüm tarafları – Fehim Taştekin

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) kontrolündeki stratejik manivela araçlarının neredeyse...

Tek seçenek reddetmek – Serdar M. Değirmencioğlu

Militarizmin, acımasızlığın ve utanmazlığın her gün ısrarla bütün dünyaya...

Laikliği sahiplenmek sınıfsaldır – Korkut Boratav

Sosyalist sol düşün üzerinde sahibi olduğu ağırlığı, küçük parlamento...

Çöp meselesi: Bir sınıf ve mekân rejimi – Ecehan Balta

Şehirlerin bir alışkanlığı var: Kirliliği görünmez kılmak. Çöp poşeti...

Silahlanmada Alman-Fransız rekabeti – Yücel Özdemir

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce, temmuz 2017’de Almanya ve...

Canlı yayın