yaklaşımlarYılmaz ParlanHalk oylaması ve reddedilen anayasa maddesi - Yılmaz Parlan

Halk oylaması ve reddedilen anayasa maddesi – Yılmaz Parlan

 

Biz Kıbrıslılar seçimleri bir loto bir toto gibi gördüğümüz için hayatı hep ıskalıyoruz…

Bu seferde öyle oldu.

Seçimin koşullarının olmadığı bir ülkede ve herkesin hatta Cumhurbaşkanı’nın bile müdahalelerden şikayetçi olduğu bir yerde seçimin büyüsüne kapıldığımız için bir şeyi yine gözden kaçırdık ve bu pek konuşulmadı.

Seçimle birlikte ayni anda bir de halk oyuna sunulan anayasa ile ilgili bir de madde vardı Yargıç sayısının artırılması ile ilgili.

Reddedildi…

Seçimden çok aslında en çok bu konuşulması gerekiyordu. Hatta bunu Mecliste onaylayıp halkın onayına sunanlar sonuçlardan sonra utanıp istifa etmeleri gerekir diye düşünüyordum ama ne gezer utanma ve arlanmanın olmadığı yerde!

Öyle ya halkın temsilcisi olduğunu söyleyenler Mecliste ya oybirliğiyle ya da ezici oy çoğunlukla ilgili geçirdikleri anayasa ile ilgili maddeleri normalde halkın onaylaması gerekirken halk reddediyordu…

Bu da Meclisin halk’dan ne kadar kopuk olduğunu gösteriyor ve bu ikinci kez oluyordu.

Normal demokratik, utanma duygusunun henüz yok olmadığı bir ülke de bu karara imza atan vekillerin derhal istifa etmesi gerekir ya da en azından çok ciddi bir özeleştiri yapması gerekir diye düşünenlerdenim ama ne gezer!

50 tane vekil halkın gözünün içine baka baka ”Bu ülkeyi biz yönetiyoruz” derken yalanın gatmerlisini söyleyebiliyor.

Meclisteki tek rolleri Ankara’dan gelecek bir talimatı halka yumuşatarak ve ali cengiz oyunu yaparak rejimin adına yasa geçiren vekilciklerimiz…

Anlayacağınız Bizim City’nin vekilleri onlar…

Seslerini duyar gibiyim ”Biz yönetiyoruz”

Ya öyle mi?

İnsan hakları mahkemesinin burdaki yönetim için aldığı kararı hepimiz biliyoruz ”Türkiyenin alt yönetimi”

Uluslararası topluluğun ve mahkemenin kararına rağmen ve halk oylamasında kaybetmelerine rağmen tınmayan vekillerimiz.

Geçirdikleri yasaların halk nezdinde reddedilmesi halkta ne kadar kopuk yaşadıklarını bir göstergesi değil midir?

Vekilliği bir maaş ve bir meslek olarak gördükleri için tabi ki utanma ve arlanma duygusundan da yoksunlar!

Bakınız güney Kıbrıs’ta Altın pasaport olayında Meclis başkanı sırf iddia üzerine bile Meclisin önünü açabilmek için istifa edebiliyor çünkü onur ve haysiyet henüz kaybolmadı güney komşumuzda.

Ama ya bizde?

Başbakanlığı döneminde hesabına yüklü miktarda para düşen eski başbakan bunu izah edemediği gibi sonrasında istifasını sunduğu mecliste vekiller yargılanmasın diye istifasını reddebiliyor.

Çok merak ediyorum sokağa çıktıklarında hiç mi utanmıyorlar insanın hiç mi yüzü kızarmaz yahu?

AB üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti AB değerleri çerçevesinde hareket ederken biz bir kabile gibi bile davranamıyoruz.

Unutulmasın ki kabile şefleri bile öncelikle kendi temsil ettikleri zümrenin çıkarlarını savunurlar…

Bir halk oylamasının analizini yapmaktan aciz vekillerimiz!

Bu tablo halkın vekillerden ne kadar önde olduğunu da göstermekte olduğu gibi vekillerimizin de halk’tan ne kadar kopuk olduğunu gösteriyor

Değerli okurlar uluslararası hukuğun içerisinde yer almadığımız sürece bu anomalileri yaşamaya mahkum olacağımız gibi yaşadığımız dram karşısında bir bir de ülkeyi terketmek zorunda kalacağız…

Tercih tabi ki bizim….

Diğer yazıları

Bir atama ritüeli ve boykot – Yılmaz Parlan

Hep hareket halinde ama hep ayni yönde hareket eden...

Güzellemeler diyarı ve Dümbük – Yılmaz Parlan

Sosyal medyayı takip ediyorum, profilini değiştiren değiştirene.‘’Büyük lider, kahraman,...

Kimliksizler ve AB değerleri – Yılmaz Parlan

 Kendilerini Kimliksiz tanımlayan bir grup insan güneyde Kimlik dairesinin...

KTÖS’ün Rejimle Dansı – Yılmaz Parlan

Bir süre önce KTÖS ve 10’ncu Köyü yazmış sendikanın...

Kapılar ve istirdat politikaları – Yılmaz Parlan

Son zamanlarda aydın bildiğimiz bazı kişiler Sınır Kapılarının açılmasına...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
808AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok… – Fikret Başkaya

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Egemen sınıfın bir silahı olarak uyuşturucu – Erkan Çavuş

Bu ülkenin ve bu ülke gençliğinin en büyük sorunlarının...

Viktor Orban dönemi noktalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazartesi sabahı, bizim gibi yerel medya dışında kalanlar önemli...

Canlı yayın