yaklaşımlarÖzkan YıkıcıRusya Güney Kafkasya’ya daha ağırlıkla iniyor – Özkan Yıkıcı

Rusya Güney Kafkasya’ya daha ağırlıkla iniyor – Özkan Yıkıcı

Bazen oldukça sıkıntılı makale yazma tercihinde bocalıyorum. Birkaç acil önemli gelişme olunca, hangisini yazacağıma tereddüt ediyorum. Bu şüpeli sıkıntımı birkaç gün önce yeniden yaşadım. Makale yazma şansım 1  olduğu için, bazı birlikte yaşanan konuyu da ele alamama sonucunu da oluşturdu. Nitekim, birkaç gün önce ayni konumda kaldım. Çünkü onca gelişen olay ve gündemleşirken, Güney Kafkaslarda da benzer tırmanışlar oluyordu. Azarbaycan Karabağın Şuşa kentine girdiği bilgisi geldi. Nahcivan cıvarında Rusya helikopteri vurulup, iki kişi öldü. Rus kaynaklarının bir kısmı direk Türkiyeyi suçlarken, Azarbaycan olayı üslenip tazminat ödeceğini söyledi. Fakat, Birçok Rus yorumcu hala olaydan Türkiyeyi suçluyordu. Bu gelişmeler dahi baana konuyla alakalı yazma durumunu uyarıyordu.

Yine de birkaç gün ertelemeyi düşündüm. Çünkü, Türkiyenin devlet anlayışı ile ekonomik kriz birlikteliği oldukça önemli gelişmeler oluşturuyordu. Üstelik, konuşturmama veya yalaka nedeniyle yazmama sonucu, bunları da gündeme taşımak gerekiyordu. Damat istifasından tutun, medya tutumuna önemli birçok direk yönetim gelişmesi yaşanıyordu. Devamında, seçimlerle başlayan K. Kıbrısa müdahalelerin artık UBP içine dek uzanıp en basit hareketin dahi müdahale ile kağosa sürülmesini de tanıklaşıyorduk. Bazı durumlar “masgaralık” kelimesini dahi hafif braktı. Sömürge valisinden daha fazla teslimiyetin de silikleşen  politikaya indirgendiği kuralı işliyordu. Yetmiyordu: tüm dünyada olduğu gibi Amerikan seçimleri de konuşulup tartışılıyordu. Yetmezmiş gibi tüm gelişmelerde önemli birçok nokta da bilgisizliğe veya işbirlikçilik tozuna takılmasın diye söylenmiyordu. Bu şartlar, bana ister istemez Kafkasları sonraya ertelememi dayatıyordu.****

Yukarda özetlediğim koşullarla gece yatıp sabah kalktım. Musa Özuğurluğu dinlemek için erken kalktım. Karşıma Azarbaycan ile Ermenistan uzlaşma bilgisi geldi. Ateşkes ile baazı hamleler anlatılıyordu. Özeti, Ermenistan yeniliyor ve son noktaya gelmemesi için teslimiyeti kabullenirken, Azarbaycan da kendine zafer ilan edip ayni metni kabulleniyordu. Fakat, dikati çeken iki nokta hemen sırıtıyordu: Azarbaycan liderinin kulandığı dil pek de diplomat veya kazanan liderinn söyleminin ötesindeydi. Ermenistan lideri ise resmen çaresizliğini haykırıyordu. İkinci nokta, Rusya daha güçlü şekilde Güney Kafkaslara dönüyordu. Tabi  kimsenin söylemeyi unutuğu Ermenistanda renkli devrimle girmeyi amaçlayan Fransa ve Amerika son mmasada yerleri yoktu…..

Konuyla alakalı daha çok yazacağım kesin. Azarbaaycaanın önemli topraklarını kazandığı kesin. Aliyef tam da eleştirilerle ve otoriterlikle suçlanırken, şimdi Azarbaycaan kahramanı olarak ömrünü rahatlatan süreci yaşayacak. Pasinyan ise renkli devrimle iktidara gelirken, şimdi onu tetikleyen ülkelerin etrafta olmamaları ve yenilgiyle oluşan tepkiler, Pasinyanın iktidarını sonlandırma tehlikesi de olası.

Putin ise şimdilik hamlesiyle bölgeye girdi. Barış gücü ve koridor kontrol etme görevlerle yerleşmeye başlayacak. Burada bazı önemli noktaları da belirtelim: Azarbaycan özellikle kendi hatalarıyla kaybettiği topraklar vardı. mÜltecileri doğru dürüş yerleştirmeyerek onları yoksul hhalde yaşatarak, dönme tetiklemesinde tutu. Bu bir anlamda potansiyel geri dönüş kitlesi ve sorunun canlı kalmasına yaradı. Örneğin Kuzeyden güneye göç eden rumların nasıl yerleştirilip iyleştirme yapıldığını yaşadık. İkincisi Ermenistan ele geçirdiği toprakları, özellikle Karabağ dışındakilere oğun nifus yerleştirmedi. Oysa Kuzey Kıbrısa nelerin olduğunu hep biliriz. Hat da yerleştirilenlerin daha fazlaa olduğu da kesin. Son nokta, Azarbaycan baştan beri Karabağı taraf kabul etmeyip hep Ermenistanla başlayıp MİSK gurubuyla görüşmeler yaptı.

Bu saydıklarım. Seneler sonra Azarbaycan Ermenistandan topraklarını alırken, yoğun bir yerleşik sorunu da olmaadı. Başka bir nokta da şu: WErmenistana bazı kesimler en azından Azarbaycan topraklarından kArabağ dışındakilerden çekilmelerini önerdiler. Kabul etmediler. Üstelik, askeri güçlerine de oldukça faazla güveniyorlardı. Oda tutmadı. Buna bir de batı teşvikleri ile renki devrim yapıp Rusyadan uzaklaşma eylimi olunca, fırsat Azarbaycaana yöneldi. Burada yine eksik çok bilgiler var. Örneğin, İsrail askeri son teknolojinin verilmesi, buna karşın israilin Azarbaaycanda üst elde etmesi pek lafı edilmez. Halbuki son savaşta İsrail son model teknolojik silahlar, balistik füzeler ve İhalar oldukça önemli rol aldı. Nedense bunlar kazanan veya kar elde eden hanesinde seslendirilmedi.

Şimdilik konuşulmayan, ancak savaş boyu söylenen Türkiyenin cihatçı taşıma durumu da var. Üstelik başta Ruslar bunu söyledi. Videyolarla Cihatcıların da yayınları var. Suriyedeki Muhalefet kesimi de ayni konuyu anlatıyor. Görüldüğü gibi Günmey Kafkasya sadece Kaarabağ veya işkal edilen topraklar deyil epey katılımcı oldu. Amerikanın fırsatla Kafkaslara Türkiye yoluyla girmek istemesi veya türkiyenin Sovyet dönemli hasreti ile Orta Asya açılımcı Yeni Osmanlı planları hep vardır.

Tüm bunlar gelişirken, sonuçta Rusyanın ağırlığı ile ve Ermenistanın tamamen yenilmemesi, Azarbaycanın da takatını hesaplayıp birden devreye girip bir anlaşma yapıldı. Aslında beklenen gibi olsa da birden ortaya çıkmasında, iki tarafın da tam ihdiyacı olduğu noktada yakalaması önemliydi. Böylelikle savaşın Ermenistana uzamasını engelerken, Karabağ sorununun da en azından çözümlenme olasılık seçeneğini de sıcak braktı. Fakat: yenen ve yenilen var. Talepler elbet etkilenecek. Fırsat kolayan da var: “<türkiye gibi”. Bunlar Güney Kafkasların oldukça sıcak günlere gebe olduğunu gösterir. Ama, şimdilik Azarbaycan diktatörü Aliyef koltuğunu güçlendirerek korudu. Paşinyanın ise geleceği belirsiz. Bakalım önümüzdeki günler bize neleri yazdırtacak.

Diğer yazıları

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
824AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Dünya Siyasetinin Deneme Alanı – Şener Elcil

Dünya siyaseti ekonomi üzerine kurulmuş olup, tüm siyasi sistemler,...

Canlı yayın