14 Şubat 2026, Cumartesi
12.8 C
Lefkoşa
iktibasGözde BedeloğluTRT nefret kuşağı: ‘Gökkuşağı Faşizmi’ - Gözde Bedeloğlu

TRT nefret kuşağı: ‘Gökkuşağı Faşizmi’ – Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

2015 yılında ilk kez polisin plastik mermi, biber gazı ve tazyikli suyla engel olmaya çalıştığı 13. İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşü, o güne kadar olması gerektiği gibi düzenleniyordu. Anlaşılan AKP iktidarı, 2014’te yapılan ve on binlerce insanın katılımıyla gerçekleştirilen özgür son yürüyüşün bir kez daha tekrarlanmaması için planını yapmıştı. 2015’teki polis müdehalesinin ardından yürüyüş bu kez de valilik yasaklarıyla engellenmeye başlandı. Anayasaya göre gösteri ve yürüyüş düzenlemek için valilikten izin almaya gerek yoktuysa da süreç o günden bugüne daha da sertleşti. Yasaklamalar ve gözaltılarla devam etti.

***

Yıllarca coşkuyla hazırlanan ve neşe içinde tamamlanan İstanbul Onur Yürüyüşü’nde can sıkıcı herhangi bir hadise yaşanmadığı gibi İstiklâl Caddesi de tıpkı dünyanın diğer önemli kent merkezlerinde olduğu gibi bir baştan diğerine gökkuşağı renkleriyle donatılmış; mutlu ve dayanışma duygularıyla bir araya gelen insanlarla dolup taşıyordu. Ancak 2015’ten sonra, tıpkı diğer bütün barışçıl toplanma ve protestolarda olduğu gibi iktidar her yıl düzenlenen LGBTİ Onur Yürüyüşü’ne karşı tavrını değiştirdi ve LGBTİ+ bireyler düşmanlaştırdı. Ve bunun için hep ‘toplumda oluşan hassasiyet’ gerekçe gösterildi.

***

Yürüyüş ve etkinlikler valilik ve kaymakamlıklar tarafından ‘kamu ahlâkı ve güvenliği’ öne sürülerek yasaklansa da bu hem Anayasa’ya hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı. Yürüyüşün yasaklı olduğu Rusya, Çin, Macaristan gibi ülkelere bakınca meselenin güvenlikten ziyade LGBTİ+ karşıtlığı olduğu kolaylıkla tespit edilebiliyor elbette. Bugün toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlerin başını otoriter-sağcı iktidarlar çekiyor. Saldırgan, cinsiyetçi ve nefret içerikli söylemlerin yayılmasına ön ayak oluyorlar. Otoriter sağ popülizm, coğrafya fark etmeksizin LGBTİ+ ve kadın haklarına karşı politikalar üretiyor, benzer şekilde her iki grubu da düşmanlaştırıyor.

***

Ve sağ popülistler için olmazsa olmaz komploculuk… Topluma ara vermeden, ‘kutsal aile’nin LGBTİ+’lar tarafından yok edileceği pompalanıyor. Nasıl mı? Hem de çok basit bir şekilde, tamamen imrenme ve özendirme yoluyla… İktidar ve mensuplarının ağzından düşürmediği o ‘dış güçlerin’, gökkuşağı içeren ‘silahlarla’ toplumu cinsiyetsizleştireceği ve dolayısıyla aile kurumunu ortadan kaldıracağı söyleniyor. 11. Yargı Paketi’nden son anda çıkarılan maddelere göre, LGBTİ+’lar ‘hayasızca hareket’ kapsamında özendirme veya teşvik suçlarıyla bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecekti. Bu doğrudan insanların varoluşlarını suç saymak anlamına geliyor.

***

Bakalım insan haklarına tamamen aykırı olan bu maddeler 12. Yargı Paketi’nde yeniden karşımıza çıkacak mı? Şüphe etmek doğal çünkü sistematik LGBTİ+ karşıtlığının körüklendiği ülkelerden biri olarak bizde de hükümet asıl meselenin, yani ekonomik çöküşün, adaletsizliğin, yoksullaşmanın, sosyal hak gasplarının konuşulması ve sebeplerinin tartışılması yerine uydurulmuş ‘düşmanlarla’ oyalanmamızı istiyor. ‘Kutsal ailenin’ çöküşünden LGBTİ+’ları sorumlu tutmak, insanları insan olmaktan çıkaran neoliberal politikaları sorgulamaktan iyidir.

***

Diğer yandan iktidar için LGBTİ+ karşıtlığı, yoksulluk gibi can yakıcı bir gerçek karşısında çözülen muhafazakâr tabanını bir arada tutmak için de kullanışlı. Dolayısıyla 10. ve 11. Yargı Paketlerinden çıkarılan maddeler her an geri dönüş yapabilir. ‘Aile Yılı’ ilân edilen 2025 boyunca LGBTİ+’lar aileleriyle birlikte defalarca hedef gösterildi; ülkenin birliğinden sorumlu kişiler tarafından ‘sapkın’, ‘zehir’, ‘veba’ denilerek hakarete ve ayrımcılığa uğradılar. Ve şimdi de, halkın parasıyla finanse edilen TRT’nin dijital platformu ‘Tabii’de yayınlanacağı duyurulan ‘Gökkuşağı Faşizmi’ başlıklı bir belgesel ile yeni bir nefret dalgasının tehdidi altındalar.

***

TRT’nin yasa gereği herhangi bir siyasi partiden yana taraflı yayın yapmaması gerekliliği bir yana; böylesi ayrımcı bir dilin kullanıldığı belgeselin kamu televizyonunda yayınlanacak olması Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı. Halkın parası kullanılarak toplumun bir kesimi dışlanıp düşmanlaştırılıyor. Bu noktada ne insan hakkından ne toplumsal barıştan söz edilebilir. Faşizmi göğü kucaklayan gökkuşağında değil, insanların varoluşlarını inkâr etmekte arayın, bulacaksınız.

Diğer yazıları

Kamu görevi şansa bırakılamaz – Gözde Bedeloğlu

Bugün 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü. Resmi rakamlara göre 11...

Kuzey Kıbrıs’ta diploma davası Meclis Başkanı’na uzandı – Gözde Bedeloğlu

MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal ve eşi Ece Uysal’ın...

İsias’tan Kıbrıs’a taşınan adaletsizlik – Gözde Bedeloğlu

Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025 günü çıkan...

Hrant Dink’siz geçen 19 eksik yıl! – Gözde Bedeloğlu

Doğduğu Malatya’dan beş yaşında geldiği İstanbul’da, iki kardeşiyle beraber...

‘Asrın inşa ve ihyası’na makyajlı dokunuş – Gözde Bedeloğlu

6 Şubat depremlerinde ağır yıkım yaşayan kentlerin başında Hatay geliyor....
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,993TakipçilerTakip Et
772AboneAbone Ol

Son eklenenler

Çöp meselesi: Bir sınıf ve mekân rejimi – Ecehan Balta

Şehirlerin bir alışkanlığı var: Kirliliği görünmez kılmak. Çöp poşeti...

Silahlanmada Alman-Fransız rekabeti – Yücel Özdemir

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce, temmuz 2017’de Almanya ve...

Türkiye’nin de dahil olduğu yeni güç savaşları – Hediye Levent

Gazze, Lübnan, Suriye, İran derken epeydir yakın coğrafyamıza kilitlenmiş...

Kıbrıs Sorununda Son Gelinen Durum ve Görüşme Süreci – Şener Elcil

2020 yılında, Türkiye’nin açıkça seçimlere müdahalesi ile Kıbrıs Türk toplum liderliği (cumhurbaşkanlığı)...

Dikkat Ekonomisi, Kültürel Temsiliyet ve Yapay Zekâ – Çağla Elektrikçi

Manuel Castells’in (1996, 2009) “ağ toplumu” kavramı, çağımızda dikkat...

Seks, yalanlar ve video kayıtları: Esptein skandalının siyaseten düşündürdükleri… – Yonca Özdemir

ABD’de Jeffrey Epstein dosyalarının önemli bir bölümü geçenlerde kamuoyuna...

Dünya Düzeni El Değiştiriyor – Şener Elcil

“Tarih tekerrür eder, tarih tekerrürden ibarettir” veya “Geçmişi hatırlamayanlar...

İran: Barbarları beklerken – Zafer Yörük

İran, uzun süredir tarihin bir eşiğinde bekliyor. Ama bu...

Canlı yayın