yaklaşımlarÖzkan YıkıcıRusya Libya’ya dönerken – Özkan Yıkıcı

Rusya Libya’ya dönerken – Özkan Yıkıcı

Yakın tarihte ABD deyil de Rusyanın etkin olduğu kesin. Kadafi döneminde zaman zaman çelişkiler yaşansa da Rusya veya Sovyetler Libya ile daha yakın ilişkiler kurdu. ABD ise son dönemine dek genelikle karşıtdı. Hat ta, BOP olayında gelişmeleri sezen Kadafi, Amerika ile yaklaşmak istedi, hat ta askerin eğitimini dahi onlara vermesine rağmen, devrilmekten kurtulunamadı. Rusya ise Sovyetler sonrası kırılan gücü, Libya ilişkilerini de sarstı. Kısaaca, yakın tarihte Libya Rusya ilişkileri iyi, Amerika karşıt dı. Bu Sovyetlerin dağılması ve Ortaya serilen Ortadoğu projesi ile sarsıldı. Ruslar tüm alanlarda olduğu gibi, Libya alanını da kurşun atmadan Amerikan eksenine doğru m yönelti. Bunlar bir anlamda sonradan geliştirilen Libya operasyon-undaki sonuçların da aynası oldu.

Kadafi, Amerikanın nerede ise tüm istediklerini yapmasına, batıya destek vermesine rağmen, kurtulamadı! Hat ta, seçimde oldukça katgı yaptığı Sarkozi, onun devrilmesi için ilk müdahale eden dış güçtü. Bu dönemde Ruslar zayıf olduğu için, yaptıkları pazarlıklarla paylarını korumaya çalıştılar. Nitekim, Avrupalılar ve Amerika Libya olaylarında Rusların haklarına dokunmayacaklarını söylediler. Fakat, tıpkı tüm anlaşmalarda olduğu gibi Ruslara verdikleri sözleri Libyada da tutmadılar.2011 Libya oynunda Kadafi katledilirken, Kadafi sonrası Libyasından brakın Rusyaya pay vermeği, onun eski çıkarlarına da el koydular. Böylelikle, Rusya tarihi nifus alanı olan Libyayı, bir kurşun atıp direnmeden batı Emperyaalistlere teslim etmiş gibi algılandı. Bir yandan Libya parçalanırken, devamında da başta petrol alanları yağmalanıyordu. Ülkenin yaklaşık 200 milyar dolarına da dondurtarak el koydular.Rusya artık Libyanın yabancısıydı.

Batılılar ve özellikle Fransa ile İtalya ülkede hegemonya kurmaya çalışırken, İngiltere Katakuli oyunlarıyla bildik diplomasi oynunu sinsice işlerken, Amerika uzaktaymışcasına bakıyorken, Ruslar kaybeden taraf olarak Putinle yeniden toparlanıyordu. Oluşan kağoslar sonucu yeniden Libya yol bağlayıp  Libyaya döner. Libyaya dönmesindeki iki önemli etken vardır: Birincisi, batı Tıpkı öteki Ortadoğu projeli ülkeler gibi burada rejimleri devirmesine rağmen, yenilerini kuramadı ve isdikrarsızlık diz boyu artı. İkincisi, oluşan boşluklarla birlikte, Ruslar direk hamelelerle bu alana girdi. Böylelikle, kulanım  diplomasisiyle Ruslar yine hamleleri yapan ülke gücü boyutuyla, yeniden ülkeye  döndü.

Libyada çok yönlü kesimin katılımıyla iç savaşı sürmektedir. Şimdilik Amerika ilgili alandan biraz uzak. İngiltere sinsi oyunlar yaparak, Türkiyeyi kulanarak burada diplomatik yer buluyor. Ülkenin devrilmesinde en önemli rolu kapan, Amerikadan önce davranıp, hat ta Natoyu devreye koyan Fransanın durumu karışık. Oysa, Fransaya seçim döneminde 2008  yılında Sarkoziye 30 milyon Dolar yardım eden Kadafi oldu. Sarkozi bu yardımın nankörü olarak da Libyaya saldran ilk olarak yanıtını da verdi.***

Libya 2011 yılından beri dış müdahalelerle darmadağın oldu. Burayı karıştıranlar alacaklarını alıp rahatlarken, Türkiye de Yeni Osmanlı stratejisiyle de Müslüman Kardeşleri destekleyerek direk taraf oldu.Ancak, şu anda Libyada diplomatik hamleleriyle direk etkileyen Rusyadır. Rusya yeniden Süper güç olma yolunda ilerlerken, askeri gücünü ve diplomatik birikimini birlikte kulanıyor. Kurdurtulan paralı asker şirketleriyle de devlet dışı askeri hamle yapma alanı açarken, bu Libyada çok dikatli şekilde rolunu alıyor. Öteki ülkelerin, Libya yıkımında yer almaları, burada net taraf tutmaları ise diplomatik eksiklikte takılıp Ruslara alan açmaktadır. Rusya, son dönemde taraf tutmasına karşın, diplomatik kartı da masaya ustalıkla sürüp, alışılan klasik Amerikan hegemonyasına bir anlamda karşılık veriyor. Artık, Libya, dıştaladığı Rusyayı yeniden direk içinde hisetmeğe başladı.

Rusya, Sovyetler parçalanırken, işbirlikci Yelsinin de teslimiyetiyle, resmen kendi kabuğuna dek geriledi. Amerikanın özellikle yapılan tüm anlaşmalara uymaması, Doğu Avrupa ile Baltık ülkelerini Natoya dahi alması, Rusların iyice silikleşmesini de yansıtıyordu. Yetmedi; Eski Sovyet topraklarının da içine girmeğem başladı. Yayınlanan belgelerde Ortadoğu projesi sonrası, iran şer ekseninin kırılmasından sonra, Rusyanın da kuşatılacağı bilgileri de vardı. Rusya pek ses çıkararmaıyordu. Hele ülke içi başta Müslümanların din eksenli örgütlenme çabaları da sıkıntı yaratılıyordu.

Sonunda Amerika Karadeniz çizgisine geldi. Ukrayna ve Gürcistan kartını açtı. Gürcistan buna güvenerek 2008 Yılında Osetyaya girdi. Bu Amerikanın hesaplayamadığı tarihi dönüştü. Rusyada lider olan Putin, Amerika ve genelde Natonun dibine gelmesi sonucu, ilk askeri hamlesini yapar. Bu “DUR” demekti! Ardından bildik Ukrayna olayları da gelişti. İşte Türkiyenin de ince noktalı Kanal hikayesi de burada sırıtıyor: Amerika Karadenize uzun vadeli askeri birikim yapamıyordu. Montro anlaşmalarının kırılması gerekiyordu. Nitekim, Tarık Çengelin ve benzer Türkiyeli araştırmacı gazetecilerin de yazdığı gibi, Gürcistan olayından birkaç yıl sonra Amerikan ünüversitelerinde mOntro anlaşmasının kırılma projeleri ortaya çıktı!***

Ardından, Rusya işin cidiyetiyle davrandı. Nitekim, akabinde Suriye olayına indi. Yine biliyordu ki “tıpkı iran gibi” Suriye oyunu başarılı  olursa, sırra onlara geleceklerdi. Savaşı erken tetikleyip Suriyede kabulendiler. Daha da ileri gidip, Suriye oyunu ile çevresel ülkelerle yeni ilişkiler de kurdular. Böylelikle, Rusya, ortadoğuya merhaba diyordu.

Rusya, elbet Batı emperyalist ve özellikle Amerikayla ekonomik yarışacak sermaye gücünde deyildir. Bu eksikliğini bilerek, askeri ve diplomatik yönleriyle girişimleri geliştirdi. Şama dönüş ile şimdi Libyaya dönüş genişliyor. Doğuda başlayan ve Akdenize ulaşan Ruslar, Libya ile birlikte resmen Güney Akdeniz ve Kuzey Afrikaya da ayak basıyor. Bundandır ki Libya Rusya için Afrika açılımı bakımdan da önemlidir.Burada batı içi çelişkiler, ülkelerdeki aşmazlıkların boyutlarını ince diplomasiyle kulanmaya çalışmaktadır. Nitkim, herkesin merak etiği ülke Türkiye:

Ruslar bu inceliği şu hedefle genişletiyor: Mümkün oldukça Türkiyeyi Amerikadan uzak tutmak. Dikat edilmesi gereken, Türkiye rejimi siyasal İslam damıtılan şekliyle  fetihci harekatı yapıyor. Rusya daha geniş düşünüp, genel politik hamleler yapıyor. Geleneksel güç olma alanında uğraş veriyor. Şimdi,sıra Libyada. Taraflarla Ateşkes girişimi yaparken, Libyada da geleceğin kartlarını elinde tutmakla meşkuldur. Geniş düşünüp, hem Libyada baş oyuncu, eski çıkarlarını eline geçirme ve orada kalıcılaşarak deyişik taraflarla denge kurup daha ielriye hamle yapma amacındadır.  Türkiye gibi dar İslamcı Osmanlı alanına sıkışmıyor.

Diğer yazıları

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Canlı yayın