arşivUlus IrkadKuzey Kıbrıs’ın ekonomisi ve döviz kurlarından yola çıkmak - Ulus Irkad

Kuzey Kıbrıs’ın ekonomisi ve döviz kurlarından yola çıkmak – Ulus Irkad

ulusGerçi birkaç haftadır Türkiye’deki  ve Güneydoğusu’ndaki olaylara odaklandık ama maalesef Türkiye’nin gerek siyasetinin gerekse ekonomisinin kötüye gitmesiyle bizim de bayağı bu kötü durumdan etkilendiğimiz bir gerçek. Geçen hafta sonu Türk parası döviz karşısında birkaç kuruş kazanınca, Türkiye’deki ekonomistler ve aydınların birçoğu bayram ettiler ama bu durumun devam edeceğini söyleyemeyiz. Elbette kapitalizm dünya genelinde bir duraklama içinde. Dünya ekonomisinin başını çeken dolar ve Amerikan ekonomisi,Barak Obama döneminde bazı başarılar kazanmasına rağmen, Çin ekonomisi karşısında geçen sene de geriledi. Çin’in Amerikadan daha fazla deniz limanlarına bugün yatırım yaptığı, daha fazla ihracatta bulunduğu da bir gerçek. Ama Çin ekonomisi de aynen ABD ekonomisi gibi petrole bağımlı. Daha fazla üretim yapması için Orta Doğu’daki petrole o da bağımlı. İran’a karşı ambargonun kaldırılmasıyla aslında Çin daha fazla karlı çıkacağa benziyor fakat Çin’in de bu sene ekonomisinin durgunlaşma safhasına girdiği bir gerçek. Aslında kapitalist ekonomi dünya genelinde büyük bir sıkıntı içinde. Suriye olayları yüzünden Suriyeli göçmenler AB’ye yönelince AB ülkelerinin nasıl telaşa kapıldıkları da bir gerçek. Suriyeli göçmenlerin Almanya’ya yönelmeleri de aslında Alman ekonomisi için oldukça büyük bir darbe olacak çünkü Almanya onbinlerce göçmene bakabilecek bir bütçeye sahip değil ve görünüşe göre iyi gözükse bile maalesef Almanya ekonomisi de kapitalizme bağımlı olarak tehlike sinyalleri veriyor. Bu arada Almanya’daki ırkçılığın bu göçmen akını ile daha da artacağı bir gerçek.

Türkiye ve dünya kapitalizmi bu kadar sorun yaşarken elbette “KKTC” ekonomisi de fire verecek. Hele hele Türk parasının büyük paralar karşısında değer yitirmesi Kuzey Kıbrıs’ı da son zamanlarda büyük açmazlara sürükledi.Geçen haftalarda dövizin TL  karşısında en az %50 değer kazanması elbette Kuzey Kıbrıs’ta yaşayanlara menfi yönden etki yaptı. Bir anda 1400 TL alan bir işçinin kazandığı asgari ücret, Yediyüz TL seviyesine düştü. Yarı yarıya değer yitirdi. Hele hele bu arada  elektrik fiyatlarının, petrolün dışta alacağı değere göre artacak olması da aslında Kıbrıslıtürklerin belini gene büyük oranda bükecek ve onlara ayrı bir mükellefiyet getirecek. Geçen haftalarda büyük ve şaşaalı açılışlara sebep olan Türkiye’den gelen su ve son ana kadar hükümettekilerin sunun yönetimi ne olacak konusundaki tartışmaları da görülmeye değerdi. Yani gerek CTP ve gerekse UBP onyıllardır bu hükümetlerde bulunurken, ilgili merci olarak hala daha bu gelen suyun nasıl yönetileceği konusunda bir karara varamamışlarsa vay bu Kıbrıstürk halkının haline…

Kuzey Kıbrıs’ın yönetimi, gene irade konusu ve Türkiye’ye bağımlılık konusu maalesef gerek ekonomi konusunda gerekse su konusunda  geldi ve karşımıza dikildi. Otoriteler ne kadar isterlerse seçim yapsınlar ve Kuzey Kıbrıs’ta idareci egemen biziz  desinler, Kıbrıslıtürkler günlük yaşam koşullarında bile maalesef  bu bağımlılığın ve ekonomik sorunlarının gene önlerine gelip konulduğunu ve 1974 yılından beri bu sorunun konuşulduğunu görüyorlar. Aslında ne isterse olsun Kıbrıs sorununun çözümü de Kıbrıslıtürklerin egemenliğinin ve siyasal iradelerinin bağımsızlığında gelip düğümleniyor. Kıbrıslıtürk halkı kendi egemenliğini ele alıp çözmedikçe veya söz sahibi olmadıkça belli ki bu sorun  her konuda reddedilse ve görülmek istenmese bile karşımıza çıkacak ve bizi etkileyecek. İdare edenler de bir sandalye uğruna o yerlere geliyorlar ama saklasalar bile onlar da bu sorundan mütevellit  gerçeklerle karşı karşıya kalıyorlar. Sayın Akıncı’nın seçildiği ilk gece, yaptığı konuşmanın bile nasıl Recep Tayyip Erdoğan’ın hışmına uğradığını gördük. Akıncı daha sonra büyük bir sessizlik içine girmiş hatta ona oy verenler bile bugün onu eleştirir olmuşlardır ama ben onların muhalifliğini daha önce görmek isterdim. Kim ne isterse söylesin, gelmekte olanı görmemek ve bildiğinde devam etmek de büyük bir umursamazlıktır.

Başladığımız yerdeyiz. Daha bir milim yol katetmedik. İnşallah bir beş sene daha hayatımızdan harcanmaz. Gerçi 1963 yılından bu tarafa 52 sen e geçti…

Diğer yazıları

Tartışmanın ortasında federalizm ve üniterizm – Ulus Irkad

Bizim tanınmamış ve pek de tanınacağa benzemeyen “KKTC”de ,...

Tarihle hesaplaşmamız – Ulus Irkad

Osmanlı adayı İngilizlere kiraya verirken aslında tüm mallarını ve...

Ekonomi de Kıbrıs sorunu da kötüye giderken- Ulus Irkad

Kıbrıs Sorunu Türkiye’nin tekelinde kötüye giderken son zamanlarda artık...

Evrensel hukuk yoksa kaybettiniz demektir – Ulus Irkad

Haftalardır tüm konular dönüp dolanıyor ve Türkiye’de artık devletin...

Sağ milliyetçi politikacılar harakiri mi yapıyor? – Ulus Irkad

Şimdi öncelikle son 70 yılda Kıbrıs görüşmelerinin geldiği en...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,971TakipçilerTakip Et
823AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halkların İklim Zirvesi ve nükleer karşıtı mücadele – Mehmet Horuş

Çernobil felaketinin 40. yılı, geçtiğimiz haftanın en önemli gündemleri...

Dolar ve F-35 – Hayri Kozanoğlu

Marksist iktisatçı Lapavitsas, yeni emperyal düzeni “dolar ve F-35’in...

Doruk’tan gelen ses: Hangi taraftasın? – L. Doğan Tılıç

İşçi sınıfı mücadeleleri içinde madencilerin, en başta da terini...

İran, savaşı kaybetmedi – Evren Balta

İran askeri olarak ağır darbe aldı ama siyasi olarak...

Trump’ın Amerika sömürge devletleri – Ingo Schmidt

ABD, dünyanın emperyalist yağmasındaki payından çalındığını hissettikçe liderliğinden şüphe...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...

Facebook; Sessizleşdirilen Cemaad – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlılara facebook üzerinden Hindistan merkezli şirkedler tarafından sisdematig bir...

Çernobil’in 40. yılı: Temiz enerji değil sömürü projesi – Sedat Başkavak

Bugün, 1986 yılında meydana gelen Çernobil Nükleer Santrali patlamasının...

Canlı yayın