yaklaşımlarÖzkan YıkıcıHolanda seçimlerinden Holanda gerçeklerine bir analiz - Özkan Yıkıcı

Holanda seçimlerinden Holanda gerçeklerine bir analiz – Özkan Yıkıcı

Holandada parlemento seçimleri gerçekleşti. Sonuçlar hemen hemen açıklandı. Malumun ilanı gibi yeniden oldu. Kualisyon olacağı ve enaz dört partiden oluşacağı olasılığı yüksek. Söylenen öteki sözler ise hep tartışmalı gibidir. Nereden baktığınıza göre çok değişkenlik dahi olası. Ama sonuçta Holanda seçimlerin yaptı. Hem de oluşan kriz nedeniyle iki yıl sonra erken seçim şeklinde yapıldı. Belli ki sayısal taploda başbakanlık bu defa Liberal demokrat 66 olacak. En büyük parti onlar çıktı. Ama çoğunluk oldukça uzak ihtimal dahi değildir. Holanda kualisyonlara alıştı. Onun için onlara göre sorun değildir. Katılımın ise düşük olduğu da anlaşıldı. Önemli bir soru işareti ise kamuoyu araştırmalarının yeniden tutmamasıdır. Nedenleri yerine, katılımla alakalı olup olmladığı düşünülmeden, hemen “yanıldı” denilip sonuca bağlandı.

Holanda kendi yapısı sonucu her sonuç mutlak sonuçla tamamlanmama koşulu da var. örnek verecek olursak, kimine göre Özgürlük faşist partisinin oy kaybetmesi ile aşırı sağ oy kaybeti. Başka eksenden bakanlar ise “doğrudur, Özgürlük partisi oy kaybet di de öteki aşırı sağ iki partinin de oyu artı” denilmektedir. Tek partiyle genel siyasal bakıştaki çelişkinin de yansıyış yorumlanması olmaktadır. Burada önemli olan şu: seçimler hep salt rakamsal sonuçla kazanan kaybedenle sunulup üstüne sos eklenerek bağlanır. Halbuk her ülkenin koşulları vardır. Değişik sosyolojik duruşlar la kimliksel sınıfsal örgütlenme şekilerinin durumu da göz önünde tutulmalıdır. Ozaman da tek tip oy rakamsal hesap değil, ülke koşullarıyla seçimi değerlendirmek, daha gerçeklere ulaşmayı sağlar.

Örnek, çoğu ülkede her yelpazede bir parti olur. Hat da genel eksenli merkezi ağırlıklı partiler var. ama Holanda örneği gibi sadece adı faşist ama yumuşatarak algı oyunuyla aşırı sağda bir dğeil üç parti var. ozaman da oy dağılımı daha bir karmaşalı analize ihtiyaç duyulur. Yine ülke sorunları ile muhalefet çizgisi önemlidir. Nitekim Holandada bu durum açıkça son dönemde damgasını vurdu. Her eksende bir değil birkaç parti var. sol ise daha sağa kahıp örneğin Militarizme ve savaşa karşı çıkmayan sosyaldemokrat Yeşiler gerçeği vardır. Buda sistemin çizgilerini, politikanın etki alanlarını işaret etmeğe yardımcı olmaktadır.

Holanda, kapitalist sistem içşinde bireysel hakların ençok geliştiği ülkelerden biridir. Onca gelişen haklara karşın, örneğin son dönemde faşist partiler güçlendi. Geçen seçimde Özgürlük parti birinci oldu. Ancak, anlaşan merkezi partilerin direnciyle başbakanlık onlara veriledi. Ama kualisyona yine de girdi.

Holandada anayasal yurtaş hakları geniş, fakat göçmenler sorunu da var. göç olarak Afrikadan Türkiyeğe değişik yerlerden insanlar geldi. Fas ve Türkiye kökenliler parti dahi ortak kurdular. Her eksende ayni içerikte partiler var. sağa iyice kayıp faşist partiler hem de kitlesel desteklerle yerini alırken, sistemi zorlayacak sol devrimci partiler pek yok. Bunu son Ukrayna ve Filistin sorunundaki tutumlarla da görmek mümkün. Ayni şekilde ülke epey göç alması sonucu, doğan ekonomik sosyolojik sorunların da eklenmesi ile faşizmin önemli karşılığı da göçmenler olmaktadır. Üstelik demokratik yapısına ve AB oluşumundaki direk katgısına rağmen, Holanda bazı AB kararlarına direk karşı çıkmaktadır.

Buraya kadar saydıklarım dahi, Holandanın nedenli karşılık ülke olduğunu anlatmaya yetip artıyor. Bu koşullarda ise kapitalist kriz, AB için sıkışmalar nedeniyle de Holanda zaman zaman eleştirisel çıkışlar yapılmaktadır. Avrupalı olma gerçeği ise israili destekleyen partilerin daha fazla olmasını da yaratmaktadır. İçteki göçmen sorunu da eklenince, demokratik yaklaşımlar geliştirilememesi gerçeği gelişmiş ama önemli sorunları olan ülke halinde karşımıza dikilir.

****

Son seçimlerde ilk sırıtan olgu, kamu oyu araştırmalarının tutmamasıdır. Yükselecek denilen sol Yeşil sosyaldemokrat itifak epey oy kaybeti. Başkanı da yenilgiği kabul edip istifasını verdi. Birinci sırada olan demokrat 66 hareketi ise kamuoyu araştırmalarında pek de öyle çıkmıyordu. Sürpriz gibi sunulan konuda liberaler sevinirken, itifak yapacaklarını da işaret etmeğe başladılar. Başbakan en büyük partiden olduğu için de kendi partilerinden olacak. Bu kural önceki seçimde kırıldı. Birinci sıradaki Özürlük faşist parti liderine başbakanlık verilmesi faşist partiler dışında tüm partilerce engelendi.

Dikat etinizse, Holandada sorunlar var. içte ağırlıklı olarak göçmenler çıkarıldı. Kültürel veya ekonomik gerekçelerle de bu ateşlendi. Dışta ise genel batı bloku politikasına uyum gibi olsa da AB konsunda başta göçmenler alanında krizleri var. ama dörtlü kualisyonla yönetilecekleri de elli. Görüşler akın yakın olduğu için anlaşma mümkün. Ama israile direk karşı durmak veya Avrupadaki savaş naralarına engel koyma politikaları yoktur. Bir sol parti barış dese de Rusyaya karşı savaş politikası savunması tesadüf değildir.  Liberal parti birinci oldu. Demokrat Liberal parti kimine göre merkez sağ kimine de merkez sol denilir. Bir made ile bunu kanıtlamaya çalışırlar. Öylesi ayni eksende dönen, ama parçalanan politiklada çizgiler net değildir. Buna rağmen bizde bolca görülen transfer konıusu da hiç konuşulmaz bile. Net olan sağlaşmasına rağmen Sosyal demokratlar sandalye kaybeti. Siyasal kısırlık ile birbirine yakın durma gerçekleri kimini sandıktan uzaklaştırırken, kimisini de denerken pek fark görmeme gözlükle davranıldığı da anlaşılmaktadır. Yurtaş haklarının ençok geliştiği, AB üyesi. Nato ve batı bloku devleti oluşu gibi faktörlere karşıtdan,: göçmen sorunu ile ekonomik kırılmalar sonucu faşist partilerin kitlesel karşılık bulmasına yardımcı olundu. En gelişmiş haklar ile faşizmin üç partiyle yükselişi bir çelişki ii gibi olsa da sonuçta kapitalizmin ta kendi olgusuyla gerçekleştiği de malumdur. Parçalanan ama demokratik koşullarla haklanan olay, sınıfsal sosyolojik dalgalarla da kendine has gelişmiş kapitalist Holanda örneğini karşımıza getirdi. Önceki seçimde faşist parti şimdi hangi eksende olduğu anlaşmazlığı dahi olan demokrat 66 hareketi başbakanlığı alıp kualisyonla gidebileceği yere kadar gidecek. Ama genel politikaya müdahale veya değişim de olmayacağı kesin. Kapitalizmin krizle aşmazlığın Holanda versyonlu yaşananıdır olan.

Diğer yazıları

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...

Nereye gidiliyor? – Özkan Yıkıcı

Amerika’da Trump, Rusya’da Putin, Hindistan’da Modi, Arjantin’de Milei, İtalya’da...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
824AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıs’ta Bölünmüşlük ve Dayanışma Arasında 1 Mayıs – Çağla Elektrikçi

1 Mayıs, yalnızca takvimde bir gün değil; işçi sınıfının...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Dünya Siyasetinin Deneme Alanı – Şener Elcil

Dünya siyaseti ekonomi üzerine kurulmuş olup, tüm siyasi sistemler,...

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor – Fikret Başkaya

‘Siyasal iktidar denen şey, bir sınıfın başka bir sınıfı...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...

Halkların İklim Zirvesi ve nükleer karşıtı mücadele – Mehmet Horuş

Çernobil felaketinin 40. yılı, geçtiğimiz haftanın en önemli gündemleri...

Dolar ve F-35 – Hayri Kozanoğlu

Marksist iktisatçı Lapavitsas, yeni emperyal düzeni “dolar ve F-35’in...

Canlı yayın