yaklaşımlarRasıh KeskinerDOĞAL ÇEVRE, SOSYAL ÇEVRE

DOĞAL ÇEVRE, SOSYAL ÇEVRE

5 Haziran Dünya çevre günüydü.

Bu günde pek çok ülkede çeşitli etkinlikler düzenlenerek doğal çevre üzerindeki sorunlar dile getirilir, çözüm yolları gösterilir.

Bu yıl da yine dünyanın pek çok yerinde etkinlikler düzenlendi.

Doğal çevrenin yok oluşuna neden olacak hususlar üzerinde gündem yaratıldı.

Kıbrısın kuzeyinde de düzenlenen bazı eylemlerle doğal çevrede büyük sorun haline gelen Dikmen çöplüğü ve benzeri sorunlar gündeme getirildi.

Aslında bugün dünyamızı en az savaşlar kadar, hatta ondan da daha fazla tehdit eden sorunların başında çevre sorunları gelmektedir.

Neo liberal politikaların sonucu olan aşırı kar hırsı çevre sorunlarını giderek içinden çıkılmaz hale getirmiştir.

Fabrikaların yarattığı atıklar havayı kirletmektedir,

Kimyasal atıklar suları kirletmektedir.

Havanın ve suların kirlenmesi suda ve havada yaşayan canlıları etkilemektedir,

Ormanlar rant elde etmek için çıkarılan yangınlarla yakılmaktadır.

Ağaçsız bir çevre, sel felaketlerine neden olmakta, iklim değişiklerini beraberinde getirmektedir.

Sonuçta,Doğal çevrenin genelde tahribata uğraması insanlığın da sonunu hazırlamaktadır.

Bu genel doğal çevre sorunları ile boğuşurken gözden kaçan önemli bir husus da sosyal çevrenin bozulmasıdır.

Pek çok ülkenin de sorunu haline gelen sosyal çevrenin bozulması ülkemizin kuzeyinde de önemli bir sorun olarak ortada durmaktadır.

Sosyal çevrenin bozulması pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir.

Bugün insanlarımız birbirinden koparılmıştır.

Aile çocuklarından, akrabalarından koparılmıştır.

Komşuluk ilişkileri tamamen ortadan kalkmıştır.

Sabahleyin Apartman’ın merdiven  sahanlığında karşılaşan iki komşunun birbirlerine “ günaydın” demeden, birbirlerinin varlığına aqldırış etmeden çekip gittikleri bir dönem yaşanmaktadır.

Toplumsal çevrenin korunması, sağlıklı ve mutlu bir toplum için en önde gelen bir zenginlikti ve bunun devamı topluma çok şey kazandırırdı,

Ama olmadı. Paranın sıcak yüzü toplum içindeki pek çok kişiyi değiştirdi,

Para ve makam hırsı, toplumun önemli bir kısmının hal-i vaziyetini değiştirdi.

Türkiyeden taşınan nüfusun varlığı toplumsal yapının tamamen yok olmasını gündeme taşıdı.

Şehirlerin sur içleri nüfus yapıları değişti,

Çarşıdaki işyerlerinin çalıştırıcıları değişti,

Kıbrıslıların kültürüne tamamen zıt bir ortam oluşturuldu.

Bu toplumsal yapı bozukluğunu nereye giderseniz gidin hissedersiniz.

Deniz kenarında, çarşıda alışverişte, açık sebze pazarlarında, yollarda, restoranlarda..

Her yerde ama her yerde bunun izlerini görürsünüz.

Doğal çevrenin bozulması için elden ne geliyorsa yapan çevreler, toplumsal çevrenin bozulması için de yıllar önce tedbir aldılar.

1974 te güneyden taşınan köy nüfuslarını birlikte iskan etme yerine, bir köyü 5-10 yere dağıttılar.

Yıllarca birarada yaşamış insanları birbirinden kopartdılar.

Komsulukları yok ettiler.

Birbirini tanımayan, birbirine selam vermeyi esirgeyen komşuların bir araya gelip kendi gelecekleri için mücadele etme şansları var mı?

İşte toplumdaki örgütsüz oluşun, biraraya gelememenin nedenlerinden birisi de bu.

Gün geçtikçe hem doğal çevremiz hem de sosyal çevremiz yok olmaktadır.

Bu önemli sorunun tam da ortasında yerel seçimler yapılmaktadır.

Bu sorunlarla ilgilenen var mı?

Ne gerek var? Halkın gözünü boyamak için son sürat habire yollar asfaltlanıyor, yol trafik çizgileri yenileniyor.

Kentlerin kent olmaktan, köylerin köy olmaktan çıkarıldığı bir ortamda yerel seçimler!

Ne diyelim: Boyamaya devam…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nereye doğru gidiliyor? – Rasıh Keskiner

Uzun bir süreden beri özellikle sol çevreler sürekli Kıbrıs’ın...

Araplaştırma projesi – Rasıh Keskiner

Hep gündemde olan ve defalarca gündeme getirdiğimiz istirdat projesi...

Rejime teslim olmayanlar yaşıyor – Rasıh Keskiner

Doğal olarak her canlı doğar, yaşar veya yaşadığını sanır...

BAŞKAN: Dr. Mustafa Hami (5) – Dr Bülent Dizdarlı

Bu bölümün sonunda yazacağımı başta yazmak istiyorum; Mustafa Abi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,919TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

Marios Epaminondas yazdı: Kıbrıs Sorununda Beklenmedik Bir Gelişme

Kıbrıs sorunuyla karşı karşıya gelen ilk Birleşmiş Milletler Genel...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan, Suudi Arabistan ve Yemen gündeminden

Daha kısa zaman önce yazdım. Hindistan'da başlayan ve Hamam...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Kimse Guterres’ten Mucize Beklemesin!

Kıbrıs’ın hem uzun müzakere tarihinde hem de BM’den beklentiler...

Neşe Yaşın yazdı: Zaman sancısı

Byung-Chul Han’ın Zaman Kokusu kitabında kullandığı bir terim var:...

Ana Vračar yazdı: Britanya’nın yeni başbakanı Keir Starmer’ın siyasi mirasından kopabilir mi?

Keir Starmer, 20 Temmuz 2026’da Britanya Başbakanlığı görevinden istifa ederek yerini İşçi Partisi’nden...

Canlı yayın