arşivAli SarıtepeDiyalog ortaklığı - Ali Sarıtepe

Diyalog ortaklığı – Ali Sarıtepe

Kategori:

Türkiye, son yıllarda uluslararası arena da kendine yeni alanlar açmak ve açılmış olan yeni platformlarda kendisine yer edinmek için girişimlerini süreklilik haline getirmiş durumdadır.

Onun bu girişimlerinin ana etkeni, ülke kapitalizminin gelmiş olduğu boyutlar ve endüstriyel ürünlerini ihraç etme gerekliliği olduğu gibi; başta enerji olmak üzere, üretimine girdi olan unsurları temin etme gerekliliği ve bunu ekonomik uygunluk içinde edinme çabası da olmaktadır.

Diğer yandan AKP iktidarının devlet politikası haline getirdiği öncelikler de bu oluşumlara ve oluşturmalara pozisyon almada etki eder konuma gelmesidir.

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)ne Türkiye’nin diyalog ortaklığı statüsünde dahil olması, Türkiye’nin buraya olan ilgisinin yeni olmasının sonucu olması ile ilgili değildir. Daha önce de Türkiye bu oluşuma kendisini dahil etmesi gerektiğini çeşitli biçimler de ifade etmişti.

Türkiye’nin AB’ye girmesi müzakereleri başında, dönemin Milli Güvenlik Kurumu Genel Sekreteri Tuncer, bu işbirliğine Türkiye’nin dahil olması gerekliliğini ifade etmişti. Fakat o bu gerekliliği ifade ederken, Türkiye’de yoğun bir şekilde yaşanan hak ihlallerinin getirmiş olduğu eleştirilerden sakınmak, Ege ordusunun envanterinin NATO denetimine açılması baskısından kurtulmak ve Türkiye’nin demokratikleşmesinin önünün alınmasının kendilerince bir gerekliliğinin sonucuydu.

Kendisini bir değer olarak düzenlemeye çalışan ŞİÖ; her şeyden önce kuruluş omurgası eski Sovyetler Birliğinin yeni devletleri, yeninin Çin devleti oluşturmaktadır. Ve Asya’da bu birlikteliğe çeşitli düzeylerde dahil olan ülkeler.

Ortak özellikleri; buralarda ki kapitalizmin geri olma hali ile demokrasi değerlerinin buralarda baskılanmış olma halidir. Ama bunun yanında doğal zenginlikler noktasında da zengin bir toprak karakterine sahip olmalarıdır.

Türkiye’nin başlangıç ilgisi o dönemde ülkede açık şiddetin devlete egemen edilmesinin sorgulanmadan kurtulmasının arayışı ve demokrasi gereklerinin ülkede değer olmasının engellenmesi ana kaynaklı olması esası yanında, enerji değerlerine olan ihtiyaçlardan da kaynaklanmaktaydı.

Türkiye kendisini ŞİÖ ile ilişkilendirmek isterken:

Türki Cumhuriyetlerle olan ilişkilerinde yeni bir alandan zemin çoğaltmak, Afganistan ve Pakistan gibi ülkelerin ekonomilerinden kendi kapitalizmine pay çıkarmak ve bu birliğin doğal zenginliklerinden kendisinin edinimini en ekonomik şekilde elde etme çabası esası üzerinden olmaktadır.

Türkiye, bir taraftan NATO üyesiyken ve AB’ye üye olma sürecindeyken, yapı olarak bu hale karşı olacak olan ŞİÖ’ye kendini dahil etme kararı, önünde ki süreçte bu yapıların çıkar çatışmalarının  açık hale geldiği zamanda sıkıntılı ve sıkıntı yaratan bir konumda bulacaktır.

Diğer yandan, kapitalizmin gelecekte ki ağırlık noktası Asya-Pasifik coğrafyası olacağından dolayı, kendisini ŞİÖ ile ilişkilendirerek buranın kapiitalizm ilişkileriyle kendisini bağıntılamak istemektedir.

ABD kapitalizminin kendisini bu coğrafya da yapılandırma planlamaları, Türkiye’nin ŞİÖ ile olan ilişkileri noktasında çelişkiler yaratması kaçınılmazlığından dolayı, bunun NATO ve AB ilişkilerine yansımasından kendisini koruyamayacaktır.

ŞİÖ; askeri ve ekonomik öncelikli bir yapılanma hali iken, buraya üye olan ülkelerin ortak özelliklerinden bir tanesi de olan bu ülkelerde demokrasi değerleri manzumesi bakımından önceliklere sahip olmaması; Türkiye’nin bu ilişkilenme de alacağı yol da demokrasi değerleri edinme de, kendisinde içselleştirme de uluslararası edinmelerden yoksunlaşma getirecektir.

ŞİÖ örgütlenmesi ve Asya-Pasifik coğrafyasının önündeki en büyük handikaplarının başında bu coğrafyanın demokrasi talepleri ve mücadelesiyle karşılaşacağı zorunluluğudur.

Kapitalizmin üretme boyutu ve kendisini üretme boyutu ile Türkiye kapitalizmi de bu süreçlerin hep kazananı halinde olmak ister. Dolayısıyla ilgi alanlarını çoğaltması da kendi geleceğini kurgulama gerekliliği halidir.

Bu gereklilik sadece Türkiye’ye has olan bir durum olmayacağından dolayı, bu ilgilerin çokluğu ve kararlılığı oranında Türkiye ekonomik ve siyasi olarak bu döngü içerisinde kendisini bulmuş olacaktır.

Ve yine Türkiye, eski(!) kapitalizm ile yeni kapitalizm arasında siyasi ve askeri çatışmaların/ çekişmelerin bir yanı olmaktan kendini kurtaramayacaktır. Bu yanıyla baktığımız zaman eski kapitalizmin örgütlenmeleri olan NATO ve AB ile Türkiye’nin tarihsel ilişkileri, kendi önüne sorunlar olarak çıkma potansiyeli halinde olacaktır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
925AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Vijay Prashad yazdı: Fidel Castro’nun bize kazandırdıkları

Ben Fidel Castro’yu ilk kez 1983 yılında, Hindistan’da düzenlenen...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Fehim Taştekin yazdı: Türkiye’nin üzerine alınmadığı düşmanlık!

İsrail’e düşman bir Suriye’de Türkiye’nin Şam’a karşı güçlere kalkan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

Canlı yayın