Kıbrıs iktibasHare Yakula“Geleneksel ahlak” ile mücadele ederken fuhuş pazarındaki sömürü hasır altı edilmemeli! -...

“Geleneksel ahlak” ile mücadele ederken fuhuş pazarındaki sömürü hasır altı edilmemeli! – Hare Yakula

Tüm kültürlerde cinsellik, erkeğin kadından elde ettiği hazzın artması yönünde şekillenmektedir söylenebilir. Pek çok kültür ve dinde, kadınlara cinsellikten zevk almanın ahlaksızlık olduğu öğretilir. Bu öğretiyle kadınlar cinsel ilişki esnasında “yoldan çıkmış” olmamak için herhangi bir zevk belirtisi göstermekten sakınır. Bunun “modern” olmayan toplumlarda geçerli olduğunu varsaymak büyük yanılgıdır çünkü “Batılı” olmakla övünen toplumlarda da durum pek farklı değildir. Ne de olsa cinsel arzu “iyi kadınlarda” olmayan ve cinsel deneyim “evlenilecek iyi kadınların” yaşamadığı bir şeydir! Halbuki erkeklerde böyle bir ayrım yoktur. Bütün toplumlarda kadın ve erkek farklı muamele görür ve kadınların lehine olan çok az şey bulunur.

Fuhuş bir olgudur. Bir takım olayların dayandığı neden ya da bu nedenlerin yol açtığı sonuçtur. Toplumsal olarak cinsiyetlendirilmiştir. “Seks endüstrisi”, “Seks turizmi” ifadeleriyle birçok coğrafyada çıkar grupları tarafından meşrulaştırılmıştır. Erkekler, kendileri için haz imgesine dönüştürdükleri kadın bedeninden büyük kazançlar elde etmektedir. Daha da ileriye giderek küreselleşmiş, endüstrileşmiş bu sömürüyle, siyasetçi-yatırımcı arasında köprüler kurulmuştur. İttifak sözleşmeleriyle, kurumsal ve küresel bir yapıya kavuşmuştur.

Fuhuş pazarındaki kadınlar, seksi bir arzu olarak yaşamak isteyen erkeklerle değil iktidar, intikam ve gaddarlık hevesiyle deneyimle niyetindekilerle birlikte olurlar. Bunu kabullenmiştirler. Ve itaatkâr pozisyondadırlar. Burada eril hegemonya devreye girmektedir. Fuhuş pazarında sermayeleşmiş kadınların ortak noktası dezavantajlı konumda olmalarıdır. Tümü yoksuldur. Göç etmek zorunda bırakılmışlardır. 2012 yılında Kuzey Kıbrıs’ta çalıştırılan kadınlarla yapılan röportaj yoksul oldukları bilgisini doğrulamaktadır. https://www.kibrispostasi.com/c35-KIBRIS_HABERLERI/n91306-gece-kulupleri-birlik-olusturdu-birlik-yakinda-aciklanacak

Kuzey Kıbrıs’ta gece kulübü diye isimlendirilmiş yerler gerçekte genelevdirler. Genellikle acentelerle getirilen ve işveren tarafından konsomatris ya da barmaid adıyla çalıştığı iddia edilen kadınlar, geçerli olan yasalara aykırı müşterilerle para karşılığı seks yapmaktadır. Bu kadınların pasaportlarına uçaktan indikleri zaman polis tarafından el konulmaktadır. Toplumdan izole bir ortamda tutulmaktadır. Sağlık kontrolünde ve alışverişte “refakatçi erkek” gözetiminde tutulmaktadırlar. Açıklıkla söyleyebiliriz; bunun adı seks köleliğidir!

2018 yılında yapılan Gece Kulüpleri Çalıştayında paylaşılan bilgiler doğrultusunda yılda ortalama 6 aylık vizeyle 1200 kadın getirilmektedir. 2014 yılında toplam 1212 kadının 485’i erken çıkış yapmıştır. 2015’te 1209’un 558’i, 2016’da 1287’nin 475’i ve 2017’de 1193’ün 520’si. Yani getirilen kadınların yarısı 6 aylık vizesi dolmadan gönderilmektedir. Muhtemelen kadınlar, küresel pazarın farklı ülkedeki uzantısında sermaye olmaya devam etmektedir. Ne de olsa müşteri sürekli aynı kadını görmek istemez!

2014 yılında yayımlanan bir röportajda genelev sahibi sakınmadan şu ifadeleri kullanmıştır: “Pasaportların alınması, devletin onu güvence altına almasıdır. Pasaportu veremem kıza, müşteriyle gider…Pasaporta el koyma değil, güvence altına almadır kaybolmaması için…Bir sebebi de, o pasaport elinde olduğunda evlendirme memuruna gider, evlenir.”

Kayıt dışı patronlu fuhuşun olduğu da aşikardır. Gece Kulüpleri Çalıştayı Sonuç Bildirgesinde yer alan ifadeyi aynen aktarıyorum: “GAÜ’de Nijeryalı bir anne-kızın, öğrencileri günde 50TL karşılığında fuhuş yapmaya zorladığı bir avukat tarafından katılımcıların bilgisine sunulmuştur.”

2013 yılında Tıp Bayramı Töreninde dönemin Sağlık Bakanı Ertuğrul Hasipoğlu’nun “Gece kulüplerini nasıl kapatalım memlekette 40 bin asker 40 bin de öğrenci var. Bizi mi halletsin” sözleri ise 10 yıl öncesine ayna tutmaktadır. 2018’de ise Ebru Çorbacı isimli klinik psikoloğun genelevlerde çalışan kadınlarla yaptığı çalışmada çıkarımı şaşırtıcıdır: “Yapılan araştırmada gece kulüplerinde çalışan kadınlara psikolojik anlamda bakıldığı zaman kamuda çalışan bir kadınla kıyaslandığında herhangi bir farklılığa rastlanmıyor. Her iki grubun da amacı ekonomik anlamda kazanç sağlamak.”

Kadının cinsel, duygusal ve ekonomik sömürüsünü meşrulaştıran, kadın bedeninin cinsel bir mal olarak kullanımını toplum gözünde normalleştirerek meşru kılan düşünceler ifşa edilmelidir. Ayrıca fuhuş pazarında çalışma koşullarının iyileştirilmesi ile sömürünün ortadan kalkacağını savunmak, küreselleşen pazarda kadını her türlü kullanıma açık bir mal haline dönüştürmektedir. Bu, kadını çaresiz bırakan ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini inşa eden araçları göz ardı etmek anlamına gelmektedir.

Cinsellik, hem mücadele arenasıdır hem de meşru bir siyasal faaliyet alanıdır. Cinsel özgürlük tezine sahip çıkmalıyız. Bireysel hazzı siyasal faaliyetlerin tek hedefi olarak tüketime endeksli “Batılı” fikirleri eleştirmekle birlikte, kişisel tatmine olanak bırakmayan rejimlere de mesafeli olmalıyız. “Geleneksel ahlak” ile mücadele edelim derken küreselleşmiş fuhuş pazarındaki sömürüyü hasır altı etmemeliyiz!

Haber linkleri:

https://www.yeniduzen.com/her-seyin-arkasinda-devlet-var-42647h.htm

https://www.kibrispostasi.com/c35-KIBRIS_HABERLERI/n91306-gece-kulupleri-birlik-olusturdu-birlik-yakinda-aciklanacak

gece_kulupleri_calistay_rapor.pdf erişimi için tıklayın

https://haberkibris.com/40-bin-asker-bizi-mi-halletsin-ofkesi-buyuyor-2013-03-15.html

https://www.kibrispostasi.com/c35-KIBRIS_HABERLERI/n243697-asil-sorun-merdiven-alti-seks-koleligi

 

Diğer yazıları

Sömürgecinin dayattığı Siyasal İslam’a karşı Kemalizm sığınak değil çıkmaz sokaktır! – Hare Yakula

Yaz tatili sonrası okulların açıldığı ilk hafta “Şarkı bilen,...

Kuru vajinaların ticarileştirildiği küresel ağda bir durak: Kuzey Kıbrıs – Hare Yakula

Sarı saçlı, beyaz tenli genç bir kadın Burhan Nalbantoğlu...

Hi Barbie! – Hi Feminizm! – Hi “Düzene” hizmet eden kadın vekiller! – Hare Yakula

Barbie’de yaratılış miti göndermesi…1968, Kübrik imzalı “2001: A Space...

KKTC/ Potemkin köyü aldatmacası/ Üç Başlı Ejderha/ Sığındım Köklerime – Hare Yakula

1787 yılında Grigori Potemkin, İmparatoriçe II. Katerina’nın ziyareti nedeniyle,...

Gökkuşağının kriminalizasyonu ve kutuplaştırma siyaseti sömürgedekine de düşer! – Hare Yakula

Tarihe bakılınca eşcinsel ilişkiyi yasaklama ve kriminalize etme politikası...
4,451BeğenenlerBeğen
1,534TakipçilerTakip Et
3,957TakipçilerTakip Et
841AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kurban edilen bölgeler — Ecehan Balta

Kapitalizm bazı coğrafyaları sadece sömürmez; onları gözden çıkarır. Belli...

Rüzgar sağdan sert esiyor — Ali Şahverdi

Sachsen-Anhalt eyalet seçimleri 6 Eylül'de yapılacak. Seçimlere dört ay...

Köroğlu Sovyetlerde nasıl popülerleşti? — Kavel Alpaslan

Bolu Beyi’ne karşı verdiği mücadelesiyle hepimiz Köroğlu efsanesini gayet...

Suriye Kürtlerine ne oldu? — Hediye Levent

Suriye bir süredir İran savaşının gölgesinde kaldı ancak aynı...

Hançer! – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs’ta tuhaf ama net olan bir tutum geliştirildi. Devamında...

Nakba’dan sürgüne: Edebiyatın hafızası — Kıvanç Eliaçık

Filistin edebiyatının modern karakteri 20. yüzyılın başında şekillenmeye başladı....

Direniş ve dersleri ile Bolivya kaynıyor – Özkan Yıkıcı

Son günlerde bizim genelde medya dokunmasa dahi Latin Amerika...

Canlı yayın