yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSıcağı sıcağına Rusya'daki son girişim - Özkan Yıkıcı

Sıcağı sıcağına Rusya’daki son girişim – Özkan Yıkıcı

Cumartesi günü, yaz döneminde zaman zaman gidip de oturduğumuz Lefke belediyesinin Deniz tesislerindeydik. Kıyının esintisiyle de tatlı sohbetler yapıyorduk. Bu Cumartesi de o klasik tekrardaydık. Tesisin iyi ortamı ama ilgisizlik nedeniyle deyerinin de verilmediği ikilemi konuşuyorduk. Tanıdık ve bazı arkadaşın desteklediği belediye başkanı da gereken nasibini bu konuşmalardan aldı. Hiç katgı yapmadığı bazı daha iyi olma koşularını önemsemediği ve ortamın da buna rağmen insanlar için iyi olmasını sohbetleştiriyorduk…

Derken, telefonda olan arkadaşın biri birden bir haber okudu: Rusyada Vakner darbe girişimine girişti. Paralı asker şirketi Moskovaya yürüyor”.. Aslında sanki ben hazır makine kurulmuşçasına hemen anlatmaya başladım. Zaten haber okunurken dahi bu sorular bana yöneltildi. Ben de onlara Vaknerin ne olduğunu, birkaç gündür deyişik sesler geldiğini, Paralı askerler ile ordu arasında bazı sorunlar olduğunu, hat da Vakner başkanı Tlekoşikonun ordunun son dönemde yardım etmediği, kendielrini dahi  onbaladığını” açıkladığını bir ağızdan söyledim. Doğrusu bu durumu hemen yapınca karşıdan pek de başka soru gelmedi…

Akşama doğru tesisten kalktık. Taksiğe bindik. Pencereği açıp suratıma vuran rüzgarlarla adeta rahavete düştüm. Aklıma olay yeniden geldi. Şöyle bir aklımı zorladım. Gerçekten gelişme birçok kuşkuyla soruları artırmaya adaydı. Ukrayna saldırısı durdurulup epey kayıplar verildiği hemen ertesinde bu hamle yapılıyordu. Herkesin aklından “acaba” soruları da oluşması kolaydı. Amerikancılıktan Rusya yanlılığına dek olan duruşlar ise kendi görüşleriyle algı oluşturma zemini de uygundu. Vaknerin yapısı ile Rusya ordusu gerçeği yanında Putinin siyasal duruşu da vardı. Putin destek vermedi. Buna ek bilgilerle aslında eskiden Tlekoşenko ile putinin yakın dost olduğu bilgisi de bir yerden beynimi uyardı. Artık konuyu daha yakından izlemeğe karar verdim…

Olay Rusyada oluyordu. Savaş anında hem de militarist yapı ikileminde gelişiyordu. Tleşinkonun elbet hedefi Putin olamazdı. Makam alma peşindeydi. Miliyetci olduğu, paralı asker şirketi yöneticisi gerçeği ve Rusya politikasında askeri bakımdan katgıları da varlığının temel ayaklarıydı. Ama, Ukrayna savaşından sonra Vaknerin aldığı rol sonrası Tleşenkonun savunma gibi bir bakanlık istemesi de doğal hale sokuldu. Ukrayna cepesinde zaten yukarda yazdığım gibi bazı sorunalrın da yaşandığı anlaşılıyor. Özelikle son saldırılarda Vaknerin aldığı yerlerde orduyla düşen kendince prüzler hesaplaşmayı da getirdi. Elbet, Tleşenko yalnız deyildi. Güvendiği birokrasi içinde kesimler de vardı. Bunlara dayanarak elbet harekete geçti. Putine karşı olmadığı da anlaşılıyor. Ama, sonuçta hedef devletin b ir kesimi olsa da Putinin destek vermemesi sonucu başarı şansı da azdı. Anlaşıldığı kadar, yine herkesin Rusya ordusu ve Çeçenler gibi kesimlerle ayaklanmanın sert şekilde bastırılma hareketi olacağı umulurken, oda tersdüz oldu. Diplotmatik ve ara bulucukla isyan sonlandı.

Tleşinko Belerusyada kalacak. Yargılanmayacak, paralı askerlerin dileyenlri orduya katılacak. Şimdilik anlaşma ile verilen bilgiler bukadar.

Yine klasik bir tekrar: isyan öncesi hem ABD hemde Putin isyanın olacacağını biliyorlardı. aAçığa çıktı. Zelenski iradesiz olduğu ve mağlubiyetle sonlanan saldırı nedeniyle ilgili kriz döneminde tavır koyamadı. Tüm bunlar bize genel emperyalist uygulama olan paralı asker kurumsallaşmasının yeniden gözümüzün içine sokdu.***

Ufak bir anımsatma: özellikle Sovyetler dağılma sonrası her alanda olduğu gibi, Emperyalist merkezli güçler militarist yapı alanında da bazı kurumsallaşmalara girişti. Güvenlik ihracı stratejisi çevresinde genel ordunun açığa çıkmaması, işkalin sermaye eksenli örtülmesi adına paralı asker kurumsallaşmasına girişildi. Şirketleşme ile oluşacak yapılar, vekalet savaşlarında daha önde olacak. İşkallerde rolü resmi ordudan alacaklardı. ABD bu stratejinin ilk uygulayıcısı oldu. Irak işkalinde bu denendi. Özellikle ceza evi işkencelerindeki yapılanları ABD direk sorumlu kılınma yerine Şirket üstüne atıldı. Afkanistanda da benzeri yapıldı.

Bu kurumsallaşma örneğin Fransızlarda lejönerler adıyla da oluşturuldu. Hukuki ve kurumsal ölçeklerle adeta devletin ikinci bir ayağı haline sokuldu. Sadece adı parayla savaşan askerler olarak algı oynuna konuldu.

Bu gelişmelerden Rusya da gereken mesajı aldı. Putinle devlet güçlenip askeri hamleler yaparken, Vakner de bu sürecin sonunda oluşturuldu. Klasik başkanlık figürü de bulundu. Sovyet döneminde hapis yatan Tleşenko bu Vaknerin liderlerinden oldu. Birçok Rusya hegemonya mücadelerinde yer aldı. Bir anlamda Rusya deyil de paralı askerler vekalet savaşına batıya karşılık verdi. Bir farkla, Rusyada hala bu tür yapılar tam bir alt yapıya ulaşamadı. Bu eksiklik de son Vakner ayaklanmasında kendini kanıtladı.

Kısaca, son Rusyada girişilen bir günlük darbe bize emperyalist paralı asker yapısının nerelere dek gideceğinin somut örneği olarak yaşatıldı. Bunların idolojik deyil de devletin vakalet savaşçılı paralı şirketleri olduğunu da bilmemizin önemini getirdi. Ayni yapıları Türkiyenin de dyeişik ülkelerde oluşturduğunu da akılda tutarak yorumlayalım.

Diğer yazıları

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Canlı yayın