7 Aralık 2025, Pazar
14.8 C
Lefkoşa
Kıbrıs iktibasTüge DağaşanSiz çok büyüksünüz efeler beyler - Tüge Dağaşan

Siz çok büyüksünüz efeler beyler – Tüge Dağaşan

Siz çok büyüksünüz efeler beyler. Sizin altın kaplı kalpleriniz var. Kimseyi alıp da kalbinize sevemezsiniz bu yüzden, sizin göğsünüzde kalbinizi sakladığınız altın işlemeli kasalarınız var. Kalbinize yaklaşabilene aşk olsun. Siz aşksız da yaşarsınız çok güzel. Sizin için ağaç aşkı, insan aşkı, kadın aşkı, erkek aşkı, çocuk aşkı, şiir aşkı ne ki…

Siz harika işler başarırsınız efeler beyler. Gümüş çerçeveli tablolarınız var sizin, anılarınızı içinde saklarsınız. Gümüşünüzü eritene, tablonuzda yer alabilene aşk olsun. Sizin kendi kalemleriniz, kendi kendinizi çizmenize yeter. Siz renkten ne anlarsınız, anlatabilene aşk olsun. Sizin duvarlarınız, sizin tablolarınız size yeter. Biz kimiz ki, sizin için biz aşkı, insan aşkı, kadın aşkı, erkek aşkı, öykü aşkı ne ki…

Siz yücelerin de yücesi, efendilerin de efendisisiniz efeler beyler. Sizin ululuğunuz her şeye yeter. Sözünüz kılıç, cümleniz asit, hükmünüz her yerde geçer. Yoğu var eden de varı yok eden de sizsiniz. Sizin önünüzde durabilene, sözünüze sözle karşılık verebilene, hükmünüzü devirebilene aşk olsun. Siz açlık nedir tokluk nedir ne anlarsınız, sizi doyurabilene de aç bırakabilene de aşk olsun. Sizin için çocuk aşkı, insan aşkı, roman aşkı ne ki…

Yerleriniz ölçülmez, boyunuz ölçülmez, bir burnunuz var Kaf dağından öte. Burunlarınız birbiriyle ölçülmez, ölçebilene aşk olsun.

Sonra tüm yazılar sustu, şiirler durdu, öyküler yarım kaldı, romanlara hiç başlanılamadı. Herkes kalemi bıraktı. Herkes kalemsiz kaldı, eller yüzünden kalemler bir bir çalındı. Şiire başlayan el, evinden oldu. Ev derdi kalemleri tüketirken, kaleler de kalemsiz kaldı diye devrildi.

Bir eski türkü dillere dolandı, diller söyledikçe eskidi türkü, sesini kaybetti her yüz, sessizlik insan yüzüne vuruldu. Vurgun yedi her bakış, kimse kimseyi görmedi o günden sonra, kimseler de duymadı. Hatırasız günleri hatırladı suratlar, suratsız kaldı anılar, suskunluk bedenlerin kâbusu oldu. Devrildi her güç, devrildi her güçlü, gözyaşı yağmura devretti tüm haklarını ve bir gün yağmur da şehirleri terk etti. Kurudu güz, kurudu bahar, mevsimsiz kaldı tüm canlılar. Baharsızlık evlerin kapısını tokmakladı, her tokmak bir tokattı. Her yüz baharsız kaldı. Yüzlerden yüzler yüzüldü, birer çıkmaz sokak; efeler beyler elinden her bedene mühür kaldı.

Diğer yazıları

Omurgasız kalana kadar – Tüge Dağaşan

Ağalar, beyler, efendiler, bu yer küre sizin, bu evren...

Bağır Bağır Bağır – Tüge Dağaşan

Şiirler yazdınız, biz okuduk. Şiirler yazdık, siz okudunuz. Bir...

“Evin sahibi geldi” dedi Halil – Tüge Dağaşan

Üzgünüm Halil -yine- Üzgünüm Tacan, üzgünüm Növber, Üzgünüm Mehmet abi...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,001TakipçilerTakip Et
744AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıbrıs Cumhuriyeti’ni adadaki “Eşit Kurucu Ortaklar” mı kurdu? – Niyazi Kızılyürek

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sui generis bir devlet olarak doğduğuna literatürde...

Stockholm… sendrom mu? balon mu? – Arif Mostarlı

Devlete sevdalı ‘normal’ – ve elbette işbirlikçi – bir...

Emperyalizmin modern silahı: Borçlandırma – Uğur Zengin

Zihnimizde dış borca dair iki çarpıcı bilgi var. Birincisi,...

Faşizm ve renkleri – Serdar M. Değirmencioğlu

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanına sadık özel bir polis gücüne...

Gıda krizi: Hem yetersiz hem sağlıksız! – Gözde Bedeloğlu

Bir karış bile olsa ekecek toprağı olan şanslı. Yeşil...

Bölgesel açılımlı roldeki Türkiye – Özkan Yıkıcı

Son günlerde hem açıklamalarla hem de davranşışlarla oldukça çalkantılı...

Almanya’da zorunlu askerlik geri dönüyor: Liseliler okul grevinde – Merve Arkun

5 Aralık eylemleri, yalnızca bir gün sürecek bir grev...

Canlı yayın