yaklaşımlarAlpay DurduranÖzel sektör hükümeti sol sağ koalisyonu ile kuruldu – Alpay Durduran

Özel sektör hükümeti sol sağ koalisyonu ile kuruldu – Alpay Durduran

Garip işler değil ama garip geliyor. Etiketi başka içindeki malzeme başka olan malların piyasayı doldurduğu bir ülkede yaşarken partilerin de etiketi sol içeriği sağ veya tersi olması şaşırtıcı olmamalı.

Ancak bizim görevimiz, yurttaşlar olarak yalancılıkla savaşmak olmalıdır. Onun için görmeyen gözlere durumu sokmak işimizdir. Bakın hükümet programında CTP ve DP ne buyuruyor. Bu ifadeyi bir partiye mal etmeye olanak yok. Çünkü program genel olarak ekonomi ile ilgili olarak bu ifadeyi içeriyor. Nedir o:

“Hükümetimiz açısından ekonomik büyüme ve istihdam artışının özel sektör kanalıyla gerçekleştirilmesi esastır.”

Buradan anlaşılıyor ki iki parti de özel sektör eliyle kalkınmayı esas olarak kabul etmiştir.

Sözde sağ parti olan DP bunun şart koşmuş olsa da CTP karşı çıkmış olsa bunu programa koymaya gerek var mıydı ki konulsun? Bu ifade genel bir ifade olup siyasi bir inancın ifadesidir. Program içinde popülizm nedeniyle özerkleştirilecek, ihalesi gözden geçirilecek, stratejik önemde olana başka gözle bakılacak ve özel tekel yaratılmamasına çalışılacak gibi ifadelerle konu program bakımından hallolmuş iken bu ifadenin gerekli görülüp programa yazılması açıkça bir inanç konusu olduğunu gösteriyor.

O zaman CTP’ye sormak gerekir. Sen buna inanıyorsan solculuğun nerede kaldı? Solcuların desteğine muhtaç olduğun için onlara göz kırpmayı gerekli gördüğün için yazdın mı diyelim? O zaman sadece entrika yapıyor değil misin?

Ancak bu ülkede solcu olduğunu iddia eden başka partiler de var. Onlara etik dışı zarar vermek siyasi yaşamımıza hile karıştırmak olmuyor mu? Ayıp yahu!

Soldan vazgeçti isen sen bilirsin. Solcuların gerçeği görmemesi için hile yapıyorsan ve sola inanmıyorsan yaptığın oyuna hile karıştırmaktır.

Eski liderin “özelleştirmemek uğruna ölünecek Leyla değildir” buyurmuştu. O zaman onun yatırım olanağı özelden gelirse yani kamu kaynakları yatırım yapıp hizmeti artırmaya yetmediği anlaşıldığı için bir hizmete özel sektörün de girmesine izin vermek veya özele devretmek olabilir demek istediğini düşünmüştük.

Tabii bu noktada Talat’ın yanlış bir ifade kullandığına da işaret etmek gerekir. Çünkü Leyla örneği Mecnun’un aşkının platonik yani gerçek olmayan bir aşkı ifade ettiğini anlatır. Mecnun öyle bir âşıktır ki Leyla’yı görür ve tanımaz. Onun için edebiyatta gerçek dışı aşkı ifade etmek için kullanılır. Halk arasında mecnun oldum gibi ifadeler kullanılsa da yanlıştır.

Bu gerçek de kanıtlar ki CTP platonik âşıklardandır. Hükümet kurmaya gelince özel sektörcü kesilmektedir.

Talat söyledi, CTP’nin liboşları da CTP’yi iktidara taşımak için gerçek aşkı olan oy kavgası için özelleştirmeyi tek esas sayarak “ekonomik büyüme ve istihdam artışının özel sektör kanalıyla gerçekleştirilmesi esastır.” diye programa yazdı.

Gene de salcu CTP’li kalmadı demek olanağı yok. Onlar partiye bağlılıklarının gereği olarak bu ifadeyi görmezden geldi. Gık çıkarmadılar. Onun için görülüyor ki onların sol aşkı da platoniktir. Kendileri bunu anlayacak mı yoksa Mecnun’un aşkı gibi aşkı yeterli görecekler mi?

Ancak siyaset bu tutum yüzünden dürüstlükten uzak oy avcılığı halinde yoluna devam edecektir.

Avrupa sosyalist partileri denilen gurup da özelleştirme programları uyguladığı için oralarda da ayni siyasi yozlaşmanın olduğunu düşünenler vardır ama ben öyle sanmıyorum. O partilerde siyasi programlar açıkça bu politikayı üyelerine ve seçmene durumu anlatır ve öyle yoluna devam eder. Onun için diğer sol partiler onları yalancılıkla değil yalan solculukla suçlarlar. Onları uygulayacağı siyaseti gizliyorlar diye suçlamazlar.

CTP, Sosyalist Enternasyonal’e üye oldu, Avrupa Sosyalist Partisi’ne de katıldı. Ancak üyesine ve seçmene bunu anlatmadı. Özel sektöre kesin hayır demedi ama özel sektör eliyle kalkınmayı esas aldığını da itiraf etmedi. Onun için yaptığı sol oyları da koruyarak sağdan oy almak entrikasıdır.

Bunun farkında olan CTP’li solcular partiyi ele geçirdikleri açık olan yeni anlayışı Liboşlar diye nitelediler. Gene de oy getirdiğini gördükleri için mi bilinmez onlara boyun eğdiler. Hatta onlardan olan kişileri en çok oyla partinin başına seçtiler.

Halkın siyasete güven duymamasının nedeninin olduğu da böylece kanıtlandı.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,970TakipçilerTakip Et
819AboneAbone Ol

Son eklenenler

Palantir’in ‘teknolojik cumhuriyet’ manifestosu üzerine – Mahir Ulutaş

2003 yılında Peter Thiel tarafından kurulan, merkezi Silikon Vadisi’nde...

Yapısal koşullardan sıyrılırsak – Özkan Yıkıcı

Genelde siyasal sistemler değişik yöntemlerle kendilerini hem ayakta tutarlar...

İşimiz Boru… Boru bizim İşimiz… – Mertkan Hamit

Alaköprü Barajı’ndan çıkıp denizin altından Geçitköy’e ulaşan su, yaklaşık...

Çernobil’in 40. yılı – Mehmet Horuş

Çernobil nükleer felaketinin üzerinden 40 yıl geçti. Her yıldönümünde...

Otokrat Orbán’n seçim hezimeti: Macaristan’dan alınacak dersler – Yonca Özdemir

Macaristan bizi niye ilgilendirsin, demeyin. Öncelikle, hiçbir ülkenin koşulları...

Bir erken seçim daha – Özkan Yıkıcı

Konumuzun geçtiği yer Bulgaristan. Kolay değil: Beş yılda tam...

“Kayıplar” için en kötü aylardan biri: Nisan 1964… – Sevgül Uludağ

Malta’dan araştırmacı gazeteci Caroline Muscat, yazılarından birinde şöyle diyor:...

Devlet Malı Deniz Yemeyen Keriz – Şener Elcil

Kıbrıslı Türkler geçmiş yıllarda Türkiye’ye, “Türkiya” derlerdi. Batılı tarih kaynaklarında...

Canlı yayın