yazılariktibasTunus solunun parçalanmış tarihi - Nureddin Baltayeb

Tunus solunun parçalanmış tarihi – Nureddin Baltayeb

Kategori:

tunusTunus’ta solcu Yurtsever Demokratlar Hareketi’nin (MPD) lideri  Şükrü Belaid’in öldürülmesi, yalnızca Belaid’in partisine ilişkin değil bütün Tunus soluna ilişkin pek çok soruyu gündeme getirdi.

Tunuslu bir protestocu 8 Şubat 2013′te İçişleri Bakanlığı önündeki eylemde polise hareket çekiyor. Cuma günü laik muhalefet lideri Şükrü Belaid’in cenazesine katılan on binlerce kişi İslamcılara karşı sloganlar attı.

Tunus’ta bütün varyasyonlarıyla sol hareketin kökü, 1920’de Fransızlar tarafından kurulan Tunus Komünist Partisi’ne uzanır.

Bağımsızlıkla birlikte, bu fraksiyon yavaş yavaş bir Tunus partisine dönüştü. Ama köklü bir parti olmasına karşın, Tunus solu üzerine çalışan Abdülcelil Bukara’ya göre “Parti iki merkezi nedenden dolayı toplum içinde yaygınlaşamadı.”

“Birincisi, partinin II. Dünya Savaşı’nı müteakiben bağımsızlık konusunda sergilediği tavırdır. Fransız Komünist Partisi liderliği altında Tunus ve Fransa’nın birliğini ve koalisyon fikrini savunan parti, bağımsızlık çağrılarını reddetmiştir.” Bukara, bu durumun Tunusluların partiyi terk etmesine yol açtığını söylüyor ve ekliyor:

“İkinci neden, İsrail devletinin oluşturulmasının ardından partinin Filistin’in pay edilmesine onay vermesiydi.”

1950’lerdeki “Tunuslulaştırma” çabalarına ve bağımsızlığın benimsenmesine karşın, 1960’ların başına kadar parti hala yalıtılmış durumdaydı. Ardından, Fransa’da Tunuslu bir grup öğrenci sosyalizmi ve demokrasiyi benimseyen “Afak” (ya da “Ufuklar, Umutlar”) adlı yeni bir sol hareket kurmaya karar verdi.

Bu yeni hareket 1967’de, dünya çapında zemin kazanmakta olan Maocu gelenekle uyumlulaşmaya başladı. Bu yeni yönelim Afak içinde bölünmeye yol açtı ve Belaid’in sahneye çıkacağı “Yurtsever Demokratlar” grubunun oluşumu da böylece gerçekleşti.

Grubun faaliyetleri 1969’da el Şola’nın (Alev) yayımlanmasıyla başladı. Fransa’daki kilit isimlerinden biri ve kurucusu Halit el Faleh’ti.

Afak’ın liderliği Yurtsever Demokratları Stalinistlikle suçladı ancak bu onların inkar etmeye çalışmayacakları bir yaftaydı. Yönelimlerine karşın, grup sosyalizmden feragat ederek Tunus üzerindeki emperyalist hegemonyaya karşı direnişe ve toprak reformu ihtiyacına yoğunlaşma çağrısı yaptı. MPD’nin inancına göre ülkedeki toprakların çoğunluğu hala bir feodal sınıfa aitti.

Bu akım öğrenciler arasında popülerleşmeye başladı ve Tunus üniversiteleri sahnesinde yaygınlaştı. Radikal tavırlarıyla ve pek çok bölünmeden mustarip olmasıyla biliniyordu. Sonunda etkisi bazı fakültere ve sendikalara, özellikle de öğretmen örgütlerine daraldı.

 

BİRLİK GİRİŞİMLERİ

Eski Tunus devlet başkanı Zeynel Abidin bin Ali 14 Ocak 2011’de ülkeden kaçtığında, birkaç sol parti yeraltında geçirilen yılların ardından etkinliklerini açıktan yapmaya başladı.

Bu grupların en önemlileri, Afak’ın ardılı İşçi Partisi; ondan ayrılan hizip, Sosyalist Parti; üniversitelerdeki Yurtsever Demokrat Akım’a liderlik eden Belaid’in MPD’si; Yurtsever Demokratik Eylem Partisi; Yeni Sol Parti; İlerici Mücadele Partisi; Radikal Sol Akım (Troçkist) ve Yurtsever Demokratik Parti idi.

Böyle birçok sol grup bulunmasına rağmen, Bin Ali sonrası parlamento seçimlerinden sol 217 sandalyenin sadece 5’ini alabildi.

Seçimlerde elde edilen zayıf sonuçlar, Belaid’i Tunus solunun, özellikle de yurtsever-demokrat ailesinin birliğini sağlamaya teşvik etti. Böylece Belaid’in yurtsever demokratları Birleşik Demokratik Ulusalcı Parti içinde birleştirme girişimi gündeme geldi.

Bu girişimin başarısızlığı, Belaid’i girişimini bütün solcuları içine alacak şekilde genişletme ihtiyacına ikna etti. Afak’ın mirasçıları, yani daha önce Yurtsever Demokratlar tarafından reformizmle suçlanan İşçi Partisi de bu girişime dahil edilmeliydi.

Bu da, Baas Partisi’nin iki kolunu (Suriye Baas’ı ve Irak Baas’ının Tunus seksiyonları) bile kapsayan Halk Cephesi’nin kuruluşuna yol açtı.

Bugün, Belaid’in öldürülmesiyle, Tunus solu azimli bir şekilde birliğini sağlayan ancak hayallerine kurşunlar tarafından son verilen bir liderini yitirdi.

Al Akhbar’da yayımlanan İngilizcesinden Sendika.Org tarafından çevrilmiştir


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Özge Güneş yazdı: Güvensizlik, kâr ve refah talebi arasında

NATO Liderler Zirvesi uluslararası basında transatlantik ittifakın modern tarihindeki en...

Ayşe Hür yazdı: Türkiye’nin NATO üyeliğinin gecikmesinde Mısır ve İsrail Faktörü

Resmi anlatının aksine, Türkiye’nin NATO üyesi olması için hevesli...

Vadim Kamenka yazdı: Avrupa’nın önceliği değişti: Refahın yerini silahlanma aldı

Cenevre’de, Milletler Sarayı’nın Konsey Salonu girişinin üzerinde Britanyalı Lord...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Özge Güneş yazdı: Güvensizlik, kâr ve refah talebi arasında

NATO Liderler Zirvesi uluslararası basında transatlantik ittifakın modern tarihindeki en...

Volkan Yaraşır yazdı: Küba Devrimi ve Barbudos’lar

20. yüzyılın en sarsıcı ve en özgün devrimlerinden biri...

Canlı yayın