yazılariktibasSyriza’nın ilk kongresi’nden notlar: Bu Daha Başlangıç - Bilge Seçkin Çetinkaya

Syriza’nın ilk kongresi’nden notlar: Bu Daha Başlangıç – Bilge Seçkin Çetinkaya

Kategori:

Bilge Seçkin Çetinkaya10-14 Temmuz tarihleri arasında Syriza, Radikal Sol Koalisyon’dan bir partiye dönüştüğü ilk kongresini gerçekleştirdi. Bu kongre Atina’da olimpiyatlar için inşa edilmiş bulunan bir tekvando salonunda, salonun hakkını veren bir atmosferde bir hayli tartışmalı geçti. Hatırlayacağınız gibi Syriza 2004’de başta en büyükleri Sinaspismos (Synaspismos) olmak üzere pek çok sol parti ve grubun bir araya gelerek oluşturduğu bir koalisyon olarak kuruldu. Geçen yıl yapılan seçimlerden ise oyların yüzde 27’sini alarak Nea Demokratia’nın ardından küçük bir farkla ikinci parti olarak çıktı. Dolayısıyla, aslında ÖDP içerisinden ve Türkiye solundan bir hayli aşina olduğumuz solda birlik tartışmalarının, seçimle “iktidar” ihtimaline son derece yakın bulunan bir solun içinden yapılıyor olduğuna dikkat çekmek gerekiyor.

Nasıl Birleşeceğiz?

Toplamda resmi olmayan rakamlara göre 491 organizasyondan 3500 delegenin katıldığı kongre iki temel hattın tartışmasına sahne oldu. İlk hat seçim sonuçlarına bakıldığından görünen hat. Yani Syriza’nın iktidara radikal bir sol seçenek olarak seçimlerle kazanılacak bir iktidar ihtimaline son derece yakın olduğunu gören hat. Sinaspismos’un başını çektiği Sol Liste’de somutlaşan bu hat koalisyondaki tüm grupların kendilerini birleşmiş bir parti içinde çözmelerini öneriyor. Böylelikle Syriza çok parçalı ve dağınık görüntüsünden kurtularak, iktidara daha hazır gerçek bir parti haline gelecek. DEA adlı küçük bir grup hariç, Syriza içerisindeki tüm gruplar belirli bir süreç içerisinde kendilerini çözerek, varlıklarını gruplar olarak sürdürmeme kararında zaten ortaklaşmış durumdalar. Bu gruplar parti dışında kendi varlıklarını sürdürmekte özgürler. Ancak Syriza içerisinde, “bir üye bir oy” prensibine geçilecek ve gruplar üzerinden yapılan aday belirleme gibi işlemler artık parti hukuku içerisinde, yurttaşların da bireysel katılımına açık bir düzlemde gerçekleşecek.  Gruplar parti içerisindeki varlıklarını politik eğilimler olarak sürdürecekler. Bu konuda hemen adım atılması yerine üç ay içerisinde bu sürecin tamamlanması önerildi. Ancak gelen itirazlarla bu süre kısıtlaması yerini “makul ve mantıklı bir süre içerisinde” gibi belirsiz bir ifadede uzlaşmaya bıraktı.

SYRIZA PASOK’laşıyor mu?

Kongre boyunca birleşme ve partileşme sürecinin tehlikeleri de bir tartışma konusu olmayı sürdürdü.  Bir yandan Syriza’nın daha kapsayıcı, katılımcı ve toplum içerisinde daha örgütlü ve toplumu dönüştürücü bir güç olması gerektiğine vurgu yapıldı. Diğer yandan aynı sürecin seçimlerle edinilecek iktidarı hedefleyen bir “parti” haline gelme tehlikesini yarattığına vurgu yapıldı. Bu tehlike daha açıklıkla ifade edersek; toplumu radikal şekilde dönüştürmeyi hedefleyen sisteme muhalif bir parti olmaktan, sistemi soldan onaran bir parti olmaya dönüşme ihtimali. Deyim yerindeyse Pasok’laşma. PASOK’tan Syriza’ya geçen milletvekillerinin varlığı ve Syriza’nin Pasok seçmeninden oy alması da Syriza içinde “Pasok’laşıyor muyuz?” endişesini arttırıyor.

Kongre’nin Kararı: Birleşmiş Sol Parti içinde Güçlü Sol Muhalefet

Bununla ilgili olan diğer tartışma ise Syriza’nın örgütlemeyi ve oy almayı hedeflediği seçmenin profili. Syriza’ya oy veren ve verme eğilimde olan seçmenin eğilimi “partinin sağında mı, solunda mıdır?” sorusunun cevabı partinin yönelimleri konusunda da bir gerilim oluşturuyor. Bu gerilimin ucu kimi zaman Alexis Tsripras’ın Financial Times’a yazarak Yunanistan’ı Euro bölgesinde tutacağına ilişkin garanti vermesi sonucunu doğurabiliyor. Böylelikle, malları, mülkleri ve bankalardaki paraları konusunda endişe içinde bulunan orta sınıfların yüreğine su serpilerek sağa kayılıyor. Diğer yandan aynı Tsipras Altın aramaları, ERT’nin kapatılması, Vio-Me işçilerinin alacaklarına karşılık fabrikaya el koymaları konusunda sol bir tutumu benimsiyor. Vio-Me’dekilerle aynı durumdaki işçilerin patronu kaçmış fabrikalara el koyma haklarının kanunlaştırılmasını savunarak sol için umut verici olabiliyor. Akılda tutulması gereken bir diğer husus da faşistlerin, Altın Şafak’ın yükselişi. Bu aslında kaybeden ve tepkisel orta ve alt sınıfların radikal bir çözüm arayışına yöneldiklerine dair de bir işaret. Bu radikalleşmenin soldan olması ihtimali üzerinde ihtiyatla durulmalı. Ve faşizme karşı mücadelenin en temel eksenlerden biri olmaya devam edeceği üzerinde.  Sonuç olarak, Birleşik Sol Liste oyların %67.61 ini, Sol platform %30.15 ini bağımsızlar %1.03 ünü, komünist Eğilim %0,74 ünü, Yurttaş Müdahalesi %0.27, Birleşme Eğilimi için Müdahale  ise % 0.21 ini aldı. Bu tablo umut verici. Zira Euro bölgesinde kalınması konusunun ucunun açık bırakılmasını savunan Sol Liste gibi parti içerisinde PASOK’laşmaya izin vermeyecek sol bir muhalefetin varlığını sürdürdüğüne işaret ediyor. Birleşik Sol listenin içerisinde yer alan grupların pek çoğu da Syriza’nın bu değişimini bir fırsat olarak görüyorlar. Kısa yoldan iktidara giden bir fırsat değil. Toplumu değiştirip dönüştürerek, toplumun kendi iktidarını örgütlemeye daha uygun bir yapı, bir örgütlenme biçimi olarak bir fırsat. Kongrenin mutsuzları ise ayrılma sözleri eden, Pasok’tan Syriza’ya gelmiş, ancak bu kongrede seçilememiş olanlar.

Bu Daha Başlangıç…

Kongre sırasında da ÖDP Eş Genel Başkan’ı olarak yaptığımız konuşmada da belirttiğimiz gibi, Syriza’nın yürüyeceği yol ve mücadelesinin alacağı biçim yalnız Yunanistan’daki halkların kaderini belirlemekle kalmayacak. Dünyanın her yerinde neo-liberal tiranlara karşı solun birleşik mücadelesinin başarı ihtimalinin göstergesi olmaya devam edecek. “Onlar başarırlarsa biz de başarırız” duygusunu içimizde tutarak, Gezi İsyan’ın ardından bu duyguya daha çok bel bağlayarak, onları izlemeye devam edeceğiz. Tıpkı onların Gezi İsyanı’nı aynı dikkatle takip etmeleri gibi. Velhasıl, “bu daha başlangıç mücadeleye devam” diyerek isyanın selamını götürdüğümüz yerden, dünyanın baştan ayağa değiştirilmesi için, tüm dünya ezilenleri için bolca umut, ve çapulculara direniş selamını getirdik.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

Federico Pita yazdı: Latin Amerika tekno-faşizmin yeni laboratuvarı

Latin Amerika, teknoloji-üstüncülüğünün siyasi ve ideolojik laboratuvarına dönüşüyor. Silicon Valley milyarderi...

Ertan Erol yazdı: Trump’ın kayığında Kolombiya sağı

Kolombiya’da Seçilmiş Başkan Abelardo de la Espriella kuracağı hükümeti...

Shamim Chaudhry yazdı: Güney Asya’nın genç kuşağı yeni bir sosyal devrime doğru mu ilerliyor?

Güney Asya, şu anda dünyadaki genç nüfus oranının en...

Hazal Yalın yazdı: Nikaragua, 7 Ders

Ben Latin Amerika uzmanı değilim; kuşkusuz Nikaragua’yı benden çok daha...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
921AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Karışık işler, vesselam!

Yazıyı yazdığım an, 18 Ağustos günüydü. Siz ne zaman...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ufak bir canlanışa girişirken

Genelde havamız sıcak. İşiniz yoksa da çoğu zaman evden...

Özkan Yıkıcı yazdı: Diplomasi kıskacında, Libya

Libya, bir anda gündemde çalkalanarak, darmadağın olmuştu. Birçok gücün...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden bir ittifak yazısı: Mekke

Mekke İttifakı sorularla birlikte konuşulmaya devam ediliyor. Tabii ki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıyas yapma örneği: Kolombiya

Kolombiya, son yıllarda değişik yönleriyle gündemde oluyordu. Özellikle solcu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gelişmelerde gündem oluşturma sırrı

Bir ufak soru sorsam: Türkiye'deki gelişmeleri buradaki medya kaçı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hızla çerçeve yasası geçerken

İki yıldır konuşturuldu. Algılarla epey propaganda yaptırıldı. Algılar diyorum:...

Canlı yayın