yaklaşımlarAlpay DurduranOsmanlı Memlukleri Arap harflerine dönecek – Alpay Durduran

Osmanlı Memlukleri Arap harflerine dönecek – Alpay Durduran

durduran2Osmanlıca dersleri zorunlu olacakmış. Osmanlıca diye bir dil buldular da öğretecek değiller. Öyle bir dil saray dili olarak ortay çıkmış ve saray daha dururken halkın dilini esas alalım diyenler Türkçeyi konuşup yazmayı yaygınlaştırınca silinip gitmişti.

Osmanlıca saraya hapsolunca ve saray dışına çıkılınca Arap harfleriyle Türkçeye geçilince güdükleşmiş ve Arap harfleri terkedilince tümden güme gitmişti.

Saray dili Arap harfleriyle yazılan Türkçe karşısında yenilmiş ve artık okunamaz ve anlanamaz hale gelmişti. Çünkü okullarda yeterli sayıda Osmanlı sarayının dilini öğretme çabası olmamıştı. Osmanlıca yazıların okunması için bazı insanların yetiştirilmesi de ihmal edilmişti.

Okullarda altı yedi saat yabancı dil öğretme çabası da başarılı olmadığına göre Osmanlıca da öğretilememiş ve devlet arşivlerinin ve kütüphanelerin kitap ve belgelerinin öğrenilmesi de güdük kalmıştı.

Kıbrıs’ta bile binlerce kitap işe yaramaz diye yok olmuştu.

Vakıfların belgeleri bile tercüme edilmemiş eriyip gitmelerine izin verilmiştir.

Eğitim sistemi tam bir başarısızlık örneği olarak hala dünya sıralamasında dikkat çekecek kadar zayıf kalmıştır.

Osmanlıca tabii ki eğitim sisteminin önemli bir uğraşısı olarak korunmalıdır ama eğitim sistemi ıslah edilmeden atıp tutmak ve sırf dini ilerletmek için kullanmaya çalışmak bir işe yaramayacaktır.

Osmanlılar olmaya özen gösterenler Türk olduklarını reddedebilirler ama nasıl Araplar Osmanlıyı memlukler (memlûklar) olarak adlandırırlar dünya onları Türkler olarak anmaya devam edecektir.

Memluk demek eski esir ve köle olanların orduyu ele geçirdikten sonra ülkeye egemen oldukları idare demektir. Mısır’da önce Türk memlukleri sonra Çerkez memlukleri idaresi kurulmuştu. Osmanlı memlukleri de onları devirip Mısır’ın idaresini ele geçirip İstanbul’a bağlamıştı.

Tarihi resmi tarihle sınırlı olarak okumak bir yığın yanlışı kafaya doldurmak ve anlayamaz hale gelmek demektir. Özgürlük her yerde olmalı ki öğretmen konuları seçmekte yetkili olsun ve çeşitlilik sağlansın ama biz bunun önemini de kavrayamayacak kadar iyi gençlik yetiştirmeye devleti yetkili kılıp yan gelip yatmakla şartlandık.

Onun için dinciler seçimle başa geçince Arap ve Arapça hayranlığını dayatma cesaretini buldular. Osmanlıca diye Arap harf ve dilbilgisisini (gramerini) öğretmeye başladılar bile… Başaracak olsalar büyük sorunlar yaratacaklar. Hiç gereği olmayan dil safsatasını tartışıp duracaklar.

Şimdiden aralarında tartıştıkları saçmaları izliyorum. Türkiye dervişler, tekkeler, zaviyeler, müritler ve meczuplar mı yoksa mensuplar mı diye birbirlerine Arapçadan aparma kelimelerle laf atıp dururlar. Arapçadan alınan kelime ile Arapça ayni olamaz. İngilizce veya Türkçe bol bol başka dillerden kelime devşirmiştir. Bu süreç sürecektir. Alınan dildeki türevleri, kökü ve Türkçe veya İngilizcedeki halleri değişik olabilir ama önemli olan yabancı dilden alınan kelimenin anlamının alan dildeki anlamının halk tarafından nasıl anlaşıldığıdır ve yazılı yazında kendini korumasıdır. Dönüp dönüp değiştirmek ve kaynak dildeki anlamı daha önemlidir diye iddia etmek sadece ukalalık etmektir.

Seçim kazanana haddi bildirilmelidir. Seçim kazandım bildiğimi okurum diyen geçmişte yapılan hatalara beterlerini eklemek olur. Halk dilini korumalı ve ilk fırsatta seçilenlere hadlerini bildirmelidir.

Dilime dokunmayın sloganını kullanmaya başlasak yeridir.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
819AboneAbone Ol

Son eklenenler

Çernobil’in 40. yılında: Nükleer belaya karşı hafıza ve mücadele – Ecehan Balta

25 Nisan 2026 Cumartesi günü Sinop’ta, Nükleer Karşıtı Platformun...

Diplomaside distopya dönemi ve Türkiye! – Hediye Levent

İran-Amerika-İsrail savaşı zaman zaman sakinleşse de asla durmayan depremlerden...

Palantir’in ‘teknolojik cumhuriyet’ manifestosu üzerine – Mahir Ulutaş

2003 yılında Peter Thiel tarafından kurulan, merkezi Silikon Vadisi’nde...

Yapısal koşullardan sıyrılırsak – Özkan Yıkıcı

Genelde siyasal sistemler değişik yöntemlerle kendilerini hem ayakta tutarlar...

İşimiz Boru… Boru bizim İşimiz… – Mertkan Hamit

Alaköprü Barajı’ndan çıkıp denizin altından Geçitköy’e ulaşan su, yaklaşık...

Çernobil’in 40. yılı – Mehmet Horuş

Çernobil nükleer felaketinin üzerinden 40 yıl geçti. Her yıldönümünde...

Otokrat Orbán’n seçim hezimeti: Macaristan’dan alınacak dersler – Yonca Özdemir

Macaristan bizi niye ilgilendirsin, demeyin. Öncelikle, hiçbir ülkenin koşulları...

Bir erken seçim daha – Özkan Yıkıcı

Konumuzun geçtiği yer Bulgaristan. Kolay değil: Beş yılda tam...

Canlı yayın