arşivAli SarıtepeAr damar çatlaması - Ali Sarıtepe

Ar damar çatlaması – Ali Sarıtepe

Kategori:

“Ar damar çatlaması” Türkiye toplumunun yaşamından süzülerek özdeyiş haline gelmiş bir anlatıdır.

“Ar damarı çatlamak” yaptıklarından ve söylediklerinden yüzü artık kızarmayan insanlar için kullanılan bir deyimdir, tespittir, anlatı halidir.

Ar damarı yoksunlaşmasına düşen birey; çevresiyle olan ilişkilerinde kendisinin o zamana kadar ki duruş ve söyleminden kendisini kurtarmasıyla/azade etmesiyle almış olduğu yeni halinden, çevresinin ona yönelik olarak yapmış olduğu tanımlamadır.

Kişi çevresi ile olan ilişkilerde bu hale düşmüşse; çevresi ile olan ilişkisinde ki yeni sapakta, çevresinin kendisi ile olan ilişkisinde bir yol ayrımını yaratmasını beraberinde getirir. Meydana gelen bu yol ayrımı netice olarak ‘ar damarı çatlama’ durumunda olan kişinin, saygınlığı ve güveninirliğini erozyona uğratılması ya da yok olmasını beraberinde getirmektedir.

Erozyona uğratma güvenirliliğini sorgulatır.

Yok olma hali de, o kişinin ilişkilerde yok hükmünde/noktasında tutulmasına denk düşer.

Her iki durumda da sorun, çevre ve o bireyin arasında ki dar(!) ilişki halinin ilişkisi içinde olmaktadır.

Buradaki ‘çevre’, ‘birey’ ilişkisinin ortak paydası; bireyin gücünün ve etkisinin kendisiyle sınırlı olmasıdır. Bu halin çözülmesi veya çözülmemesi, sosyal bir olgunun ‘çözülmesi gereken’ olarak kendisini bir direnç haline getirmez.

Elinde kamusal yetki olan kişiler de  ki “ar damarı çatlaması” ise; bu hal başladığı andan itibaren, kendisinden başka kişileri de sadece dar çevre içerisinde etkilemeyip; elindeki kamu gücünün etkilediği/etkileyebileceği alan büyüklüğünün çok hacimli olmasıdır.

Ve bunlardaki bu ‘çatlama’ halinin getireceği sonuç, bir bütün olarak ‘kamu’nun bundan zararlı çıkacağıdır, kamunun aldatılmışlığı halidir.

Elindeki kamu gücü ve imkanları noktasındaki kişi ‘ar damarı çatlaması’ halini kendisinde bir karakter olarak içselleştirmesi, onda kendi yolunda yürürken karşısına çıkabilecek, önüne gelebilecek engelleri ortadan kaldırma da her yol mubah haline gelmeye başlar.

Kamu gücü onda:

Yalandır,

Dolandır,

Riyakarlıktır.

Muarızlarından kurtulmak için:

Kamunun uymakla mükellef olduğu normlar çizgisine kendisini uymamak noktasında görmektir.

Kendisinin ve hempalarının olası ‘zararlardan’, ‘ziyanlardan’ korumak için dokunulamaz imkanlarının yaratılmasıdır.

Henüz ar damarı çatlamamışken ya da ondaki bu çatlamanın kamu tarafından görünemezlik halindeyken, kamunun kendisine vermiş olduğu desteğin devam etmesini sağlamak için; kamuyu kendi yalan ve dolanına ikna etmesi ya da kendisinden destek gücünün azalmasını engellemesine, yarattığı demogojilerle kamudaki taraftarlarında kemikleşme yaratması.

“Ar damarı çatlaması” toplumda karakter noktasına getirilmesi (topluma verilen yalan gerçeklerin(!), olmayan gerçeklerin verilmesinin sürekliliğinden kaynaklanan ‘gerçek sanılmalar’ hali) halinde ise, toplum cinnet bataklığının kıl payı yakınındadır.

Kendisine yaratılan ‘gerçek’lerin, gerçek olmadığı halinin her ortaya çıkış halinde, hakikate:

Saldırgan,

Tahripkar,

Ve yok edici karakterde yaklaşacağı için; toplumdaki her türlü çelişme ve çekişme hemen çatışmaya ve imhaya dönüşme noktasına evrilmiş haline gelmiş olacaktır.

Topluma bilerek giydirilmiş olunan bu cinnetlik hali; her kesi düşman, her kesi hain olarak görmeyi beraberinde getireceği için, kamu:

Ya kaos yaratacaktır, kaos onun günlüğü olacaktır.

Ya da ‘kurtuluşu’nun yol taşlarını dizme kararlılığında olacaktır ve bunun yürüyüşünü yapacaktır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,267TakipçilerTakip Et
1,220AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Canlı yayın