14 Şubat 2026, Cumartesi
12.8 C
Lefkoşa
Kıbrıs iktibasYalçın Oytamİki yılda eskimeyen bir yazı - Yalçın Oytam

İki yılda eskimeyen bir yazı – Yalçın Oytam

Çok meraklı bir çocuktum. Anlamak bana muazzam bir haz verirdi. Hayal kurmak, kurduklarımı hayata uyarlamak, uygulamak daha da büyük bir haz! Bu konuda çocukluk arkadaşlarımın katkısı ve etkisi çok büyüktür! Uydurduğum oyunları zevkle oynardık. Tatillerde nenemlere gidip uzun süre kaldığımız zaman şikayet duyardım onlardan. Belki de büyümekle kaybettiğim en değerli lütuf bu insancıklardır.

Ve güçlü olmanın haklı olmak anlamına gelmediğini kimselerden öğrenmeden bildim. Belki de bu doğru değil. Belki de anamdan babamdan özümsedim bu gerçeği.

Anlamak, anladığını hayata uyarlamaya

çalışmak, ve otoriteye kendine hak gördüğü ama esasında  hak etmediği biatı  göstermemek hem insanca yaşamanın gereği hem de bela mıknatısı olmanın baş sebebidir.

Gene harlanan felaketi düşündükçe, yıllar öncesinin çıkarımına dönüyorum. Sosyalizm güçsüzlerin organize olup, gerek sosyal gerek bilinçsel güçlenip, güç düzenini ortadan kaldırması demektir. Bu olmadığı sürece yaşadığımız felaketler ve korkunç kitle suçları bitmeyecek.

Bu açıdan,  sosyalizmin itibarını yerle yeksan eden, ve şeytanın bile beceremeyeceği şekilde geçmişine geleceğine darbe  vuran Stalin ve Stalinizm’in günahı kolay kolay abartılamaz!  Stalinizm’in ortaya çıkma süreci de klinik, eleştirel yaklaşımla etüd

edilmelidir, Lenin ve demokratik merkeziyetçilik dahil kimsenin gözünün yaşına bakmadan ama hakkını vererek.

Coğrafyamızın birleşik ve bayındır federal cumhuriyet olabilecekken paramparça edilip, batı emperyalizmine yem edilmesine fırsat veren malum ” kahramanlar” da var, haklarını yemeyelim. Bir tarafta Stalin duruyorsa, diğer tarafta da Talat duruyor, çırağı Kemal duruyor.

Velhasıl “tanrıları” başınızdan kovmaya çalışmamın temel sebebi Orta Doğu çocuğunun gözlerinin gülmesini istememdir. Üstüne yürümediğimiz her asılsız “temel inanç” çocuklarımızın gözünde yaş olur.

Belki de başım hiç beladan kurtulmayacak. Ama bilmemek, bakmamak, görmemek,

pasif kalmak, rahatı bozmamak, biat etmek de ecele fayda etmiyor.

Diğer yazıları

The Ottoman in the mirror – Yalçın Oytam

Who were the Ottomans? And what practical significance would...

1974+51 – Yalçın Oytam

Sayısal bilimlerin zeki olduğu kadar masum çocuğa benzeyen bir...

Şener Levent ve Kıbrıslıların hukuki güvenliği – Yalçın Oytam

Sayın Şener Levent için Erdoğan yönetimi tutuklama kararı çıkarmış....

Ölenlerin hayat üzerindeki ölmeyen tahakkümü – Yalçın Oytam 

Belki de hala atan bir kalbe sahip olmanın, nefes...

Bir cumhuriyetin anatomisi – Yalçın Oytam

2023 yılının daha yarısında olmamıza rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,994TakipçilerTakip Et
772AboneAbone Ol

Son eklenenler

Çöp meselesi: Bir sınıf ve mekân rejimi – Ecehan Balta

Şehirlerin bir alışkanlığı var: Kirliliği görünmez kılmak. Çöp poşeti...

Silahlanmada Alman-Fransız rekabeti – Yücel Özdemir

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce, temmuz 2017’de Almanya ve...

Türkiye’nin de dahil olduğu yeni güç savaşları – Hediye Levent

Gazze, Lübnan, Suriye, İran derken epeydir yakın coğrafyamıza kilitlenmiş...

Kıbrıs Sorununda Son Gelinen Durum ve Görüşme Süreci – Şener Elcil

2020 yılında, Türkiye’nin açıkça seçimlere müdahalesi ile Kıbrıs Türk toplum liderliği (cumhurbaşkanlığı)...

Dikkat Ekonomisi, Kültürel Temsiliyet ve Yapay Zekâ – Çağla Elektrikçi

Manuel Castells’in (1996, 2009) “ağ toplumu” kavramı, çağımızda dikkat...

Seks, yalanlar ve video kayıtları: Esptein skandalının siyaseten düşündürdükleri… – Yonca Özdemir

ABD’de Jeffrey Epstein dosyalarının önemli bir bölümü geçenlerde kamuoyuna...

Dünya Düzeni El Değiştiriyor – Şener Elcil

“Tarih tekerrür eder, tarih tekerrürden ibarettir” veya “Geçmişi hatırlamayanlar...

İran: Barbarları beklerken – Zafer Yörük

İran, uzun süredir tarihin bir eşiğinde bekliyor. Ama bu...

Canlı yayın