yaklaşımlarÖzkan YıkıcıVurucu fotoğraflar – Özkan Yıkıcı

Vurucu fotoğraflar – Özkan Yıkıcı

Görsel kültür oldukça etkileyicidir. Resmin kendisi, oldukça çarpma sonucuna dek katgılıdır. Ufak fotoğrafla saatlerce anlatılacak gerçeğin etkisini yaptığı örnekleri çoktur. Adamızla alakalı birkaç resimle önemli gerçeklerin de yansıyışına da tanık hep olduk. Resim ile söylenmeyen veya imkar edilen gerçekler, direk kamuoyunda oldukça sarsıntılı sonuç oluşturmaya adaydır….

Sabahları yerel basın özetlerini mümkün olduğu kadar izlerim. İlk başlangıçla da BRT yayınından takip ederim. Sabah saat yediden başlayan bu takip, epey zaman deyişik dünya özetleriyle de sürer. Pazartesi sabahı yine BRT yayınında gazete özetlerini dinledim. Ufak ama çok önemli sansürü de yeniden yaşadım. Nedense, sistemi eleştiren veya resmi işe gelmeyen mahşetler arada yok sayılma anlayışı yeniden tekrarlandı. Avrupa gazetesinin adı dahi geçmeden basın özeti sonlandı. Demek ki önemli verilen haberin BRT kesiminin işine gelmediği veya koltukçular veya Türkiyeye dokunma şekli sonucu, Avrupa gazetesi arada bir yapıldığı gibi okunmadı! Sonradan mahşeti başka birkaç yayında dinledim. Nedense bir kısım adına özel medya denilen yayınlar da ilgili Avrupa mahşetini okumamaları da normalmış tutumuyla tekrarlandı…..

Avrupanın mahşeti, aslında normal ülke olsak, öyle okunmayacak haber deyildi. Hat ta, benzerini karikatürisler de çzerdi. Makamcılarımızın birkaçıyla birlikte kameraya çeken fotoğrafdan söz etmekteyim. AKP gerçeği ile K. Kıbrıstaki devamlılık örgütünün düzenlediği kahvaltıdaki tatardan başlayıp Piliye uzanan makamcı haşırneşirli resmin kendisi vardı. İki önemli mesaj hemen alındı. İki yıl önce Afrikaya taş atan kişi, koltukçuların resmini çekiyordu. Hiç tuhaf gelmesin: çünkü, bu kişiler yargılanmadı. Direk Erdoğan talimatıyla eylem yapıldı. Üstelik, linç girişimine UBP belediyelerinden de direk şu veya bu şekilde katgılarla da desteklendi. Kahvaltıda olan “bakanlardan birisi de” bu saldırganlarla eylem sonrası sarmaşdolaş olduğu da akıldadır. Resim, resmen linçcilerle makamcıların fotoğrafıyla yerini alıyordu. Dün taş atan şimdi makamcıların resmini çekmeye çalışıyordu….

Ayni fotoğrafın öteki gerçeği de şu: başta sağlık makamcısı ve bolca atan baş makamcı Tatar ısrarla insanlara “maske kulanma ve mesafe” çarğrıları yapıyorlardı. Oysa, kahvaltı seçim sürecinde kucak kucağa denecek resimle poz veriyorlardı. Maske mi! Malum… Bu fotoğrafı Avrupa gazetesi mahşete koyup olayları hatırlattı. Ama, başta BRT bu haberi okumadı. Başlık mı: klasik halk deyimi oldu. “imam osurursa, cemaat sıçar”

******

Kısa biraz daha geriye gidelim. Başka bir fotürafa bakalım. Burada ki resim herkesin giremeyeceği bir yer. Askeri Beyaz Ev… Yine yemek masası. Bu defa, TC elçisi ve bası UBP vekileri. Yine gayet önemli mesaj veren renklerle dolu. Kaçırılamayan gerçek, akabinde başka telden kurtarılmaya uğraşıldı. Fakat, çoğunun gözünden yine kaçan önemli renk var. İki defa kabineye girecek diye kesin bakılıp, hat ta ilk defasında yaptığı tartışmalı mukaveleyi dahi silen vekil de vardı. Bu vekilin veto yediğini herkes bilir. Ama, resmi ağızla kimden dolayı olduğu herzamanki gibi söylenmedi. Söylememe tutumu yaşandı. Belli ki planlar önemli. Ersin beye kimine göre karşı duran vekilerdi. Ama, bu tip yemek veya toplantılarda başta Türkiyeye dokunmama tutumuyla başlayan kaçış, sonuçta konuşulanları da öteleme zoruyla banbaşka tutarsız sözler ediliyor. Sanki, normalmış gibi de anlatılar uydurulmaya başlanır. Unuturma çabası ve önemsetmeme duygusu zaten resmin kendini örtememektedir.

******

Resimleri ziayretle devam etirelim. Ansızın, kocaman medyanın dahi haberi yokken, birden bazı parti liderlerimiz hemen uçağa atlayıp ankaraya yolanır. Giden parti yetkilileri odenli hazırlıksız yakalandılar ki hem dedikelri birbirini tutmayan, hem de bazen saçmalamayı da aratan sözler sarfetiler. Gidenlerin öyle hükümet ortağı veya parlementodaki tüm partiler deyildi. Seçme yapılan 3 sağ parti oldu. Muhalefet lideri uzayda gezdiği için de konuyu sadece “özne burada” dedi. Müdahale etme gerçeği ile normalmış gibi davranma düşünce uçurumu, yeniden Ankara yolculukla tekrardan önümüze konuldu.

Ayni karışıklık, Ankara dönüşü de yaşandı. Ortak toplantıya karşın, her kafadan bir ses çıktı. Resimdeki duruşlar da hiç ortaklık renki vermiyordu. Birisi hala nedenini bilmezken, öteki başka düyün rüyasıyla uyanamazken, Dangadungalı baş makamcı adeta teslimieytin sözlerini sevinçle açıkladı: “Ankarada müjde, Pandemi hastahanesini Türkiye bize kuracak” diyordu!*****

Fotoğraflar peşpeşe gelince, elbet anlatıkları da net. Ama, K. Kıbrıslı ve ötekiler, burada gerçeklerden koparak çıkarları korumayı öylesine alıştı ki görsel gerçek ve söz itirafına rağmen hala normalmışın müsaadeli demokrasi sahnesinde oynamaya devam diyordu. Madem konuya böyle girdik. Birkaç fıkra gibi gelişmeyi de aktaralım…

Her seçim döneminin klasik olayları yeniden yaşandı. Partiliye iş ve ganimet arsa mal dağılımına hız vermek! Bir olayı aktaracam: ilgili yerleşimde spor salonu vardı. İkisi şu veya bu nedenle ayrıldı. Bir kişi kaldı. Yüce kualisyoncularımız anlaşarak önce çalışanı Dip Karpaza sürerler. Böylelikle 3 kişi işe alma koşulu oluştu. 2 1 sayısıyla anlaştılar. Ama bukadarla da kalınmadı!

Tayyarelere doluşan yandaşlamacılar hemen parti merkezini bastılar. “Biz savaşıp kan döktük, sizin için uğraştık” deyip kendi kişisinin işe alınmasını dayatılar. Bunun üzerine Dangadüngalı makamcı hemen kualisyon parti üyesini listeden çıkarıp kendi “savaşkan, kan döken” yandaşını listeye koyup spor salonuna yerleştirdi.

Yediği darbenin hesabını soramayan küçük ortak da son anda dıştalanan yandaşına “seni de başka yere koyuyorum” deyip gönül almaya çalıştı. Öyle de yaptı.

***

Burası K. Kıbrıs. Seçim dönemi, resimler ve gerçekler…. İşbirlikçilik ile talimatla yönetmenin gelinen sonucunu her gün yaşıyoruz. Sıkılmadan da bunal övgüler koyuyoruz

Diğer yazıları

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Canlı yayın