yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAlgıdan gerçeklere Hollanda - Özkan Yıkıcı

Algıdan gerçeklere Hollanda – Özkan Yıkıcı

Son günlerde parça parça Holanda ile alakalı haberler duyuyorum. Klasik statik Holanda deyil de gelişmelerle Kapitalist Holanda cümlesini kurallaştırınca da bazı önemli noktaları daha iyi anlamaya başladım. Yaratılan Holanda gerçeğinden algılara doğru kaydırılan Holanda elbet kapitalist ülke olmanın ve sistemdeki kayışların da direk katgılarıyla ezberin dışında da Holanda karşıma geldi.

Türkiyede aranan Holanda mafyasına bağlı bazı tutuklama haberleri geldi. Holandanın ünlü uyuşturucu baronunun Türkiyede olduğu haberleri de her mafyatik haber sonrası ek olarak da kulanılıyordu. Tabi hala ilgili baron veya en büyük uyuşturucu patron hala yakalanmadı. Fakat, Türkiye Holanda uyuşturucu trafiği veya daha geniş şekilde Kolonbiya, Türkiye Holanda yolu artık mafyalaşan uyuşturucu Kokağin ticaretinde normalleşme bilgisi şekline doğru gidiliyor.***

Yine, yapılan kısa zaman önce senato seçimlerinde iki yıllık Çifçiler partisinin birinci gelmesi de arada yutulup gidildi. Neden bu haberi hatırlatıyorum derseniz: şimdi bu konuya gelecem. Ama, sıraladığım birkaç gelişme, Kapitalizmin en iyilerinden denilen Holanda kadar Türkiyeğe dek uzayan gerçeklerle dolu yolu da işaret ediyor. Zaten tersinden okursak, senelerdir Türkiyeden Holandaya da göçlerin olduğu da kesin.****

Tam da konu madem göçmenler veya mülteciler oldu, ozaman Holanda hüküemtinin göçmenler yasası nedeniyle çöktüğünü de ekleyerek yazmaya devam edelim. Dörtlü Holanda hükümeti, göçmenler yasası anlaşmazlığı nedeniyle çöktü. Bu çöküş daha önceden gerçekleşecekti. Fakat, Ukrayna savaşı nedeniyle anti Rusya ilacı Holandanın da imdadına yetişti. Birbuçuk yıl kadar ertelendi. Nedeolsa bizat batımın stratejik hamleleriyle ateşlenen savaş, Holandanın da imdadına yetişti. Ama, gecikmeyle yine Holandanın dörtlü hükümeti göçmenler sorunu nedeniyle çöktü. Göçmenlerle alakalı hazırlanan yasayı başbakan kabinesine kabullendiremedi. Bunun üzerine de hükümetin istifasını verdi.

Holanda hükümeti sağ partilerden oluştu. Elbet faşist gerici partinin de olduğu gizlenemez. Gerçi başka algılarla tanıtılıyor, oda günümüz kapitalizmin faşizmi gizleme algısından başka bir şey deyildir.

Göçmenler yasasında anlaşmazlık konusu olan, savaş halinde olan ülkelerde savaş bitince mültecilerin geri gönderilmesi. Gelen göçmenlerin aylelerini hemen birleştirmeme ve örneğin çocuklarının iki yıl sonra gündeme gelmesi kararı da var. Bir anlamda siz şu veya bu nedenle  Holandaya gitikten sonra iki yıl içinde çoğunuzu alamayacaksınız. İki yıl sonra değerlendirilecek. Buna benzer başka madeler de var. Kısaca, bildik sığınma ve müleci holandası deyişecekti.

Unutmadan, Holanda da iki faşist partinin güçlü olduğunu, mecliste etki yapacak güce ulaştığını da hatırlatalım. Bir anlamda batı demokratik Avrupa resmen yükselen faşizmin adımlarını göçmenler üzerinden hızla gerçekleştirmeğe çalışıyor. Şimdi Holanda erken seçime doğru da gidiyor. Faşist partilerin alacağı oy ve işçi parti ile Yeşilerin konumu gelecek Holanda şekillenmesinde önemli rol oynayacak.

Tekradan hatırlatalım: Holanda siyasetinin aşmazda oluşu son senato seçimlerinde yeni kurulan Çifçiler partisinin önemli güçle çıkmasına da katgı yaptı. Şimdi Holanda yönetimi ve özellikle sağ partiler Ukrayna desteği üzerine yoğunlaşarak anti Rus tutumla seçimi geçirip yeniden oluşacak parlemento sonucu, tekrardan brakılan yerden göçmenler konusunu tartışacaktır. Tıpkı bir yıl öncesi konum gibi eğer Ukrayna savaşı imdada gelmeseydi. Şimdi merkezi adıyla anılan partiler resmen Anti Ruya çizgisiyle öteki konuları dondondurtup resmen donuklaşma ile kazanma yöntemlerini piyarlaştırıyor.

Kısaca, Holanda hükümeti de göçmenler konusunun aşmazında çöktü. Yeni seçime doğru gidiyor. Ukrayna krizinden medet umuyor. Yeni siyasal çıkış sürpriz deyildir. Kısa zaman önce yaşadığımız Çifçiler partisi bunun somut kanıtı. Mafyatik gelişmeler ve demokratik olanda ikileminde kriz faşizmin yükselme mesajıyla Holandayı da artık açıkça karşımıza dek getirdi.

Diğer yazıları

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

Viktor Orban dönemi noktalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazartesi sabahı, bizim gibi yerel medya dışında kalanlar önemli...

Gelgit pazarından damlalar – Özkan Yıkıcı

Pazar öğleden sonrası ortamındayım. Öyle ki, Kuzey Kıbrıs’ta hayat...

Son savaşta fazla öne çıkamayan üç ülke: Lübnan, Macaristan ve İngiltere – Özkan Yıkıcı

Bu savaş cenderesinde başka öne çıkarılmayan ülkeler de vardı....

Seçimlerde sona gelirken – Özkan Yıkıcı

Artık dünya Orta Doğu savaşına yoğunlaşırken, arada gündem olacak...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
815AboneAbone Ol

Son eklenenler

Trump’ın Hürmüz ablukası ve bumerang etkisi – Yusuf Karadaş

ABD ve İran heyetleri arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerden bir...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok… – Fikret Başkaya

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Canlı yayın