yaklaşımlarYılmaz ParlanEsnaf Düşmanlığı - Yılmaz Parlan

Esnaf Düşmanlığı – Yılmaz Parlan

yilmazparlanDeğerli okurlar, sizin de izlediğiniz gibi uzunca bir süredir özellikle CTP hükümetleri döneminde her yıl sonu 13’üncü maaş tartışma konusu yapılıp piyasaya öldürücü darbeler vurulmaktadır. Bu tabii ki bilinçli bir Politika olup çıtası sürekli yükseltilerek bir santaj silahı haline dönüştürülmüştür. Aralık, Ocak, Şubat ve Mart ayı ile birlikte toplamında tam 4 aydır ayni Politika tekrarlanmakta olup küçük Esnafı tamamen devre dışı bırakmaya yönelik bir davranış biçimidir. Bunun özellikle kendisini ‘’Emeğin Partisi’’ diye lanse eden 1 Parti tarafından hayat bulması acı gerçeğimizdir. Bir defa girişimcilik; istikrarsızlığı, güvensizliği, kuralsızlığı sevmediği gibi maaş konusunun her ay tartışma konusu yapılmasını da kaldırmaz. Bu uygulama ekonomik kural ve kaideler ile taban tabana zıttır. Böylesi bir ortamda yatırım ya da iş yapamadığınız gibi kimseye para da harcatamazsınız. Çünkü konu salt maaş konusu değildir. Burada Şark kurnazlığı yapılarak 4000 TL üzerini eksik ödeyeceğiz demek, insanları kutuplara ayırdığı gibi küçük esnafı da Politikanın ana hedefi durumuna getirmektedir.

 

Siyaset sorun çözme sanatıdır ama onlar nedense bunu hep görmezden gelmektedirler

Ekonomik örgütlerin KTEZO, TİCARET ODASI ve SANAYİ ODASI’nın hükümetlerin kontrollerinde olduğu ise herkesin malumudur. Böyle bir durumda tepki göstermeleri gerekirken tümünün kuzuların sessizliğine bürünmesi kendi varlık nedenlerine de aykırı olup ticaret erbabına yapılmış bir ihanettir de. Zaten Ekonomik Örgütlerin hükümetlerin uydusu olduğu bir düzende sağlıklı yaşayabilir bir ekonomiden de bahsedemezsiniz. Ayni şekilde Ekonomi Bakanı’nın da sessizliği Esnafın her taraftan kuşatıldığının göstergesidir. Her fırsatta ekonominin iyi olduğu söylenmektedir. Özelleştirmenin faydalarını saymakta ama nedense maaşları bile ödeyememektedirler. Siyaset sorun çözme sanatıdır ama onlar nedense bunu hep görmezden gelmektedirler.

 

Maaş tartışmaları hastanın yoğun bakımdan hiç çıkmaması için ısrarla gündeme getirilmektedir

Esnaf zaten büyük işletmelerin haksız rekabeti ve faiz sarmalında boğulmakta olup, koma halindeyken bilinçli bir politika haline dönüştürülen maaş tartışmaları hastanın yoğun bakımdan hiç çıkmaması için adeta ısrarla gündeme getirilmektedir. Ekonominin temel kuralı olan anti-tekel, anti-damping ve haksız rekabet yasalarının olmaması Kabul edilebilir değildir.

 

Peşkeşin fotoğrafı o kadar nettir

Halbuki sözü geçen yasalar yerli sermayeyi gerek TC gerek yabancı sermayeye karşı koruyacak yasalardır ve bir gün tüm ticaret erbabına gerekli yasalardır. Unutulmasın ki Ekonominin temel direği dünyanın her yerinde küçük ve orta boy işletmelerdir. Onların olmadığı yerde devletten de bahsedemezsiniz. İnanın ben ve Esnaf arkadaşlarım ekonomik örgütlerimizin varlığından da sessizliğinden de, onlara zorunlu üyeliğimizden de hicap duymaktayız. Rahmetli Denktaş döneminde bile ekonomi böylesine tahrip edilmemiş bir gün böylesi bir mukayese yapacağım aklımın ucuna dahi gelmemişti. Evet, Kıbrıs konusunda talimatlar Ankara üzerinden gelse de ekonomik olarak insanlar hiç bu kadar ezilmemiş ve haksızlığa uğramamıştı. Bunlarsa, hem talimatları oradan alıyorlar hem de ekonomik bedelin tümünü bize ödettiriyorlar. Peşkeşin fotoğrafı o kadar nettir. Buna rağmen bazı çevrelerin maaşların zaten iyice erimiş olmasına rağmen çalışan kesmi hedef alması ise ibret vericidir. ‘’E özgürlük istiyorsak bu kesintilere katlanmalıyız’’ diyen çevrelere bir sorum var: Memur olsun, Emekli olsun veya olmasın maaşlardan kesinti olduğu, ikide birde eksik ödendiği ve tartışma konusu yapıldığı bir ortamda ekonomik ve siyasi vesayetin kalkacağı garantisini verebiliyor musunuz? Tabii ki veremezsiniz. Söyledikleri herşeyin tersini yapanlara inanmıyoruz zaten.

 

Kapı işini ağırdan almaları Esnafın özgürleşmesini ve para kazanmasını istememelerindendir

Esnafı rahatlatacak hiçbir ekonomik tedbiri hayata geçirmeyen, liderlerin sözde karar alıp herkesin mutabık kaldığı, Esnafınsa son çare olarak gördüğü, hatta parasını AB’nin peşin ödediği Derinya -Aplıç kapılarını açıp güneyden gelecek turistle esnafını rahatlatamayan insanlardan, ne ekonomik sorunları ne de Kıbrıs sorununu çözmelerini asla beklemeyin. Bırakın kapıları açmayı, açılış için bir tarih bile vermekten acizdirler. Statüko statüko diyorlar ama aslında statükonun ta kendisidirler. Kapı işini ağırdan almaları Esnafın özgürleşmesini ve para kazanmasını istememelerindendir. İşte tablo bu kadar hazindir. Görülüyor ki ekonomik ve siyasi akıl Kıbrıs’ın kuzeyinde harakiri yapmış ve de uzun bir tatile çıkmıştır….


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Bir atama ritüeli ve boykot – Yılmaz Parlan

Hep hareket halinde ama hep ayni yönde hareket eden...

Güzellemeler diyarı ve Dümbük – Yılmaz Parlan

Sosyal medyayı takip ediyorum, profilini değiştiren değiştirene. ‘’Büyük lider, kahraman,...

Kimliksizler ve AB değerleri – Yılmaz Parlan

 Kendilerini Kimliksiz tanımlayan bir grup insan güneyde Kimlik dairesinin...

KTÖS’ün Rejimle Dansı – Yılmaz Parlan

Bir süre önce KTÖS ve 10’ncu Köyü yazmış sendikanın...

Kapılar ve istirdat politikaları – Yılmaz Parlan

Son zamanlarda aydın bildiğimiz bazı kişiler Sınır Kapılarının açılmasına...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,920TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

Marios Epaminondas yazdı: Kıbrıs Sorununda Beklenmedik Bir Gelişme

Kıbrıs sorunuyla karşı karşıya gelen ilk Birleşmiş Milletler Genel...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan, Suudi Arabistan ve Yemen gündeminden

Daha kısa zaman önce yazdım. Hindistan'da başlayan ve Hamam...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Kimse Guterres’ten Mucize Beklemesin!

Kıbrıs’ın hem uzun müzakere tarihinde hem de BM’den beklentiler...

Neşe Yaşın yazdı: Zaman sancısı

Byung-Chul Han’ın Zaman Kokusu kitabında kullandığı bir terim var:...

Ana Vračar yazdı: Britanya’nın yeni başbakanı Keir Starmer’ın siyasi mirasından kopabilir mi?

Keir Starmer, 20 Temmuz 2026’da Britanya Başbakanlığı görevinden istifa ederek yerini İşçi Partisi’nden...

Canlı yayın